Giriş |  Kayıt
"Hayat Tanrının bize sunduğu bir armağandır; onu değerlendirme biçimimiz ise bizim yaratıcıya sunduğumuz armağandır."
LEO BUSCAGLİE
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Alan Etkisi Ve İnsan 2  
Evren sel alanın etkisi, enerji dönüşümleri dediğimiz akışları yapmanın süreç çevrimleriyle başlamıştı. Canlıların üzerindeki alan etkisi tarihini; canlının ilk var olma dönemiyle değil de, insandaki gibi daha özel durumlar içinde olmakla insanların sürü dönemlerini oluşan tarihten bu zamana kadar olan süreler içinde olmakla, enerji akışlı konuyu ele alalım.

Şu da bir gerçek ki her bir çevre değişmesi, o alan içindeki her bir olay konu için artan azalan çevrenin alan etkisi de, olabilecektir. Avlanma, yiyecek alanlarını bulma, güvende olma, dayanışma gibi çevreye özgü az ya da çok bulunurluğun çevre sel alan etkisi; büyük osilasyon salınımlarıyla ortamı salınımlı kılıyordu.

Çevrenin artan azalan alan etkisi şu gibi bir yığın süreçleriyle olasıdır. İnsanın savana gibi açık alanda olması. Sarp alanda olması. Ormanlık alanda olması. Yerkabuğunu çatlama, kabarma çökme gibi fay hareketi içinde olması değişen dönüşen akış içinin çeşitlilik türünden ortamların alanı içinde giriştiği bağıntılarla çevrenin alan etkisi artar ya da azalır.

Alan içinde mongolo fıstığının, incir gibi gibi yiyeceklerin az ya da çok bulunurluğu gibi süreç alan etkisi türümüzün barışçıl ya da kan dökücü olması üzerinde az çok değişken olucu alan tesirleriyle tutumlandıran bir alan etkisi olmaktadırlar

Ölü bir su aygırı leşine rastlayan sürü yaşamlı türümüz; bir yandan bu leşi açık alan tehdidi altında uzaklaştırmakla hem kendisini kurtarmak hem leşi yağmacılardan kurtarmak için korunaklı alana götürmelerini gerektirecek olan çevrenin alan dayatması kendisini hemcinslerimizin üzerine baskılayacaktı .

Bu tür alan etkisi altındaki hemcinslerimizin bulduğu leşi korunaklı ve daha güvenli olan bir alan içine götürmek istemeleri karşısında leşin, sürüklenip götürülemeyeceği kadar büyük olma gerçekliği vardı. Sürüklenemez denli büyük olan leş sorununa, hemcinslerimizin kendilerini savunmaları gibi tedbirden olan bir alan etkisini de diğer sorun üzerine ekleyebilirsiniz.

Atalarımızın yaşadığı onca karşılaşma deneyleri vardı. Atalarımız bu tür karşılaşma süreçlerin alan etkisi altında kalıyorlardı. Bu tür alan etkisiyle atalarımız kesici, delici aletler bulmakla leşi parçalama eylemi içine girdiler. Bu türden çevre sel alan etkilerinin buluşlar yaptıracak türden zorlamalarındaki süreçler ortam dalgalanmasını eğip büküyordu. Hemcinslerimiz böylece eğip büken alan etkisi altında da kalıyorlardı. Bu eğip bükmelerde çevrenin kliması, fauna ve florası, arazi şekli de bir alan etkisidir.

Atalarımız üzerindeki sürü etkili çevrenin sürü kotaranlı alan etkisi, sürü içindeki atalarımız üzerinde öbeklenmelerini ortaya çıkarıyordu. Öbekleşen osilasyon salınımlarının arasında da kendi iç derişimleri nedeni ile öbeklerin serbest hareketleri, kâh sürüden kopan; kâh sürüye katılan öbek süreçlerini ortaya koydu. Bu gel-git yapan öbek hareketi insan denen canlıda önce totem alan etkisine, sonra da çevrenin ilahi dönem dediğimiz üreten ilişkili ön ittifaklı alan etkisine dönüşmüştüler. Atalarımız bu aşamalar içinde az çok sürü güdülü olan tutumlarından kurtulabilmişlerdi.

Yeni bir buluş; alan etkisiyle yeni bir girişme demekti. Ve yeni girişme yeni bir düzenle yeni bir mana anlamasının da biçimlenmesiydi. Buluş ve girişme etkili alan içi hareketlerin alan içinde dönüşmesi ile oluşan olguların üzerine de çevrenin alan etkisi vardı. Alan etkisinin ön ittifak içindeki gruplar arası üreten ilişkiler ile girişmesi bambaşka salınımların osilasyon senkron anmalarına dönüşecekti.

Yeni girişmeli ön ittifaklı sürecin içinde bir girişmenin birçok yansımalarının olması türünden girişme yapması içindeki ön ittifak; kendi süreçleriyle baş başaydı. Alan içi salınımları büyütülecek yansıma yapan süreçlerden birisi de gruplar arası meslek sahipliğiydi. Her bir grubun ön ittifak içindeki meslek sahipliği o ön ittifaklı alan içinin birbirine göre işler eşen sekansla, fay hareketleriydi.

Ön ittifaklar, grup sahiplikleri gibi birçok farklı derişmeli fay hattının alan etkisi altındaydı. Bu nedenle çevrenin alan etkisi her bir grubun kırıklı (fraktal olan) fay hatlı yapısına farklı ve ittifak üzerine farklı alan etkisi girişmeleri uygulamaktaydı. Bu yüzden ön ittifaklı ortamın engebeli oluşu artıyordu. Akış engebeler arasında dolaşarak ve yorularak (gecikerek) akıyordu.

Alan içinde engebenin artması demek; ortamın farklı dalgalanması demekti. Her farklı dalgalanma özel alan bağıntısı olmakla süreç ortam içindeki akışa iniş-yokuş etkisi olmakla; akışa zorluk kolaylık oluyordu. İşte bu engebe ve akışlardan birisi de grup sahipliği olan yansımalar ileride kişiler üzerinde özel mal mülk sahipliğin tutum yansımasına dönüşecektiler.

Ön ittifaklı alan içindeki yeni yol adımları, köleci döneme ilişkin mana anlamalı yeni alan etkisine doğru evrim yapacaktı. Bu evrim kendisinin kölece inşalı dönüşmelerini ele verecekti. Özel mal mülk sahipliğinin ortam içinde kesikli sürekli olması; ortam içi devinmenin akış yapıp yapamaması demekti.

Her bir dönemin alan etkisi; alan içi hareketlerin (yüklerin) kırıklı olması; birden bire olan alan etkisini de kırıklı yapar. Kırıklı olan ortam hareketine göre kırıklı olan alan etkisi, bir duruma akış etkisi olurken; bir diğer duruma göre engel ya da nötr olan bir alan etkisi gibi davranacaktır.

Ortamın parçalı alan etkisi, ortam içindeki eylemselilere; hem bir akıştır. Hem de bir engeldir. Ya da yansızdır (nötrdür). Totem dönem girişen ileri süreçleriyle kendi akışı içinde ön ittifaka gelirse de; ön ittifaka geçişe bir direnç ve engel kor. Üstelik ön ittifak, akış yapan çevrenin alan etkisi içinde kendi öncesi sürü ve totem dönemlerini sindirme adımları yapmadan, birden ön ittifakı olacak dönemleri içine geçmezler.

Yani başlangıç içinde, çevrenin ortam hareketlerini parçalı özel bağıntılar biçiminde olgulayan çevre sel alan etkisinden ötürü ön ittifakı dönem içinde de birden bire köleci ilişkiler kurulamaz. İşte bu durumda akış yapan ve akışlar yaptıran çevrenin alan etkisi içinde, alanın akışa kolaylık göstermesi yanında akışa zorluk ya da bir engel veya bir engebeli durum gibi davranması; hep çevre alan etkisinin direnç durumudurlar.

Alan içi salınımla kolay akış yapan ya da kolay akış yapamayıp ortam salınımına engel ya da direnç filtresi olan durumlar; her daim birlikte vardırlar. Ortam salınımlı etkiyi dalgalı akım ve doğru akım salınımları gibi düşünebilirsiniz. Ortamın kesikli sürekli olan olay durumlarının kimisi doğru akıma akış yaptırır aktiflik ya da pasiflik iken; kimisi de dalgalı akıma akış yaptırır olan aktiflik ya da pasiflik olması ile değerlendirebilirsiniz.

Doğru akıma akış yaptıran aktiflik olan kesikli sürekli olay durumlar elbette dalgalı akıma karşı da akış yaptırmamakla bir direnç ve bir filtre olmakla pasifliktirler. Yani aktiflik ve pasiflik aynı şeyin aynı anda bir yansıma ve beliriş biçimi olmakla ortamın seçme ayıklamasıdırlar (seleksiyonudurlar). Başka bir kesikli sürekli olan olay, olgu ve boşluk devinmeli oyuk hareketleri de; dalgalı akıma aktiflik kolaylığı (empedans) olurken, doğru akıma karşı da bir direnç (reaktans) olmakla yani pasiflik olmakla ortamın seleksiyondurlar.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki9101112131415SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.