Giriş |  Kayıt
"Para ile satın alınan sadakat, daha fazla para ile de satılır."
SENECA
 
 
 

Yazar ismi :  Osman Birgün (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Osman Birgün isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      GEÇMİŞTEN GELEN DÜŞÜNÜRÜN GÖZLEMLERİ  

Ben gecmişten gelen bir düşünürüm. Nasıl geldigimi ben de bilmiyorum ama size bildigimi ve gördüklerimi anlatabilirim. Sanırım şu an için sadece bunu yapabilirim.
Çok değişmiş insanlık, gerçekten de hayret edilecek düzeyde bir gelişim var gördügüm kadarıyla. Öyle ki, kaleme bile ihtiyacınız yok. Atlar, eğlence aracı olmuş, koşuyorlar ve para kazanıyorsunuz, bir yerden bir yere araba dediğiniz, 4 adet simitin üzerinde giden araçlarınızla gidiyorsunuz. Ulaşım için ne kadar dahiyane bir icat!
Gıda ihtiyacınızı da sistematik bir biçimde çözmüşsünüz, çilek yemek için yazı, portakal için kışı beklemenize gerek kalmamış. Etkileyici!
Haberleşme de keza aynı ilerlemeyi göstermiş, benim zamanımdaki imkanlarla 4 günden önce ögrenemeyecegim önemli bir haberin burada tüm insanlar için ögrenilme süresi, neredeyse haberin çıkmasıyla eşzamanlı.
Elektrik dediginiz bir sey sayesinde kandillerden de kurtulmuşsunuz. Hatta çok fazla seyi de onunla halleder olmuşsunuz. Neredeyse mevsimleri bile kontrol edeceksiniz. Korkutucu derecede hızlı ve ciddi bir gelişim!
Bunlar aklıma gelenler, tabiki hepsini anlatamam size, çünkü zamanınızın degerli olduğu kanısındayım.
Ben mi? Şarap içerim ben, düşünür arkadaşlarımla, bizim zamanımızda şarap zor bulunur ama içecek arkadaşım hep olur yanımda. Burada şarap bulmak ne kadar da kolay, değerini bilin bence. Ama içecek birini bulmakta zorluk çektiğinizi gözlemliyorum.
Ortamınızda güvensizlik hakim, hatta geçenlerde biri babama bile güvenmemem gerektigini söyledi, şaşırdım.
Yalnızlaştırmışsınız kendinizi belli ki. Bizim zamanımızda haftanın bir günü toplanır ziyafetler verir, dertleşir, eglenir, şakalaşırdık.Dostlugun gercek anlamını bilen cok az kişi kalmıs zamanınızda.
Kendinizi paraya endekslemişsiniz ve sonucunda da para var huzur var diyerek kendinizi soktugunuz duruma cok güzel bir kılıf uyduruyorsunuz. Ne kadar acı!
Yaptıgınız o duzenli, sistematik yollarda yuruken kafamı kaldırıyorum ama gökyüzünü göremiyorum. Sagıma soluma bakıyorum gözlerim yeşil bir seyler arıyor ama bulamıyorlar.
Yoldaki insan sürüsü sadece bir yerlere yetişmeye çalışan et yıgınları gibi geliyor gözüme. Birbirinizin suratına bile bakmıyorsunuz. Şans eseri gözgöze gelirseniz de gözlerinizi kaçırıyorsunuz. Bunun nedenini bilmiyorum ama endişelenmemek de elde degil. Ben, her gördügüm insana selam vermekten cekinmeyen ben, kafam önde gitmeyi alıskanlık haline getirdim ve utanıyorum kendimden.
Neden birbirinizi sevdiginizi söylememeniz konusu da apayrı bir tartışma konusu olur. Sonu da hüzün olur.
Çıkarlarınız dogrultusunda davranıyorsunuz birbirinize hatta bunu sizin deyiminizle anlatmaya calısırsam birbirinizin yuzune gülüp arkadan birbirinizin kuyusunu kazıyorsunuz.
Olumlu gelişmelerde oldugu gibi burada da cok fazla anlatılacak sey var ancak, zamanınızın degerli oldugu kanısındayım.
Sonuc olarak, çok ilerlemişsiniz ama aynı oranda bencilleşmişsiniz, dostlarım.Günlük yaşamınızı kolaylastırmışsınız ziyadesiyle ama yalnızlaşmışsınız, dostlarım.
Her seyi ögrenmek için cok caba sarfetmişsiniz bunun meyvelerini de toplamaktasınız ama kendinizden uzaklaşmışsınız, dostlarım.
Zamanı verimli kullanıyorsunuz, ne güzel, ama kendinize zaman ayırmamışsınız, dostlarım.
Kurallarınız ve prensipleriniz var gördüğüm kadarıyla ama aynı ölçüde de sınırlarınız ve duvarlarınız var yıkmadıgınız ve bu duvarların içinde kendinizi hapsetmişsiniz, dünyanızı daraltıp kendinize haksızlık etmişsiniz, dostlarım.
Çözüm mü?
Size benim aklım yetmez ama lütfen beni zamanıma geri gönderin, dostlarım...

Osman BİRGÜN
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Osman Birgün üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.