Giriş |  Kayıt
"Sevdiklerimize vereceğimiz en değerli hediye, ne altın ne de mücevher. Yalnız kendimizden bir küçük parça."
RALDP WALDO EMERSON
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Hasretim (Köyüme Destan) 1  
Memleketim
Dağlarım
Bağlarım
Hani benim dem sürdüğüm çağlarım
Günceleri sürüşle
Yaslarım kendimi Çat´a da seyirle
İçim senle kemal, şuhudla ağlarım.

Hep ekmek verenim oldu
Aşla, kaşla, taşla
Doymaz yanım doydu da
Aç yanım size sızlar...
Bir türkümü
Bir hasretliğim söylerim.

Dört bir yanın dağ
Yansa yıkılsa
Irasa, yakınsasa da ferağ
Kasvet bağlamaz
Irganırken Gökbel´de havalar
Harmanbel´de göğününken ekin
Meryem Dere´si ıslıklarla çağ

Dört bir yanın dağ
Sivri´de geven yakımlarıyla
Dumanın tüterken
Çoban ateşleriyle Çatalbük
Sualan, Pancar Tarla, Harım´ınla bağ
Hey derken Dağ Tarla, Seyfe, Badılı, Horla
Seni anarım da yanarım bir korla.

Erik Kaya´da çıkınca
Görünür Sabire Bacım
Desem acım
Bilmem sahi bilmem tevatür
Cebinde yumurta gezer
Kara gözüne kurbanım der

Tek iltifattır bu, can sezer
Beş ondan güdülen kuzuyla
Mezarın Gediği´nde görünsem
Halil Emmim bağırsa
Hacı Halil Emmim duymakta ağırsa
Rıza Emmim terlemişse katır başında
Fadime Bacım testi elinde bayırda
Ellerini beline abana abana çağırsa:
“Lan gâvurun dölü...
Sığmadın mı yazıya yabana!”
Şenlik tutar seyri âlem, kokmazdı tuzuyla

Yine de öperdik eli
Hiç olmazdık pek pek papaz, deli
Yine göründü Miyase´nin keli
Atı çatlatsa da seferdedir seviseli

Çalışmanın erbabıydı Iskan Emmim
Dokunaklı olurdu türküsü
Söyleyişi olsa da çata pata
Zor günler için yapardı asıvata
Elinden dilinden gelmezle zarar
Yaptığı adamlıklarla bir karar
Büyükle büyük, küçükle küçüktü
Nuru Emmim lakapçı denişle Ökkeş
Aslan gibiydi, övüngen ve pek keş

Seninle ağlar, kubarmasıyla dağlar
Hasan Emmim Almanya´dan sonra çağlar
Bir yol açar, bir sözün, bir de yolun bağlar
Yine de çok hatırnaz, söze selamını bağlar

Şaştı mı "Oğlum Allah, Allah" derdi
Hacı İrbaam Emmim
Murat tutar, Toprklığ´ın toprağı ile
Nice umutlarını belerdi.
Hızlı bir Millet Partili oy severdi
Radyoyu dinler, anlamazda boy severdi

Görünür her yoklarıyla yörem
Yaşam dururum gibi siluet sanem
Sevecen bir ılıklıktı anneannem
Kendisi de yetim gün doldurmuştu
Endamca Abışın Mehmet´ti dedem

Harım´a bir iki tavuk atlasa
Hasibe Dezemin gözü patlasa
Mamık Dayım, beyaz yüzle kireç
Öfkeden dili dolaşıp, kızgınlıktan olur kekeç

Memmed Emmim bir güzel teklese
Sinkafı dilinin ucuna eklese
Esme Bacım, köyü dolaşacak ya
Herif gidecek diye beklese

Getirirdi suyu suvatı
Gittiği yerde unuturdu bile avradı
Zarın zarındı; bir deri bir boyun
Varlığı düğünde oyun, güdülenle on koyun

Köyün kıtlığını yaşardı
Şaşkınlığına "bereket yılı olacak" derle
Öküze imbalı verip, tarlayı sürüp sürüp
Yorgunluk çayı derdi içerken, hürrüp hürrüp
Arkasını temizlerdi avrat, köşe bucağı süpürüp süpürüp
Berbat ederle temizi, "kem talihim" deri, köpürüp köpürüp

Yol dolanır köy içine akar
Safiye Bacım tatlı şehla bakar
Gamzeleri yüze takar
Hele İbraam Emmimin sessizliği
Islığıyla âlemi yakar.

Nazik Bacım dertli yanık
Konuşurken uğunur, saf kanık
Mıstey Emmim görmez ama
Nuh nebiden, en güncele tanık

Abış Memmed Emmim yürüse
Endamını haşmetle sürüse
Haçça Bacım başını bürüse
Köyden yana görse bir nobran
Girer çıkar sokur sokurla sokran
Nahırları kaparken, ekin firikse
Göö gözleri, akılda dumanlanıp
İncileri, zarafet görünür, sözüne birikse

Şakacı İsmeyil Emmim tüccardan çerçi
İrebiye Bacım çok zariftir gerçi
Bazen hatırı yatar, satırı batar
İrebiye Bacımlan, süt, yoğurt satar

Badik Kız üzümü helkeyle alır eline
Bağ çubuğundan şeleği sarmış beline
Hacı Emmimle şaşkın geline
Baka kalırlar eline, diline

Hasar´ın Fadime kimi dem tatlı savak
Hacı Ahmet Emmimle dikmişler kavak
Bekleşirlerdi şehit olmasa
Oğul büyüyecek, açacaklar duvak

Dalaşmaz, yanaşmaz Şevket Emmim
Perdane Bacımla, gülüşe sürse
Kemal´e yumurtalı dürümü dürse
Pek hazzetmez, görüşle bulanır
Garip kalır yanındaki
Başı eğik, göz hakkıyla ağzı sulanır

Gözleri dolgunca Hacı Hüseyin Emmim
Ne zaman görse yetimim der saç okşardı
Daha demindi, buğulanmıştı göz zemin
Birine kızdı mı sinkafını (küfürcünü) demez
Sanki suçlu gibi, baş eğer giderdi yemin


2009_Devamı var
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1234SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  Sercan Doyuk
5 .  Tunahan çelik


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  Canay Gümüşlü Safi
4 .  Ömer Faruk Hüsmüllü
5 .  erhan

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.