Giriş |  Kayıt
"Kıskançlığımızı ancak sevgi ile yenebiliriz."
GOETHE
 
 
 

Yazar ismi :  Ömer Faruk Hüsmüllü (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Ömer Faruk Hüsmüllü isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      KÖPEĞİN ADI BADİ-1  
-Bunun adı ne?

-Köpeğin adı: Badi.

Defalarca duyduğum bu sorudan da cevaptan da nefret ediyorum. Sordun, öğrendin; ne oldu? Benim hakkımda bilgilendin mi? Bunu öğrendikten sonra bana karşı davranışların nasıl olacak? Aramızda bir samimiyet mi oluştu? Beni horlamayacak, kırmayacak, hakaret etmeyecek, aksine hep sevecek misin? Hayır. Zaten sormak için sormuştun, belki de aradan biraz zaman geçince adımı unutacaksın ve başkalarının defalarca yaptığı gibi: “Sahi, neydi bunun adı?” diye tekrar tekrar soracaksın.

Bu adı bana Kenan Baba koydu. Benim ilk adım -belki de gerçek olan odur- Kalo idi. Kalo çingenece bir kelime; siyah, kara demek. Gözlerimin üzerindeki yaya benzeyen insanların kaş dedikleri kahverengi tüyler hariç her tarafım siyah, simsiyah. Ha, sahi karnımda da bir kahverengi küçük leke var. Bana Kalo adını veren de kenef sorumlusu çingene Cafer Aga.

Annem süt gibi bembeyazdı. Ben onun tam tersi. Zaten bu renk zıtlığı birçok insanın dikkatini çekmiş ve alay konusu olmuştum. Böyle bembeyaz, süt gibi anne dört yavru doğurmuştu. İkisi kız, biri erkek olan kardeşlerim de beyazdı. Annemizin memelerinden süt emmek için birbirimizle yarışırdık. Hele o kız kardeşlerim nasıl da aç kurtlar gibi saldırırlardı. Annem güzeldi, çok narindi. Zayıf vücudu, gözleri ve karınları aç olan bu dört yavruyu besleyebilecek kadar süt üretemiyordu. Şansım varmış ki on dört günlükken kızlardan biri öldü. Bundan üç gün sonra erkek kardeşim de gitti. Bir kız bir erkek kalmıştık; ama yaşayan kız kardeşim gene de bir türlü doymak bilmiyordu. Ne zaman süt emerken beni görse iteleyip hırlamaya başlıyordu. Onunla mücadele etmem imkansızdı. Öylesine güçlüydü ki beni kuyruğumdan ya da kulağımdan tuttuğu gibi ötelere savuruyordu. Şiştikçe şişiyor, her geçen gün biraz daha kamyon lastiğine benziyordu.

Bir aylık olunca o da bu dünyadan gitti. Garanti çok yemekten patlayıp ölmüştür. O gün bayram yaptım. Karnımı doyuruncaya kadar süt emdim. Tokluğun ne olduğunu ilk defa o gün anladım. Elinde bir tek ben kaldığım için annemin bana karşı olan ilgisi, sevgisi de artmıştı. Karnını doyurmak için gider, fazla oyalanmadan benim yanıma dönerdi. İstediğim kadar süt emerdim. Karnım doyunca oburluk etmez, süt emmeyi keserdim.

● ● ●

(Devam edecek...)

Ömer Faruk Hüsmüllü
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Ömer Faruk Hüsmüllü üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki12345SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.