Giriş |  Kayıt
"Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niçin bugünden başlamıyorsun?"
EPİKTETOS
 
 
 

Yazar ismi :  Abdal Yazılar (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Abdal Yazılar isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Ferhangili Aykırı Sorular  
Aykırı Sorular’da bu akşam üçüncü kez Ferhan Şensoy var. Kaç bölüm anlaşma yapılmış acaba düşüncesiyle konuşlanıyorum ekran başına. Solumda Ferhan Şensoy, sağımda Enver Aysever, ben tam ortadayım hatta hafiften Ferhan tarafına kaymışım, Hafif sağa kayma düşüncesiyle sağa kaykılıyorum, bu sefer Enver’a kayıyor gibiyim. Haksızlık olmasın tam ortalayayım diye değil, simetrik hastalığımdan dolayı ortalıyorum kendimi aykırı soruların ortasına. Onlar konuşuyor ben dinliyorum, ben konuşuyorum ipleyen yok, tam ortalarındayım fark eden yok. Sanki Beyoğlu sokaklarında polise karanfil atıyormuşum gibi görmezden geliniyorum CNN TÜRK tarafından.

Enver, ilk iki programda sorduğu soruları mı unutmuş, yada başka soru sorması mı yasak bilmiyorum. Fakat hep aynı soruları soruyor. Ferhan abi de doğal olarak aynı cevapları veriyor. Bir nevi eski yayın tekrarı yaşanıyor. Ayrıca soruların hiçbir aykırılığı da yok. Sinirlenip twet atıyorum Enver’e “böyle bir üstada sorulası bin bir soru varken neden bir önceki programda sorular soruların aynısı soruluyor?” diye.

Çıt yok Enver’den.

Kavuk olayı yılan hikayesine döndü. Ferhan abi bin kere söyledi, kavuğu verecek kimse olmadığını. İnternet ortamında izlediğim videoda, “Münir abi kavuğu bana devrederken, İsmail amcanın ona söylediği şeyler var; İlla birine vermek zorunda değilsin. Vereceğin kişi Türk tiyatrosunu senden sonra alıp başka bir yere götürecek bir bayraktar olacak. Bu halkın tanıdığı, sevdiği bir muhalif olacak! Öyle biri yok!” diyerek çeviriyor kafasını sol üst tarafa, “ben napıcam bu kavuğu Münir abi?” diye soruyor nemli gözleriyle. Kafasının doluluğu, kalemine ve konuşmalarına hep yansıyan ama muhalif kişiliğinden olsa gerek gözünün doluluğuna ilk kez şahit olmak şaşırtıyor beni.

Eski bir Ferhan Şensoy hayranıyım, on sene öncesine kadar yazdığı ve oynadığı tüm oyunlara gitmişimdir. Sonra neden bu kadar ara verdim hiç bilmiyorum. Halbuki aramızda yaşanmış bir tatsızlık yok. Hatta gayet düzeyli bir ilişkimiz vardı kendisiyle. O boş kağıtlara bir şeyler yazıp, bunları kitap haline getiriyordu, bende karşılık olarak kağıt para verip o kitabı satın alıp okuyordum. Bir nevi kağıt değişimi yapıyorduk. Fakat ben bir sayfanın üçte bir büyüklüğünde bir kağıt veriyor, karşılığında yaklaşık beş yüz tam sayfa alıyordum. Elimdeki yirmi TL değerindeki kağıdın okunması bir dakika bile sürmezken, bu takas sayesinde bir kaç hafta okuyabileceğim bir esere sahip oluyordum. Ciddi bir karlılık söz konusu kendi adıma.

Ferhan abinin zekiliği benim bugün yazdıklarımı yazacağımı fark ederek benden kırk yıl önce yazmaya başlamasından belli. Adam her boku yazmış, her yeniliği yapmış. Her kelime ile cinsel münasebete girip o kelimeden bir çok gayrimeşru çıkarımları olmuş. Hangi kelimeyle oynaşsam daha önce Ferhan abinin kendisiyle bir ilişki yaşadığını öğreniyorum. Kız oğlan kız bir kelime bulursam “aha bunu atlamış” diyerek ben bozuyorum o kelimenin kızlığını.

Blogumda yazdığım yazılara Ferhan Şensoy okumayan kesim “çok güldük, çok komik, çok uzun ama sürükleyici yazıyorsun sıkılmadan okuyoruz” derlerken Ferhan Şensoy okuyan kitle benzer şeyler söyleyip “tam Ferhan vari bir üslup ile yazılmış” diye dip not ekliyor. Bu gıcık olunacak bir durum mudur? Onur duyulacak bir durum mudur? bilemiyorum ama söz konusu Ferhan Şensoy olunca ikinci seçenek daha seçilesi bir hal alıyor.

On senelik ayrılığımız onu hiç etkilememiş olsa gerek bir sürü kitap yazmış. Bu ayrılık esnasında bende kendisini bir çok yazarla aldattım o ayrı. Küs kalmanın alemi yok, zaten bir küslük de yok. Fakat yolda karşılaşıp göz göze gelsek kesin küs gibi davranacağından eminim.

Yavuz hırsızlık yapıp Ferhan Şensoy, aynı benim gibi yazıyor diyerek mahkemeye versem mi diye düşünüyorum. Zaten mevcut yönetime muhalif olmasından dolayı, davayı kaybetme ihtimali oldukça yüksek. Manevi tazminat talebiyle açılan mahkeme sonucunda kavuğuna el koysam, Ferhan abinin kavuk olayı sonlansa, gazeteler” kavuk kel bir lavuğa gitti” diye yazsa, kavuk bende kalsa, “verecek çok lavuk var kime vereceğimi bilemiyorum” lafları etsem. Yandaş medya beni desteklese, alakasız ödülleri bana verse…

Kavuğun yeni sahibi olarak bu sorumluluğun altından kalkamayacağım düşüncesiyle yeni bir BENERCİ KENDİNİ NİÇİN ÖLDÜRDÜ romanı bana uyarlanarak yazılsa. Ama ben ağır yaralı olarak kurtulup ölmesem… Bunun tiyatrosu yapılsa, izleyici rekorları kırsa, Ferhan abi tekrar kavuğuna kavuşsa, Ferhan abi bana bir huni taksa hayat her gün bayram olsa!

O kavuğunu ben hunimi kimselere vermesek, bunun şerefine iki tek atıp üstüne bir cila çeksek, felekten bir gün araklasak, hayatın anasını kiraya versek, kiracıdan kira almasak.

Olmaz mı Ferhan Abi? Neden olmasın ki?
- See more at: http://abdalyazilar.blogspot.com/#sthash.6amYzZAq.dpuf
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Abdal Yazılar üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.