Giriş |  Kayıt
"İnsan ne kadar çok okursa o kadar çok yükselebileceğini bilmelidir."
O.J. BANGS
 
 
 

Yazar ismi :  Canay Gümüşlü Safi (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Canay Gümüşlü Safi isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Bir Buruk Genclik Hikayesi - 4  
Benim kaçışlarım olacaktı aslında, yasaklarım, masumiyetim. “Tetik mi?” dedi, “Ne tetiği?” Bilmemezlikten geliyor, bana nasıl bir ümit, nasıl bir güven vereceğini bilmiyor gibi, beni konuşturmaya çalışıyordu küçük hanım. Bu hareketlerine karşılık olarak biraz Patronculuk oynamaya karar verdim. “Boşver şimdi, onu sen düşün bakalım, ne tetiği acaba diye?” “Sana dediklerimin notlarını alıyorsun değil mi? Bu arada, lütfen, her bir ürün dosyasının buraya kopyasını temin et. Yeni müşteriler dahil ettiğimizde, onlara üreteceğimiz ürünleri de bu şekilde dosyalayacağız. Bunu bu hafta içersinde tamamlayabilirsen çok iyi olur.” “Bir de, Muhasebe’den mevcut ürünlerin satış fiyatlarını ve fiyat değişim dönemlerini al. Onlar da mühim, artık bu fiyat değişimlerini SZC yönetecek. Seninle fiyat anlaşma dönemlerinde ve rutin zamanlarda müşterileri ziyaret edeceğiz.” “Şimdilik bu kadar yeter. Uzun lafın kısası Simya Hanım,  seninle yapacak çok işimiz var.” Simya dikkatle notlarını almış ve hiçbir şekilde sözümü kesmemişti. Yazısını bitirdiğinde, kafasını kaldırıp “Tamamdır.” dedi. “Yapılacak iş çok” Ayağa kalktı ve boşalan bardağımı tekrar tepsiye koyup oda kapısına doğru ilerledi. Kapıyı araladığında seslendim ona, Elinde bardaklar ve koltuğunun altındaki not defteri ile birlikte döndü yüzünü bana. “Allah Utandırmasın, ikimiz için de hayırlı olsun” dedim. “Sana güveniyorum”.

Ona güveniyordum, aslında karşımdaki bu kızcağıza güvenmek istiyordum. İş için güvenmeliydim, bir de heveslerimi gidermesini,  yavru patronluğumu, egolarımı beslemesini, sırlarımı sadakat ile dinlemesini, beni dinlendirmesini istiyordum. Ah küçük çocuk sen bu kızdan ne istiyordun? Gülümsediğini hatırlarım. Yanaklarının pembeliğini daha da belirginleştiren bir tebessüm ile gülümsedi, birkaç saniye gözlerime baktı ve başını öne eğdi, belki kendince hayıflandı, ya da dediklerimle dalga geçti. Bugün hala çözemem o sessiz gülüşün anlamını. En son kapının kapanışını hatırlıyorum o görüşme anı ile ilgili. Uzun topuklu ve gösterişli ayakkabılarının yere kararlı ve ağır ağır vuruşlarının, tıpkı bir saatin gonguna benzeyen sesini dinlemeye başladım. Her yere vuruşunda, içimde de bir şeyler birbirine vuruyordu. Heyecan heves, dürtüler, inat, patronluk, erklik, korumacılık… Bu şekilde değişik değişik his dalgaları arasında gezinirken bilincim, uyuya kalmışım. Sanırım  bir saat sonra masa telefonumun sesiyle açtım gözlerimi.  Simya, mülakat için beklediğimiz iki kişinin geldiğini bildiriyordu. Misafirleri toplantı odasına almasını söyledim ve bir sigaralık zamanda kendimi o ana getirip ayıldıktan sonra, ağır adımlarla odamdan çıktım ve Simya’nın girişteki küçük odasına daldım. Yeni yeni kullanmayı öğrendiği bilgisayarda, yapmasını istediğim kayıt işlerine çoktan girişmişti bile. Birden, “Bu akşam kaybolma bir yere, seni bir yere götüreceğim.” Dedim. Baktı gözlerime, önce ne olduğunu ya da bunun nasıl bir teklif olduğunu anlayamadı, ya da işin doğrusu benim nasıl tuhaf biri olduğumu çıkarmaya çalışıyordu zavallı kızcağız. “Çok mu acil?” dedi, “Bugün olmasa?”  “Ne işin var ki?” dedim. Güzelimin, meğer alışveriş yapma ardından aile gezmesi gibi masum planları varmış. “Unut kendi planlarını, oyunbozanlık istemem.” dedim. “Sizinkilere mesaiye kaldığını söylersin. İşimiz uzun sürmeyecek.” Sessiz kaldı, ve ben geldiğim gibi, yine ağır adımlarla odasından çıkıp toplantı salonuna yöneldim. 
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Canay Gümüşlü Safi üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1234SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  Sercan Doyuk
5 .  Tunahan çelik


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  Canay Gümüşlü Safi
4 .  Ömer Faruk Hüsmüllü
5 .  erhan

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.