Giriş |  Kayıt
"Kötü haberlerin kanatları vardır, iyi haberlerin ayakları bile yoktur."
MARGARET CAVENDISH
 
 
 

Yazar ismi :  Canay Gümüşlü Safi (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Canay Gümüşlü Safi isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Aralik Mektubu - 1  
Merhaba,

Yılın son gününden ve soğuk bir Cumartesi sabahından merhaba…

Size önceki yazdıklarımı okudum biraz evvel, her geçen gün topluyorum kendimi. İçimdeki tüm nefret ateşi artık köz oluyor, Sıcak ve parlak birer köz... Sanırım güçleniyorum.

Size hala yazıyorum ama artık vakit bulamıyorum, bu arada yazılarımı bekliyor musunuz çok merak ediyorum.

Hayatım o kadar dolu ki, bir tek kaybettiğim oğlumu düşünüyorum geçmişe dair, ve düşündükçe kötü oluyorum. Ardından ne kadar sıkıntılı hallere düşürülmüşüm, ne kadar hakkım yenmiş onu fark ediyorum. Sizi ve yaptıklarınızı bile unutmak istiyorum da bir tek günahsız o ufaklığı unutamıyorum. Neden kıskanıldım, neden her günüm azapla geçsin istendi anlayamıyorum...Geçen onca ay sonra hazmedemediğim şey olarak kalan tek duygu "Neden ben?", “Siz dahil o insanlara, bu kadar acı verilmeye karşılık olarak ne yaptım?" gibi sorulara cevap bulamamanın verdiği asabiyet...

Neyse boş verin, bu arada, hani hep dünyanın pardon, iş yaşamının hep adiliklerle dolu olduğunu, benim kendimi değiştirmem gerektiğini, nereye gitsem orada da böyle zarar göreceğimi ya da buna benzer şeyleri söyler dururdunuz ya bana, ben de buna karşı çıkardım, “Siz kendinizi kandırıyorsunuz, elbette bir yerlerde samimi ve hırslı çalışan, fair-play tavırlı birileri var, çok daha iyi çalışma fırsatları var mutlaka!” derdim. Atilla Bey, ben kazandım ve haklıydım, üç senede göremediğim takım çalışmasını, değeri ve adaleti ben çok kısa bir zamanda buldum ve çok mutluyum, hevesliyim, bunun yanında SANTEZ projelerim olacak, okul tam kuvvet ilerliyor. Derslerim çok iyi. Hırslandırdı yaşadıklarım ve bana yaşatılanlar. Ama hırsı, hevese ve iknaya dönüştürüyorum, ahmaklığa ve kıskançlığa değil bazı budalalar gibi… Bu anlayışım da işim ve akademik kariyerim için olumlu anlamda sonuçlar almama neden oluyor. Ve bir kere daha gördüm, kendini çok akıllı, zeki zannedenlere göre, gerçekten çok yüksekmiş kapasitemJ Keşke orayı çok daha önce terk etseymişim, keşke sizi dinlemeseymişim ve dediklerinize o kadar önem vermemiş olsaymışım. Ama bütün bu fırsatlar bana bir kere daha problemin bende olmadığını gösterdi. Keşke siz de hal tavır, adalet anlayışı ve karakter olarak bitirmeye çalışmasaydınız kendinizi de bende, keşke mecburiyetten deyip deyip sizi hak etmeyenlerden yana şansınızı kullanıp, onlara oynamasaydınız, keşke bana bu kadar acı vermemiş olsaydınız siz de görebilseydiniz, ve paylaşabilseydim sizle fırsatları, dışarıdaki dünyayı...

Yok artık kızgınlık değil, üzüntü kaldı size karşı. Değer miydi diyorum kendi kendime, belki çok iyi iş fırsatları yakalayabilirdik ki öyle olacakmış gördüğüm kadarıyla. Güvendikleriniz yüceltti mi sizi ve unutamayacağım o son gün bana yaşattıklarınıza değdi mi? Fısır fısır, çekiştirirken, sonra, çekiştirdikleriniz hakkında siz atıp tutarken söylediğiniz ağır lafları beni o hasta halimle tartışmaya sokmaya çalıştığınızda üstü kapalı söyledim diye üstüme gelmeniz, beni rencide etmeniz, o arkasından dalga geçtiğinizin yanında bana sözlü saldırıya geçmeniz, telafi edemeyeceğiniz yıkımlara o güzel imzanızı atmanız, ya da yapmadığım şeyler için anlamadan dinlemeden gaza gelip herkesin içinde yazılı olarak ithamlarda bulunmanız, veya o en son Gölcük yolculuğunda, o toplantı için çalışıp gittiğim ve ben organize ettiğim halde hak etmediğim hayvanlıklara maruz kaldığımda hiç sesinizi çıkarmamanız, tam tersi sizin de bana parlamanız, ardından bütün bunlarla bir hafta üzüntüden perişan olmam ve o acıyla çocuğumu kaybetmem, bütün bunlara rağmen yine sizin için biraz daha yanınızda olmayı kabul ettiğim halde seviyesiz insanlarla, mahalle ayakçılarıyla yeni tartışmaları çıkartmanız, sonuç olarak yaşadığım tüm kayıplarda sizin de payınız olduğunu göstermiyor mu? Hadi bıraktım bu sorgulamayı da çok merak ediyorum, bütün bunları gerek isteyerek, gerek kendinizi tutamayarak gerek istemeyerek yaptınız daJ, değdi mi? Allah aşkına deyiverin bana, benden sonra, benim gibi, bütün saldırılara rağmen hâla işinin başında olmaya çalışan ve size karşılık beklemeden destek olmaya çalışan, samimi, seviyeli biri çıktı mı karşınıza?
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Canay Gümüşlü Safi üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki12345SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.