Giriş |  Kayıt
"Arkadaşını yalnızken ikaz et, başkalarının yanında öv."
PUBLIUS CYRUS
 
 
 

Yazar ismi :  Acar beyoglu (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Acar beyoglu isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      100 YIL ÖNCE VE 100 YIL SONRA DARBE  
Osmanlı’nın yıkılışını herkes ezbere biliyor. Osmanlının son döneminde padişah olan Abdulhamiti dışarıdan yıkamayan haçlı ittifakı içerinden yürüttüğü operasyonlarla Abdulhamiti yıkarak koca bir imparatorluğu yerle bir etiler. Osmanlıyı yıkan veya yıkanların oyunlarına alet olanlara bir bakacak olursak aslında hiç biri kendi özünde vatan haini değildi. Amaçları güçsüz durumdaki Osmanlıyı tekrar güçlü hale getirmek ve ayağa kaldırmakdı. Ama büyük resmi göremedikleri ve olaylara dar çerçeveden başkalarının akılları ile baktıkları için girdikleri bataklığı göremediler ve o bataklığa önce Abdulhamiti, Sonra Osmanlıyı ve en sonunda da kendileri çekerek battılar. Savaşla olmayan silahsız bir şekilde siyasi müdaheleler ile oldu ve Osmanlı yıkıldı yerine Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Osmanlı da Kurtuluş savaşına katılanlar ile Savaş sonundaki durumu naçizane kendi görüşüm olarak madde olarak alta yazdım.

1 – Müslüman ve imanlı kesim, İstiklal Savaşını canını vererek kazanan, Ama Kurulan yeni devlette kendisine savaş açılan tarafdır.

2- İstiklal Savaşında örtüsüyle peçesiyle savaşan ama savaşdan sonra Örtü ve peçesi yasaklanan tarafdır.

3 - İstiklal savaşında sarık ve cübbeyle savaşan ama savaşdan sonra kelleri kesilen tarafdır.

4 – İstiklal Savaşında Ellerindeki Kur-an’ı Kerim le savaştılar, savaştan sonra Kur-an’ı okumaları yasaklandı.

5- Dini ve devleti için savaşan ve ölen İnsanlar Savaşdan sonra Hem devletinden oldu hem dininden.

(Osmanlı yıkıldı Türkiye cumhuriyeti kuruldu ve İslam din olmakdan çıkartıldı anayasadan)



Bu maddelere bakacak olursak Abdulhamitin tahttan indirilmesi 10 yıl içinde Osmanlının bataklığa çekilmesi Kurtuluş savaşı ve Kurtuluş savaşını kazandık diye Kurulan Yeni Türkiye Cumhuriyeti ve o cumhuriyetin Anayasası. Bütün bunları alt alta sıralayarak okuduğunuzda ortaya şok edici gerçekler çıkmaktadır. Zira Bütün plan zaten Osmanlıyı yıkmak ve yerine sınırlarını kendi çizdikleri bir devlet kurmak ve o devletde kendi adamları sayesinde istediklerini yaptırabilmekdi. Plan kusursuz işledi. Abdulhamit indirildi, Osmanlı yıkıldı, Halk kurtuluş savaşı başlattı. Savaşı kazandık sandık ama Masada kazandığımızı zannettiğimiz her şeyi verdik ve Yeni kurulan Cumhuriyet de İstiklal Uğruna kan dökenler teker teker bertaraf edilerek yerlerine halkdan ve savaşın ve kurtuluşun amacından uzak haçlı ittifakının adamları geldiler.

Bu planı tekrar gözden geçirip 100 yıl sonra Türkiye Cumhuriyetine uygulamak isteyenler tekrar kollarını sıvayarak harekete geçtiler. Önce Türkiye’de 2 darbe 3 Muhtıra gerçekleştirdiler. Amaç siyaseti kendi istedikleri şekilde dizayn etmekdi. 2000 lere kadar bunu başardılar. 2001 de yeni kurulan AKP iktidara gelip Halkı da arkasına alarak yavaş yavaş meydan okumaya başladı. İçerisine bir sürü hain de yerleşmiş olsa bir yere kadar bu meydan okumalarla Ülkeyi kalkındırma ya başladı ve ekonomik olarak kimsenin inkar edemeyeceği kadar büyüyen Türkiye’ye artık müdahele açık açık konuşulmaya başlanmışdı. Ve 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe Recep Tayyip Erdoğan cesaretiyle ve ordu içindeki darbe karşıtı hahraman askerlimizle halkı da arkasına almasıyla atlatıldı ve görünen de darbe başarısız olarak bertaraf edildi. Darbeden sonra OHAL’de ilan edilmesiyle başlayan süreçte darbe teşebbüsü yapan yardım eden kim varsa teker teker yakalanarak içeriye alınmaya başladı. Bundan sonrasında ise Abdulhamite yapılan aklıma geliyor ve savaş ile yıkılmayan Osmanlıyı nasıl içeriden yıktıkları ve yaptıkları planların aynısı görüyorum. Darbe ile yıkılmayan Türkiye’de Bir feto avcılığı başlatılarak Alt kadroda birçok memur asker general, kurmay, subay gibi isimler teker teker içeri alınırken Darbe planlayıcısı olarak bilinen Adil öksüz yakalanamıyordu. Darbe lideri dediğimiz gülen halen Abd hakkında hiçbir işlem yapılamıyordu. Darbenin sivil ayağı hakkında hiçbir bilgi yok. Para kaynakları planlayıcılar bilinmiyordu. Ama ne hikmetse Meclis hariç birçok feto avcılığı yapılarak sanki bir göz boyama veya sahte operasyonlarla darbe deki gerçekler ve gerçek planlayıcı ve gerçek darbeye teşebbüs edenleri saklama gayreti taşıyordu. Darbe sonundaki bütün gerçekler gizlenerek yapılan ayıklama işlemlerinde kendileri gizleme gayretinde olanlarAbdulhamiti içeriden nasıl yıktılar ise R.Tayyip Erdoğan’ı da öyle yıkabilmek için türlü oyunlar kuruyorlardı. Dikkat etmemiz ve edilmesi gereken Kazandığımız muhteşem zaferi siyasi oyunlarla alt etmek isteyenlere fırsat vermemektir. Çok ciddi ve titiz çalışma yapılarak, en üst kademe olan Meclis ve Genel Kurmay başkanlığından başlayarak alta doğru tüm fetoculerin ayıklanmasıdır. Bu Ayıklanma yapılırken kimsenin hakkına girmeden suçu olmayanları ayırmamız gerekmektedir. Aksi durumunda ise Ergenekon ve balyoz davalarında yapılan ve 100 yıl önce de Abdulhamite uygulanan plan kusursuz işleyecek ve sonunda Çok ciddi 15 Temmuzdan daha büyük bir darbe veya savaş ile karşı karşıya kalmamız muhtemeldir.

Selam ve Dualarla kalın.ALLAH’a emanet olun.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Acar beyoglu üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.