Giriş |  Kayıt
"İnsan, gülmediği günü, yaşadım diye hayat defterine kaydetmemelidir."
SOKRATES
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Anlamak Gerek 36  
36
Bu saldırılar üretme olanağı içindeki gruba da yapılıyordu. Üreten grup ta saldırganlarına karşı ürettiği bu ürünlerden takdimeler de bulunmayı, o ürünü yamyam gruba sunmayı tutum edinmişti. Saldırganlar için önemli olan ölümü göze alıp illa bir kişiyi yemek değildi.

Saldırganlar mutlak açlık ölümlü tehdit altındaysa o vakit ölümü göze alabilecekti. Değilse saldırganların ilk amacı en kolay yoldan yiyecek bulup, karınlarını doyurmak, olacaktı.

Yamyamlara yapılan sunular da yamyamların ilk amacına çok uygundu. Zahmetsizdi. Risksizdi. En az enerji harcamakla en kolay yoldan besin elde etmekti. Üstelik kendilerini kırıma uğratmadan gerçekleştiriyordular.

Canavar devler üreten grup nezdinde sunu olan ürünü ya da masallarda söylendiği gibi bir kişiyi yediği zaman, o köy belli süre güvende oluyordu. Grup sunu verdiği sürece; ya da devler av yapabildiği sürece üreten grup savaşmadan güven içinde oluyordu.

İşte üreten grup ile henüz üretim yapmaya başlamamış yamyam gruplar arasındaki ilişkiyi oluşan bu türden savunmacı girişmeler de vardı. Hafıza bu tür yaşanmışlarla ve anlatımlarla doluydu. Bu dönemlerde kalan bu yaşanmışlar üreten grupların arkaik bilinci olmakla, kolektif aktarımlardı.

Kolektif birim zamanın ortaya koyduğu artık kolektif boş zaman etkinliği vardı. Boş zaman etkinliği birçok kişi üzerinde birçok değişik türden fiili etkinlik demekti. Kolektif birim zamanlı etkinlik olmaktan çok hobi olan etkinlikti. Birçok hobi etkinlikleri, grup kişilerinde amaçlı grup eylemlerine döndü. Hobiler amaçsız eylemlerden, amaçlı eylemlere dönüştü. Bu hobi sel tutum içindeki hobi olan eylemlerden birisi de üreten ilişki başlatmıştı.

Savunma kavgası içinde sunu olan bir üreten ilişki; hediye verme, kurban sunma, savaşmadan canını kurtarma süreçlerine dönecekti. Gelişen ileri süreç tekrarları içinde, kurban veya canını kurtarma süreci olan durumun her bir adımları, ezberlenmiş tekrarlardı. Belli zaman içinde yapılmasıyla ezberlenen sunu sal tekrarlar, adeta üreten gruba ritüeli olan bir edimdi. Bu ritüeller nedenle üreten grup istemese de fazla bir üretim yapacaktı.

Fazladan yapılan üretimler grubun emek gücü üzerinde gerçekleşecekti. Kolektif birim zaman içindeki gruplar arası sunu ritüelleri, giderek takas sunulu ritüellerin geçiş sürecine dönüştü. Türlü ürünler takastı yükümdü.

Takas ritüeli içinde çeşitliliği veren kullanım ve tüketimler vardı. Çeşitliği veren kullanım ve tüketimlerin de farklı farklı üretim, kullanım ve tüketim süreçleri vardı. Örneğin, bir ürünün üretilmesi için en az 8 saatlik bir ortak emek çalışma süresi vardı. Bu değer üretilen her ürün için ortak değerdi.

Çalışma süresi olarak herkesle eşit olan asgari, azami süreçlerin, 24 saat sonunda kullanılıp tüketilmeyen bir kullanım, tüketim ömürleri de vardı. Bir somun 24 saat ile kullanılıp tüketilirken bir otomobilin kullanım tüketim ömrü 24 sat ile sınırlı değildi.

Takası yapılan kolektif birikmeler her insana, her 24 saat sonunda bir otomobil verileceği anlamına bir birikme ve takas değildi. Çünkü doyuma ulaşan yapı başka türlü kullanmayacağı arabanın ikincisini de üretmez.

Kısacası ritüel olmaktan çıkan takas, kolektif bir etki, kolektif güce sahip kullanım ve tüketimdi. Kolektif etkinin her bir efekti de yine kolektif etkili bir geri etkime olacaktır. İşte kolektif kapasiteden yüklü kişiler, türlü emek çeşitliliği harcaması içindeydi. Aynı işe 8 saat çalışan iki kişi 8 saat sonra aynı miktar işi ortaya koyamıyorlardı.

Bu verimlilik sürecine diğer birçok neden gibi teknik teknolojik kullanımlar da etki edecekti. Kişiye bağlı üreten emek gücü çeşitliliği gösterenlerin tümünün sahibi olduğu ortak bir kolektif kapasite vardı. Ve yine tümünün ortak kolektif kapasite yüklenme eğitimi aldıkları birim süreler, vardı. İki kişi aynı eğitimi aynı sürede almasa bile, ortak kolektif etki, ortak kolektif kapasite kullanımı yapılan yer kendisi referans olan ortak depo enerjiydi.

Depo enerji kullanımı ve depo enerji temel düzlemimizi oluşurlar. Çünkü depo enerjinin kullanım alanı öngörülebilir olduğu kadar öngörülemez olanları da içerir. Muktedirlik, bu kolektif efekt ile olacaktır. Bu nedenle bu ilke mihenk söylemle 24 saat ile sınırlı bir kullanım ve tüketimdi.

Yeter ki kişiler özelinde çeşitliliği veren kişisi yeteneğe dönüşen kolektif sağlamalar; kişi üzerinde birikecek bir geri etkiyen kolektif etkili sahiplik olmasın. Çünkü hiç kimse kolektif etkinin kendisi değildir. Ve hiç kimse kendisini kolektif etki yerine koyamaz.

Çeşitliliği sağlayan yeteneğinizi ortaya koyuş nasıl 24 saatle sınırlıysa; kullanım ve tüketimleri veren kolektif etkili sağlatmalar da yarın yeniden ve yeniden üretim yapmanız için 24 saatle sınırlı olmak zorundadır.

Üreten, sağlatan kolektif birimli organize inşa temelindeki vaz geçilmez olan aslı unsur; farklı özne nesnel durumuyla, tüm kişilerdir. Kişisi yeti ve kişisi kapasite olan çeşitlilik te 24 saatle sınırlıdır.

Her bir farklı yetenek şimdi içindeki verim olan çalışmasının karşılığını alır. Oysa kolektiflik ve kolektif depo enerji şimdi içinde karşılığı olmayan verimsiz görünen çeşitliliğin gelecekte kolektif iliği sürükleyen bir çeşitlilik olacağını kavrar olmakla koruyucudur. Toplum size göre uzun, topluma göre kısa olan erime olanak tanıyıcıdır.

Şu hâlde yapı içindeki sağlatma ve yaşantıyı oluşmalar da kişiye bağlı en temel haktır. Ve kolektif kapasitedeki en refah düzeyin kolektif etkisiyle kişi ihtiyacı kadar en az kapasite ve ihtiyacı kadar en az ihtiyaç çeşitlisine göre sağlatılmaları da hem asgari bir kapasite oluş ve hem de haktır.

Hak, ancak kolektif sinerjiden doğan bir olanaktır. Ve temel referanslara atıf olan öznel anlayıştır. Ne var ki başlangıç koşulu içindeki kolektifi oluş işte böylesi somut, nesnel durumla içinde fedakârlığı, özgeciliği olmadan ortaya çıkmıştır.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki78910111213SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  İbrahim Değerli
3 .  Gülüm Çamlısoy
4 .  Berat Uyanık
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.