Giriş |  Kayıt
"Felaket, dost sayısını sıfıra indirir."
WILLIAM SHAKESPEARE
 
 
 

Yazar ismi :  TülayAkçakoyunlu (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de TülayAkçakoyunlu isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      İçimde ki Destan Çanakkale  
Yıl 2008 aylardan hangi ay bilmiyorum ama mevsimlerden Çanakkale. İçim kıpır kıpır.Daha 16-17 yaşındaki lise öğrencileriyle birlikte yola koyulduk. Gönlü eğitimci biri olarak gönülden meslektaş saydığım öğretmen arkadaşlarımızla birlikte Bursa üzerinden Çanakkaleye uzanan yolculuğumuz başlamıştı.

Daracık sokaklarıyla Ulu camiinin minaresinden yükselen sabah ezanı karşıladı bizi.İçime ılık ılık değen meltem yeli gibiydi. Başımı dayadığım otobüs camına çizdiğim hayaller bir bir gerçekleşmeye başlıyordu.Yol arkadaşım şimdilerde yolculuğa çıkamasak da gönülden gönüle yol aldığım dostum,akıldaşım.Ne de güzel yakışmıştı başına taktığı ışıl ışıl örtüsü.Gözleri yeşil ,saçtığı ışık beyaz,etrafında nefer gibi bakan öğrencileri.Ne çok şey yüklemişlerdi bakışlarıyla ona.Ne gurur verici böylesi bakılan öğretmene yol arkadaşı olmak,ne güzel böylesi yüreğe dost kalmak.

Gökyüzünü yırtarcasına yükselen minaresi ,ona hayranlıkla bakan başka dinin başka milletin insanlarını ve onları izleyen ben.Bakmak ve görmenin farkını anlıyordum şimdi.İnsan ne taşırsa gittiği yere onu götürürmüş gözlerinde.İçime çok şey koydum zannetmiştim.Meğer ne çok şeyi boşuna taşımışım,hem de yıllarca.Şimdi ben bu satırları yazarken bile gözlerimin önünde canlanıyor ucu Lale ile biten Vav harfi.Önünde dakikalarca donup kalmıştım.Eteğimi çekiştiren çocuk kahkahalarını duyana kadar.Bir an kendi kızım zannettim.Sarılıp öpecektim..sonra ,ona yüzümde ki gülümsemeyle teşekkür ettim.Caminin kubbesi gök kubbeye benziyordu.Bu kubbe nakışlarla süslüydü, gökyüzüyse bulutlarla.Tüm sütunlarda elimi tek tek gezdirdim.Önce ‘´annem´´ oldu dokundu ellerim ,sonra bu tarihe dokunmak isteyen tüm kardeşlerime dua oldu sözlerim.

Yürüdüm. Basabildiğim her karesinde yürüdükçe yürüdüm.Bahçesinde ki şadırvandan kana su içtim.Omuzlarımda güvercin sesleri,kulaklarımda ney sesi..Dün bugün ve yarının sentezi.Teleferikle izlediğim tarih... Yerinde yenen İskender gibisi yoktu hani.Adım adım yaklaşıyordu Çanakkale
İçin için yanıyordu mısralar .Bir of desem binlerce mısra dökülecekti sanki.Beklemek gerek kor ateşi.Kor olmadan köz olunmazmış kaleme.Geliboluya gitmeden aynalı çarşı karşıladı bizi.Elimde tuttuğum aynada ki suret ben değildim sanki.Orda savaşa giden erin bakışı düştü gözlerime.Yarine veda eder gibiydi.Zamanda yolculuk başlamıştı.

Vapura bindiğimde ‘´Çanakkale Geçilmez´´ yazısı hala sızlatır içimi.İlk adımı atmak ne zormuş Geliboluya.Sanki insandan toprak kaplamıştı her yeri.Her ziyaretçiyi karşılarmış inceden içinizi ıslatan yağmur.Ne giyerseniz giyin üzerinize gökyüzü ağlıyor üzerinize ve ıslanıyorsunuz tarihle.Bir yanınızda Marmara bir yanınızda ege ayaklarınızın altında Geçit vermeyen Çanakkale..Ve ömrümün sonuna kadar unutmuycam tur rehberimiz Kemal Dokuz .İçimde Vatan mevzu bahis olunca her daim Şaha kalkan duygularımı ilk o anlatmıştı şehitlerimize.
Ağzında sakız çiğnerken yutan, kulağında ki küpeyi çıkarıp Çanakkale Destanını kulağına takan, haykıra haykıra ağlayan bir gençlik vardı karşımda Görünüşlerine göre ölçüp biçtiğim körpeciklerden utanıyordum.Ulu camiideki vav´da saklı lale geldi aklıma.Hepsi o lale gibi bükmüştü boynunu.Gözyaşları dua olup düşüyordu kefensiz topraklara. ‘´Vatan elden gidiyor´´ deseniz hepsi sipere koşacaktı.
Sen rahat uyu Şehidim
Damarlarımızda Tarih
Gönlümüzde Vatan sevgisi oldukça
Nesiller karanlığı yardıkça
korkmuyorum ölümden,
Toprağa kefensiz gömülmekten

mısralar peş peşe yılları devirdi
Şiir kınından çıkınca
Önce vatan oldu
Sonra sevda ve hasret
Şimdilerde çocuk kalmak istiyor
Hayata ve büyütmek isteyenlere inat.
Anladım ki her insan Çanakkale olup
Gelibolu kokmalı

Bitmeyen bir yolculuk Şiir
Satırlara işleyen yürek sesi
İlk adım Çanakkale
Durmak yok
İleri!..Hep ileri.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu TülayAkçakoyunlu üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  Canay Gümüşlü Safi
4 .  erhan
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.