Giriş |  Kayıt
"Başarı, cesaretin çocuğudur."
BENJAMIN DISRAELI
 
 
 

Yazar ismi :  Canay Gümüşlü Safi (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Canay Gümüşlü Safi isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Batan Geminin Malları- 2  
Size, genç ve mesleğinde parlak bir mühendisin, kariyerinin yönünü büyük bir otomobil firmasından, bir atölyede yöneticiliğe çevirmesi ile atölyedeki ilk iş gününde yaşadıklarını anlatmaya çalışacağım.



Kravatını düzeltti son kez, gözlüklerini temizlemek istedi ama geç kalacağını düşündüğünden banyodan düşercesine çıktı. Tamer, geçen haftayı hatırladı, neredeyse bir ilçe kadar olan üretim kompleksinde hırslarla ve gerginliklerle dolu bir işi varken, şimdi kendini yaşlı ve alaylı bir merdiven altı atölye patronuna beğendirmeye çalışıyordu. Eşine seslendi, duymamıştı belli ki, melekler gibi uyuyan kızını öptü, kendini göstermek ve kabul görmek için borçla zar zor aldığı yeni model yabancı arabasının anahtarlarına davrandı. İşte Tamer için yeni bir macera başlıyordu. Nereden bilecekti bunun senelerce süreceğini ve resmen canına yapışacağını…




Her tarafın ham madde tozu kaplandığı koridordan hışımla toplantı odasına daldı Alim Bey. Kendi odasının ortasından buzlu camla ayırdığı küçücük toplantı odasında neredeyse yirmi kişi yığılmıştı. Dışarıdan bakıldığında eğlenceli bir gün olacağa benziyordu.



-                          Adam olun! Nahit, bütün makineler yatıyor, herkesi topla mı dedik buraya! Birazdan gelir çocuk. Hepiniz üstü üste doluşmuşsunuz! Bir şeyi de doğru anlayın be!,,


-                          Yok abi, sen topla herkesi diyince…


-                          Kes! Uzatma, akşama o adetler bir çıkmasın o zaman görüşürüz. Tabi ye Memet ye, bu değirmenin suyu nereden geliyor hiç düşünen yok!



Son derece akrobatik hareketlerle atölyenin daracık bahçesine park etti pahalı arabasını Tamer. Hızlı hızlı çıktı merdivenleri. Kapıyı açtığında, daha iyi anladı nereden nereye geldiğini. Binanın eskiliği, girişteki kesif küf ve hammadde kokusu, Türkçe konuşmayan çalışan ilkokul mezunu olduğu bile şüpheli onlarca insan… Artık yeni hayatı burasıydı. Bu çelişkilerle girdi toplantı odasına.



-                          Geldi işte. Tamer Bey, bundan sonra bizle çalışacak. Bize bundan sonra yeni sistemler uygulayabilmemiz için yardımcı olacak. Benim işim var, İlhanlıkavak Köyü aza heyeti gelecek. Onlarla görüşeceğim. Sen arkadaşlarla konuş Tamer, sonra senle görüşürüz.



Bunları söyledikten sonra yine hızlı ve asabi adımlarla uzaklaşmıştı Alim Usta.


İşte sonunda, az önce garipsediği topluluk ile baş başa kalmıştı. “Merhaba” dedi gülümseyerek ve masanın başında ona ayrılan sandalyeye oturdu. Ceketinin ön düğmesini açıp ceket eteğini arkaya doğru atarken, gözlüğünü de ortasındaki köprüsünden bastırarak gözüne doğru ittirdi. Karşısında ona acaip gözlerle bakan yirmi iki  kişi saydı. Hepside tepeden tırnağa süzüyorlardı bu öğretmen çocuğu genç ve hırslı mühendisi. İşte bu noktadan sonra hayatının hatalarından birin yaptı Tamer, bu meraklı bakışların kendisinin nasıl bir tip olduğunu anlamak için değil de birazdan onun anlatacağı şeyleri merak ettiklerinden hasıl olduğunu sanmıştı.


-                          Arkadaşlar ben Tamer Munis, 32 yaşındayım, Ünlü ve büyük otomobil firması ……’dan geldim. Orada Teknik Satınalmacılık, Ürün Geliştirme Mühendisliği yaptım. Çok başarılıydım. Başarı nedir arkadaşlar? Başarı bir insanın ruhunun beslendiği gıdasıdır. İnsan başardıkça mutlu olur. Mesela ben, askeri liseyi dereceyle kazandım ama gidemedim, ama yılmadım. İstanbul’un en iyi Anadolu liselerinden birini dereceyle bitirdim. Üniversite’ye, hem de en iyi Teknik üniversitelerden birine dereceyle girdim. Yine bıkmadım. Tübitak’tan dereceler elde ettim. Bunla da yetinmedim. Master eğitimini de başarı ile bitirdim  Ardından ülkedeki en iyi holdinglerde çalıştım, …. Evet şimdi de buradayım.


Espri olsun diye sözüne kısa bir kahkaha ile ara vermişti, ama karşı tarafta herkes susmuş ve alık gözlerle onu izliyordu. Bunu fark ettiğinde biraz da bozularak sözlerine devam etti Tamer:
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Canay Gümüşlü Safi üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki2345

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.