Giriş |  Kayıt
"Kralda dilencide aynı iştahla acıkırlar."
MONTAİGNE
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Denge Ve Dengesizlik Süreçleri 4  
Her olay, olgu ya da var oluş şekli; hem bir enerji akış düzenlenmesidirler. Hem de yeni bir enerji boşalma türü olmakla "israflı" atık durum gibi olmakla karşımıza çıkarlar. Yani bir olay, bir olgu, bir girişme en az düzensiz dış dünya bağıntısı içinde olurken harcıyor tüketiyor, israf ediyordu.

Yapılan israfa karşın oluşan işin kalitesine (hayata) bakıldığında, hayatla oluşan enerji akışını göz önüne alırsanız; israf yoktu. Ya da israf kaçınılmaz bir meşruiyetti. Yok, eğer enerji entropi olukla kullanılamaz enerji atıklı savurganlık diye düşünürseniz olup biten boş boşuna bir israf gibi yansıyordu. Hatta varoluş o kadar çok israfı göze alır ki.

Varoluş, kendi varoluşunun içine beyin toplacını katmakla ruhsal öznelliğine ulaşır. Böylece, bilen beni ortaya koymuştur. Varlığı oluşan inşa en az enerji kullanımlı düzenlenme olmanın "tutumluluğuyla" yola çıkmıştı. Hayat, zıtların varlığı ve birliği yasası gereği akış yönünde olmaktan çok akışa karşı olmakla yokuş yukarıydı.

Bu demektir ki hayat yokuş yukarı oluş içinde olmakla hayat; olduğundan daha çok enerji harcıyordu. Yani hayat rüzgâra karşı olmakla enerji savurganlığı yapıyordu. Böyle de olmazsa hayat olmuyordu. Hayat inşa kuralına göre çok masraflıydı. Ama bu yol da var oluşun içindeydi.

Dağlar yerçekimine karşı daha çok enerji harcayıp yükselmez mi? Dağlar rüzgâr yönünde olup yere batmak yerine bir de o yükseklikteki enerji özümleme düzeyini korumak zorundaydı. İnsan düzenli enerji düzeyi özümleme süreçleriyle, dağın enerji düzenli özümleme süreçleri özünde aynıdır.

Çekme itme, fren, denge, kendi üzerine kendi etkime, dengesizlik türü enerji konumlama gibi süreçler olmasıyla insanla aynıdır. Dağ enerji düzeninin bozulmasına karşı kor. Sizin özümleme süreçleriniz de denge bozulmasına karşı koyar. Siz özümleme süreçlerinde entegrasyona göre olan bir tabloyla bilinç etkinlikleri de ortaya koyarsınız, Dağ bunu tam anlamıyla yapamaz. Dağın yokuş aşağı çökme süreci size göre çok yavaş olmakla direnci fazladır.

Sizde yokuş aşağı durumu, birden oluşur. Ve dağa göre yokuş aşağı olmak hızlıdır. Bu her biri ayrı ayrı enerji düzlemli işlevlerin bir araya gelmekle çok köklü ayrı ayrı süreçlerin bir arada dengede olmaları nedenle sentezli entegrasyon oluşun; bir maliyetiydi.

İnsandaki özümleme süreçli bağıntılar pasif ve aktifler beyin gibi bir sürecin işe karışmasıyla, bilinçledir. Bu çok büyük bir kazanımsa da, ömrün kısalmasıydı. İnsan özümleme süreçleri çekirdek çevresi süreçleriyle dağın özümleme süreçlerinde çok farklıdır.

Demir, su, bakır, klor, bakteri, mikrop, ot, çöp, taş, aslan, kedi, kuzu, elma, muşmula insan gibi her enerji düzenlenin kalıbının dıştaki enerji düzenlerine göre belli bir, bir tek enerji düzeyleri vardır. Bir tek enerji düzeni kendi içinde de birçokturlar. Bir tek enerji düzenli cinsler, çevredeki temel enerjinin niceli durumlarıyla oluştuğu enerji konumunun, belli düzeyine karşılık gelirler.

Bir varlığın, temel enerji düzeni içindeki belli bir skalar büyüklük frekansına karşılık gelmesi; o varlığın hem var oluşu; hem de enerji bağlanım yasası, hem enerji akışlı oluşudur. Aynı şeyin farklı bağıntıyla referans edilen söylemleridirler. Anne kadındır. Eştir, öğretmendir, müşteridir, arkadaştır, düşmandır, insandır vs. Öğretmenlik, arkadaş düşman müşteri vs. aynı kişinin bir çok bağıntı yansımasına göre telaffuzlarıdır. Bir enerji düzenli süreç kendisine o karşılık gelen skalayı seçmesi demek bu enerji düzeyinin al ve üst sınırındaki diğer enerji bantlarına kapanması demektir.

Belli skalar değerdeki bir enerji düzenli bant seviyesindeki varlığın seçme-ayıklaması; geçirgenlikle olup olmaması ve yine beli enerji düzeyine uygun işlem yapıp, işlem yapmaması; karşılığı olan o skalar büyüklüklü enerji düzeyi ile ortaya çıkar.

Bu özümlemelerle birçok yeni enerji düzenleri ortaya konur. Yani bu enerji düzeyi içinde konumlanamayan cinsler; bu 4600 angstromluk enerji düzenini kullanamayan var oluşlar 4500 angström ve 4500 angstrom altındaki değerlere ve 4700 angströmle 4700 angstrom üzerindeki frekansa karşılık olurlar.

Bu o varlığın kendisine karşılık oldukları "enerji düzeyinin yeteneği" ile retina gibi, klorofil gibi, lizozom gibi "işlev" olması demektir. Skalar enerji düzenli elma, tilki, bulut, yağmur, ot, taş, toprak gibi her varoluşun enerji düzenli konum düzeyi, kendi özümleme sürecidirler.

İnşa, savurgan olmadan, enerji düzeni içinde organize olur. Kendisi de bir enerji düzenidir. Karşılık geldiği skalar enerjide kendi içinde bir enerji düzenidir. Varlık karşılık geldiği enerji düzenini yansıtabilmekle varladır. Her enerji düzeyi her inşa için uygun değildir. Ama birçok enerji düzeyi de o varlık içinde kullanışlı olmaktadır.

Ne var ki var oluş karşı geldiği enerji düzleminden başkasına kapalı olmakla dışta bıraktığı enerji yeteneklerini kullanabilir değildir. Ama farklı düzenli bir tekil işlev başka varoluşların bu yetenekleriyle ikili, üçlü, beşli vs. bağ enerjisi kurup; onları mitokondri gibi golgi aygıtı gibi hücre içi organel yapılara dönüşebilirler.

Rast gele büyüyen inşa, kendisinin düzenlenmesi olan frekans bandına olan enerjiye bağımlılığı nedenle (özel bağıntılı bu nedenle) diğer hemcinsleriyle beraber aynı noktada "enerji sağlayamama" krizleri ile baş başa kalır. Bu kriz nedenle var oluşlar da kendisini sınırlar. Tabii ki diğer yandan bunlar kendi içlerinin denge ve dengesizlik koşularıdırlar.

Bu nedenle var oluş; bir türden enerji sağlama ve enerji (akıtma) yolunu demir türü enerji düzenlenin süreci içinde oluşuyla faal olur. İken bakır, ot, çöp, meyve, tavuk, tilki, insan gibi çeşitli enerji düzenli; özümleme sentezli, süreçler de; demirin sağlama yaptığı noktada değil de, kendilerine karşılık olan diğer bir salım olan frekans aralığında; (otu yiyen, tavuğu yiyen vs. olukla) enerjilerini sağlarlar.

Var oluş temel enerjinin skalar frekans dağılımlı nicelemeleri içinde kendilerine mutlak bir karşılık bulurlar. Bu karşılık noktalar her birinin her bir enerji sağlama yolları olmakla akıştır. Süreçler bu tür birçok parçalı durum olmasının üzerinde akarken, bunların bakır sülfat gibi (bakır kükürt gibi) kendi aralarındaki girişmeleri üzerinde de akışa eder.

Okur çoklu mantık girişmeli düşünmeyi öğrenmelidir. Her enerji harcaması aynı zamanda bir enerji düzenlenmesidir. Her enerji düzenlenmesi, bir enerji harcanma bağıntılı durumla ortama yansıma, verir. Siz süreci sadece enerji harcanması oluşla yansıtırsanız süreç farklı akar. Bu akış farklı olay ve girişmeler ortaya koyar. Aynı sürece harcama değil de enerji düzenlenmesi oluşla bakarsanız; süreç yine başka olaylarla akar.

Demirin enerji düzeyi içinde olamayıp ta demirin enerji düzeyindeki özümlemelere de gereksinme duyan alüminyum; demirle birleşir. Bu birleşme ya da karışım yeni özellikte yeni bir özümleme süreci ortaya koyarlar. İşte bakteri, virüs, kristal, mikrop, klorofil, mitokondri, elma, tavuk, tavşan böylesi girişmelerin bir enerji düzeni olmakla da; çevre olaylarına bir bağ ve bağıntıdırlar.

Demirin veya klorofilin, enerji düzeyinde, özümleme yapamayan süreçler; demiri, klorofili, tavuğu, kendi özümleme süreçleri içine katarlar (var oluşla, boşluk oyuk alanlarını doldurma). Ve böylece bakteriler bağırsaklarda oluşla size vitamin düzenleme süreçlerini inşa ederken; pnomokok virüsleri de akciğerinize yerleşir. Akciğerin düzenli enerji özümleme süreçleri artık pnomokoklar için düzenli enerji süreçleridir. Bu durum size düzensizlik olukla yansır. Pnomokoklar akciğerinizi kendisi için besin (enerji) sağlanan yer yaparlar. Varoluşun dirimi karşısında kimsenin de size kastı yoktur.

Kutsal olan hayatın ya da var oluşun çeşitli enerji düzenli özümleme süreçleri içinde olmasıydı. Kutsal olan sıkışmış enerjiyi ya da hayatı veya var oluşun akıtılmasıydı. Dinamik buydu. Varoluş ya da hayat veya enerji geçmişteki başlangıç koşullarına (farklı enerji düzenli işlevlerin özelliklerine Güneş´e, demire, bakteriye, tavuğa) bağlı olukla geleceği var etmesiydi.

Bu süreç te sizin keyfinizin dışındaydı. Sizin istek ve bilincinizden bağımsızdı. Sizi hiç bir şekilde eşrefi mahlûk kılmayan süreçti. Ya da bu bağlamla demirin veya bakterinin eşrefi mahlûk olmadığını söylemeniz, cinnettir. Siz demirin enerji düzenli özümlemelerinden çok çok daha fazla, enerji düzenli süreçlere bağıntılı olmakla farklılıktınız o kadar.

Aslan ve siz benzer başlangıç koşullu, benzer enerji düzenli; enerji sağlama pozisyonları içinde ortam dalgalanmalı bir frekans alana denk olmakla türleşmişsiniz. Benzer enerji düzenli yerden enerji girdisi sağlamakla aslan sizi, siz de aslanı yersiniz. Pnomokok sizi öldürür. Pnomokokun yerleştiği akciğerle siz, kendi senteziniz içinde ve size katılım veren akciğerle akciğere özgü bir kısım katılım olacak hayati özümleme süreçlerini alamazsınız. Alamadığınız katkı olucu nedenle siz mevcut yapılı enerji düzenli yapınızı koruyamamanın keyfiyetsiz ligi yüzünden ölürsünüz.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki567891011SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.