Giriş |  Kayıt
"Kaptanın ustalığı deniz durgunken anlaşılır mı?"
LUKİANOS
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      İnsan 5  
Mamon, kolektif bilinci ve kolektif gücün müktesebatını kişisel eştirir olmanın bir mana anlamasıydı. Mamon´i anlamanın bey erki içinde olan; imge güç olan El, köle adamı (insanı) karşısına oturtuyordu. Ön ittifaktan öğrendiklerini adama, sanki kendi marifetiymiş gibi okuyordu, El.

Bu "öküz" diyordu EL; karşı totem meslekli hüner içinde olmasıyla ön ittifaklı deneyimlerin bilgisine. EL, zaten totem mesleği olmuşla adlandırılmış kullanımları; ‘adama her şeyin adını bellettim’ diyordu.

Öğrettim dediği bu ön ittifaklı bilgi içinde öğrendiklerini Mamon (kişileştirilmiş mana); ön ittifak içinin bir uygulaması olan öküzü; "öküzü adam tarlasını sürsün diye ben yarattım" diyordu. Çünkü bu söz ön ittifakın ortaklık hafızasını silmenin gayretiydi. Ön ittifakın yerine insanı kontrol edeceği geri beslen imli, imgeleri koymanın gayretiydi.

Aslında süreci nesnel geri beslenme referansı ileri akıtıyordu. Ama siz bu akma işini imgelerden biliyor ve imgelerin söylemi olduğuna inandığınız anlamlarıyla akıyor sanıyordunuz. Enerji bir düşünme bir oluşmanın zıttı olmakla boşluk devinmesi olan holleri de oluşuyordu.

Siz bu zıt devinmelere kendinize göre anlam veriyordunuz. Henüz koşulları ortada olmamakla, olana göre yansımasını veremeyen bu zıt devinmeli hollere siz istediğiniz gibi kendi düşünmelerinizi veriyordunuz. Yani siz beyaz demeyi karaya göre zıtlıkla ve görüngü oluşla söylüyordunuz.

Enerji bir salınım hareketidir. Yani ak olanla siyah olan arasında birçok yansıma olacak tonlar vardı. Beyaz tüm bu tonların uyum senteziydi. Siyah ta beyaz salınımın ışıkla girişmesi sonucunda ışığı yansıtmaması oluşla beyaza göre aynı şeyin zıt bir özellik belirtmesiydi.

Yani akla siyah arasında onlarca ton yansıma olmakla eğer şartlar ortada yoksa gri ve tonları vardı, ama gözükmüyordu. Yansıyamıyordu. Yansıyamayan bu gri ve tonları görünmez boşluk devinmesi olmakla ortamda varlar. İşte gri ve tonları hatta diğerleri görünene kadar sizin imge ettiğiniz enerji paketleri gri alanlı var olup ta görünmeyen bu boşluk devinmesi içine yerleşirler.

Gri ve tonları olan boşluk devinmesi ortam içinde karşılığı olmamakla yansıyamamaktadır. Ama kendi devinmeli salınımıyla ortam içinde arzı endam etmektedir. İşte sizin mana ettiğiniz bu enerji kalıpları henüz karşılığı olmayan gri ve tonlarının içini dolduramadığı boşluk devinmeli alanın içine oturur. Gri ve tonlarının kendi özgücü olan devinme ya da tiril hareketini siz, imgelerinizden kaynaklı hareket gibi anlarsınız. Bu anlamayla siz yanılıp; vehimlerinizden (kuruntunuzdan) kaynaklı anlamlar var edersiniz.

Çok kez sizin imgeler bu boşluk devinmesine maymuncuk oluşla cuk ta oturabilir. Yani boşluk devimli holle, sizin imgeniz birbirine anahtar kilitmiş gibi bir sahte uyum yaparlar. Hollerin ortam içinde karşısı olan şartının, hol boşluk devinmesini kullanması gibi imleriniz de hol boşluklarında etki ortaya koymakla işlersen olan boşluk devinmesi açık görünür kullanımlı hale gelir. Bu yalancı bahardır. Baharın gelmesiyle foyası ortaya çıkar. Hiçbir etkisini olmadığı görülür. Söz gelimi inekle ineğin memesinin emzirir oluşu kuzuya ineği anası gibi algılatır. Anası gibi algılatır olduğu gibi kuzuyu emziren bir cuk oturması; inek kuzu için bir yansıma değilken kuzunun yararlanmasıdır.

İnekte birçok yansıma bağıntısı vardır. İnekteki bu birçok yansımalardan biri de danaya ait olur boşluk devinmeli alan yansımasıdır. İşte kuzu inekteki bu danaya göre olur boşluk devinmesi içine geçici süre de olsa cuk oturan bir imge görüngüdür.

İneğin dana bağıntılı boşluk devinmeli yansıması kuzu için olmadığı gibi yararlanıl olduğu süre boyunca kuzu için değildir de diyemezsiniz. Bir kuş dağa taşa ağaca kayaya konar. Siz dağ, taş, ağaç kuşun konması içindir diye imge edemezsiniz. Eğer böyle imge ediyorsanız doğada da kuşları ağaca konmuş olmakla görüyorsanız; bu durum sizin bunu böyle mana ettiğiniz için değil de, aksine kayanın ağacın üzerlerine konuşlanılma gibi bir ortam girişmeli yansıma bağıntısını da taşır olmalarıdır.

Ha keza kuş eşeğin sırtına da konar. Eşek ağaç gibi sabit olmayıp hareket eden bir nesne olmakla kuş eşeğe biner. Aynı şekilde insanda kayaya, ağaca çıkar. Kaya ağaç insanın üzerine çıkması için olmadığı gibi çıkıldığı süre boyunca da çıkılmaması anlamını vermez. Bunun gibi insan da hareket halindeki eşeğin üzerine çıkmakla, eşeğe biner.

Bu eşeğe binme demek değildir ki eşek insanın binmesi için yaratılmıştır. Şeylerin üzerine çıkılma yansımalı her bir deneyimler; eşekte de gerçek olmaktadır. Eğer bir çevre gözetlemesi yapmıyorsanız kayaya çıkıp inmeniz pek bir önem arz etmez. Oysa eşeğin günlük kullanımla binilir olması daha bir önemde olmaktadır.

İşte Mamon bu önemi bildiğinde (bunu bilen insan olduğundan) kayayı değil de eşeği binmemiz için bize nimet oluşla yaratmıştır! Hâlbuki ki eşeğin binilmediği sadece av olarak tüketildiği dönemde ne eşeğin nimet olması vardır. Ne de mamon vardır. Ama bu gerçek oluşu mamon eşeği binmeniz için yarattım demenin bizim için olmayı imge kılmasıyla, süreç farklı akıp farklı cereyan etmektedir.

Dana ortaya çıkınca ineğin kuzu için asıl girişme nedenli devinme olmadığı ortaya çıkar. Dananın olmadığı hallerde emziren ineğin boşluk devinmesi içine kuzu yerleşir. Bu cuk oturan bir denk düşmedir. Yani kuzudaki analık imgesi inekle eşleşir. İnek bir süre kuzudaki imgeye göre davranır olmakla kuzu aslında hem geçici bir harikulade olan bir yanılmanın yararlanışı içindedir.

Kolektifin ortak mülkiyetli yararlanış serveti olan zenginlik kaynakları koşulları henüz ortada olmamakla şahısların sahipliğinde şahısların yararlanıştı, kullanımı oluşla da yansıyordu. İşte Mamon şahıs sahipliği de olucu yansımayı veren boşluk devinmeli holün içine oturan imge olmak için tam da özel mülkiyetçi sürece göre biçilmiş bir mana anlaması olan, kaftandı.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki891011121314SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.