Giriş |  Kayıt
"Alışkanlıklar bırakılmazlarsa, zamanla ihtiyaç haline gelirler."
ST. AGUSTİNE
 
 
 

Yazar ismi :  Murat Ölmez (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Murat Ölmez isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      KISMET  
KISMET
Köye girdiğimde güneş çoktan tepenin arkasından kaybolmuştu. Uzun zamandır yolda olduğum içim yorulmuştum. Hangi köyde olduğumu bile bilmiyordum. Tabelayı okuduysam da anımsayamadım o an. Yol kenarında bilye oynayan çocuklara köy kahvesini sordum. Sonunda Köy kahvesine geldim. Kahvede oturanların meraklı bakışları altında ürkek bir tavırla masaya oturdum. Kahveciden bir bardak su istedim. Yanıma saçları bembeyaz olmuş kambur bir ihtiyar oturdu. ‘’merhaba oğul hoş geldin köyümüze’’ dedi. Bende hürmetle elini öpüp ‘’ hoş buldum amca’’ dedim.‘’Kimsin, nereden geliyor nereye gidiyorsun’’ dedi. Ben de ona öğrenmek istediği her şeyi anlattım. ‘’Evli misin oğul?’’ dedi ihtiyar.‘’Bekarım’’ diye cevap verdim. Bu zamana kadar neden evlenmediğimi sordu. Bende kısmet olmadı deyince gözleri parladı. ‘’Bak oğul ben yetmiş altı yaşındayım. Otuz beş yaşımda evlendim. Kısmet dedikleri şey beni de geç buldu. Hep bir yerlerde kısmetimi bekledim. Sonunda o beni buldu.’’ Dedi. Bak sana bununla ilgili bir darb-ı mesel anlatayım dedi.
‘’Bundan yıllar yıllar önce Yörük Beyi Hasan atına biner ve bir diyardan başka bir diyara at üstünde yolculuk eder. Yorgun düşen Yörük Beyi bir yamaçta gördüğü çadıra yaklaşır. Destur isteyerek içeriye girer. Çadırda bir yaşlı nine ile kundakta bir bebek vardır. Yörük Beyi Hasan bir köşeye ilişir. Yaşlı nineye:
‘’Koca anam uzun yoldan geldim. Bir tas çorba ve sıcak bir yatak arzu ederim’’ der.
Yaşlı nine ’’Elbette oğul tanrı misafirini aç bırakacak halimiz yok önce söyle bakalım kimsin nesin, nereden gelir nereye gidersin. Diye cevap verir.
Yörük Beyi Hasan uzun uzun anlattır. O arada önüne konan sıcak çorba ve bazlamayı afiyetle yer ve karnını doyurur. Karnını doyuran Yörük Beyi Hasan sohbete devam eder.
Yaşlı nine ’’Evli misin? Oğul der. Yörük Beyi hasan ‘’Yok anam kısmetimi ararım der. Yaşlı nine o vakit kundaktaki bebeği işaret ederek ’’İşte kısmetin buldun işte onu der. Yörük Beyi Hasan alaylı bir tavırla ’’Nasıl olur ana o bir bebek der.
Nine ’’Oğul gün gelecek devran dönecek yıllar üstünden yıllar geçecek bu sabi sana zevce olacak der. Yörük Beyi Hasan biraz sinirli biraz tedirgin ’’Ana ben uyusam iyi olacak diyerek yatmak ister.
Sabun kokulu çarşaflara alışık olan Bey yatağını yadırgasa da hemen yatar ama uyumak ne mümkün ninenin söylediklerine takılır aklı. Sağa döner uyuyamaz sola döner uyuyamaz. Yaşlı ninenin uyuduğuna emin olunca belindeki hançeri çıkararak bebeğe saplar ve sessizce çadırı terk eder. Aradan on üç on dört yıl geçer. Yörük Beyi otuz üç yaşına değmiş fakat hala kısmetini bulamamıştır. Yine uzun bir yolculuğa çıktığında bir köye ulaşır. Çeşme başında hem atını sular hem de kendisi su içer. O sırada çeşmeye gelen köyün en güzel kızını görür. Haceli Osman’ın kızı Hacer, güzelliği ile yedi düvele nam salmış bir dilberi ranâdır. Yörük Beyi Hasan’ın dili tutulur. Sonunda aradığını bulmanın kıvancıyla atını ağaca bağlar ve köy kahvesine giderek kendin tanıtır. Köy muhtarı İsmail, Hasan’ı misafir eder. Hasan sofrada dayanamayarak çeşme başında gördüğü güzeli sorar. Muhtar İsmail‘’Haceli Osman’ın kızı Hacer’dir ağam der.
Onun güzelliği bütün yörede dillere destandır. Hasan, Hacer’i almak için kırk takla atar. Sonunda zenginliği de kullanarak kızı alır. Yörük Beyi Hasan Hacer’e kırk gün, kırk gece düğün yapar. Düğün bitiminde Yörük Beyi Hasan muradına ermenin kıvancıyla gerdek odasına girer. Güzeller güzeli Hacer gelin yatağında onu beklemektedir. Yörük Beyi Hasan yılların verdiği hasretle Hacer’i bir çırpıda soyar. Hacer’in çıplak bedenini tepeden tırnağa süzerken gözü Hacer’in karnındaki yaraya takılır. Merakla hemen sorar ’’Ey gözleri güzel dilber karnındaki yar da ne ola ki der. Çıplaklığından utanan Hacer başını kaldırmadan cevap verir ’’Bundan yıllar önce ben kundakta bebekken yaylaya çıktığımız bir vakitte çadıra misafir olan bir yabancı hançerlemiş beni ağam der. Yörük Beyi Hasan, Hacer’in sözlerini duyunca olduğu yere yığılır kalır. Yıllar önce çadırda misafiri olduğu ninenin sözleri aklına gelir ’’İşte kısmetin burada yatıyor. Buldun onu işte.’’Yaşlı ninenin söylediklerinden etkilenerek, hançerleyip kaçtığı kundaktaki bebek şimdi büyümüş, serpilmiş yedi düvele nam salmış bir dilber olmuş ve yıllar sonra kendisine eş olmuştur.
Kahvedeki saçları ağarmış kambur ’’Ya evlat göründün mü? Ninenin söyledikleri doğru çıktı. Unutma ölüm ile nikâh asla şaşmaz. Senin de elbet bir yerlerde bekleyenin vardır dedi. Dinlediğim hikâyenin etkisiyle arabama bindim ve son hızla köyden uzaklaştım. Yol boyunca saçları ağarmış ihtiyarın anlattığı hikâyeyi düşündüm. Gerçekten beni de bekleyen bir dilber var mı diye hayaller kurdum.

MURAT ÖLMEZ
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Murat Ölmez üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1234SonrakiSon

 
1 .  Şüheda Bektaş
2 .  Nihal Kodaman
3 .  NURTEN DEMİREL
4 .  Bayram Kaya
5 .  yakup onat


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  Sercan Doyuk
5 .  Tunahan çelik


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  Canay Gümüşlü Safi
4 .  Ömer Faruk Hüsmüllü
5 .  erhan

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.