Giriş |  Kayıt
"Bu dünyaya istediğimiz gibi gelmedik, bu dünyadan istediğimiz gibi gidemeyiz."
ÖMER HAYYAM
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      İnşacı Olan Ben (Ruh-Bilinç-Öznellik) 1  
Yalın bencilik kendine göre olanı bilendir. Kendisine dıştan sağlama yapmak için her şeyi emreder. Şimdiki anlayışımıza göre salt sağlama yapmak için bencillik eylemlerinize kötülükleri de emreder. Bencillik tutumu; som ben ile dış dünya arasında olan “ en az dış dünyanın içeri alınma” bağıntısının anlayışıdır.

Yalın ben dediğimiz bu ben, bu aşamasıyla dünyayı groteski anlayandır. Öznellik olan ben ise, yalın benin bir sonrası olan, üst aşamasıdır. Kişi-kişiler ilişkisinden biçimlenir. Öznel bencillik, Dünya ile yalın ben arasına, kişi-kişi bağıntılı zaman mekân devinmeli boşluk hollerini almıştır. Bu durum bizim öznellik bilincimizdir. Kotarıcısı biz değiliz.

Böylece yalın ve korunan ben dediğimiz yalın bencillik kendi içinde kapalı olmakla başlangıç koşulu olan bendir. Dıştan ithale açık, dışın müdahalesine kapalıdır.

Yalın bencilik, dışta kişi kişiler bağıntısıyla yani dışta ikinci bir öznel ben boyutuyla yalın bencillik olan zamanı genişletilmiştir. Genişleyen zaman yalın bencilliğin sağlamasına göre yavaşlamış ve aksamıştır. Yalın bencilik, öznellik olan ikinci benciliği dışta çevril; etmiştir (sosyalleşmiştir). İkinci bencilik olan öznel ben, kişiler üzerindeki çevrimleriyle sosyalleşmiştir. Sosyalleşmiş olan öznel benlik sosyal çevrim üzerinde yalın ben sağlamasına dönüşen bir bilmenin olay ve oluş biçimidir.

Dış öznelliğimiz, dışta ikinci bendir. Her ikisinin imi de; imaj kopyası da; beyinde hamuledirler. Yani öznel olan ikinci ben; kendisini bilen birinci bencillikle; kendisini sosyal bencillik üzerinde de bilmenin eşiğine gelmiştir. İkinci ben olan sosyal bilinçli öznel ben; kişi kişiler amaçlı sentez veya girişmesidirler.

Dıştan özneli olan ben, ilk başlarda birinci olan yalın nefisle bene kapalı olan; örtük olan bir bendir. Birinciye vakıflık olmayan ikinci ben; sosyal elci bir tutum inşası ile birlikte birinci bene bilmenin bilinç düzeyi ya da bilmenin yeni bir ikinci aşama boyutu olmuştur.

İlk fark ettiğiniz duyum, yalın bencilliğin belirtisidir. Ki bu aşama, ikinci aşama olan özne bencillikti bilincinizi, bilemez. Öznel bencillikti sosyal aşama yalın bencillikti aşamaya kapalı olmakla ilk duruma örtüktür. Som bencilliğe örtülü olan ikinci aşama ancak sosyal olanın bağıntısıyla ortaya konabilirdi.

Sosyal olanın temel bir yasası vardır. Sosyal anlayış içinde yeni olan, eskisini; tiksinerek, iğrenerek, ayıplayıp kınamakla dışlayıp; sosyal yapılı anlayışın eş deyişle sosyal bilinç olan öznel itenin dışına atar. Yalın bilinç olan yalın ben; ikinci aşama olan öznel bilincin içine girmesiyle; "bilmediğini de bilir".

Yani yalın durumuyla bencillik aşamasında olan ilk bilinç, öznel alan olan sosyal yaşamın içine geçince daha önce kendisine bilgi olmayan gizlilikleri ya da örtülü olanları acık açık görür ve bilir (bilmediğini bilir) olmuştur. Bu gelişme yaşamın temel ve bencilliğin ya da salt bilincin birinci korunum yasası olan; "en az dış dünyayı içe alma" ilkesini başka boyutuyla da geliştirmiştir.

Hayat, ruhsal bağlamıya eşik atlamış; sarmal ivmeyle basamak tırmanmıştır. Ya da yaşam izleğinin sarmal gelişme içinde geldiği bu tinsel (ruhsal-öznel) düzeye yeni bir sosyo-öznelli basamak denir. Hiç bir şey durup durduğu yerde kalmaz. Şeyler yeni bağıntılarıyla olaylaşır. Gelişir. Kesikli sürekli olurlar.

Nasıl yalpa yapmakla yürüyen bir kişinin yalpalaması şişedeki alkolün kişi içine alınmasıylaysa; sosyal tutum olan öznel ben de, yalın benle girişen kişiler arası bağıntının ortaya koyduğu davranış olmakla; artık tam anlamıyla yalın ben olmakla kalan ben değildir.

Sosyal alanlı öznel bilinç te durup durduğu yerde kalmayacaktı. Sosyal alan totem meslekleri eliyle üreten toplum sal alana dönüşmüştü. Üreten ilişki olan toplum sal alan; gündüzle sınırlı olan sağlama aktivitesinin içinde boş zaman dediğimiz artık zamanı ortaya koydu. Yine üreten ilişki "insanı" ve bile kültürel sentezle uygarlığı, "uygarlıklar sentezini" ortaya koydu. Yalın bilinçten hareketle öznel bilinç, buraya gelmişti.

Bu artık zaman, insan öznelliğinin gelişmesi bağlamında bulunmaz bir olanaktı. Artık insan yaptığını bol bol düşünecekti. Ve insan artık zaman içinde farklı eylemlerin sınanmasını ortaya koyabilecektir. Artık zaman insanın etkinlik içinde geçireceği bir eğlence ve ritüelime olan zamanı ortaya koymuştu. Bu artık zaman içinde deney sellik, sınama yanılma türü istidlal (akla uygun) çıkarımlarıyla soyutlama gibi zenginlikleri nedeniyle sosyal öznelliğimiz yeni bir "özne nesnel süreçli boyuttu".

Yalın bilinçli benci dönem, tekilliğin şartları içinde tikel oluşların salınımıyla; yalın bencillikti salınımlar kendi tekil sürecini sürü dönemi içine doğru kaydıran bir yelpazeyi içerir. Bu zamanlar az çok oluşla bencilliğe karşı kişideki özgeciliği ortaya çıkarırlar. Sosyal özne, hani nerdeyse tümden özgeciliktir.

Sosyal özneli bilinç, özgeciliğin güttüğü bilinç düzeyi olmakla özgecilikler yer yer bencilliğin önüne geçip; bencilliği bastırabilirler. Bu sosyal özneli aşamada özgecilik daha ulvi kılınmaktadır. Kişinin ölüm orucu tutması kişinin özgecil olma bilincinden ötürüdür. Yalın bencil bilinç özgeciliği bilmez.

Doğallıkladır ki özgeciliğin üzeri de tıraşlandığı zaman görülür ki sosyal özgeciliğin altında yatan şey yalın bencilliğin güttüğü girişmeli olan bağıntılardır. Özgeciliğin altında bencillik var dediğimizde sanmayın ki alt bencillik giderek özgeciliğe gelirdi. Sosyal alan olmasa alt bencilliğin özgeciliğe gelmesi olanaksızdır. Özgecilik te sonuçta sosyal yapı üzerinde yalın bencilliğe hizmet olmakla bir inşadır.

Bu yelpaze içinde tekil oluşun bencilliği, tikel oluş içinde olmadığı gibi tikel oluşun bencilliği de, sürü dönemin bencilliği gibi değildir. Ne var ki her üç durumda yalınca bencil oluş baskındır. Ve benci bilinç olmakla kişisini güdendir. Bu üç süreç içinde belli belirsiz bir totemi oluşun sosyal salınımları vardır. Ama bu salınımlar henüz bir özeği ve özeğin çevresini senkronlayım yapan çevrimlerin salınım yoğunlaşması değildirler.

Sosyal özneli bilinç düzeyi, daha çok totemi dönemli ve totemi mana inşalıdır. Tabii ki özne-nesneli süreçli, bencillikti toplumsal bilinç te; sosyal özneli bencil bilinçli sürece kapalı ya da örtüktürler.

 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki111213141516SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.