Giriş |  Kayıt
"Bütün donanımıyla askere değil de elinde alfabesiyle öğretmene güvenirim."
BROUGHAM
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Kurtuluşun Felsefesi 156  
Bu nedenle insan; egemenliğini ve hâkimiyeti milliyesini, kolektif birim zamanlı tek meşru yapı değeri üzerine oturtuyordu. Trans Atlantiki bununla yapıyor, uzaya bununla gidiyor, kanseri bunula yeniyordu.

Çünkü doğadaki sosyal oluş yanında "toplum sal üreten oluşuyla insani kolektiflik" doğada şimdilik tekti.
Bugünkü sistem de sömürü varyantlarıyla tekti.

Değilse bugünkü sistem yine "kolektif bilinçli, kolektif miras paydaş süreçlerle kolektif üretiyordu. Pay yaparken kolektif değildi.

İlk başlarda hayatın ve kişinin tekil zamanlı yaşamı olan kişi çıkarla meşruiyet, sosyal bencil oluş üzerine oturdu. Bu tutum doğada avcılık toplayıcılıkla sağlatan bir sosyal kolektif oluştu. Kolektif birim zamanı ortaya koyuştu.

Ne zamanki kolektif birim zamanlı süreçle "üreten bir sosyal oluş ve toplumsal oluş süreci" başladı; işte o zaman kişi kişisi bencil oluşun dışında, kişisi bencil oluşa dönük sağlatmalarıyla, kolektif ligi ve kolektif bencil oluş özgeciliğini ortaya koymuştu.

Artık bundan sonra kişisi bencil oluşun önünde ve çevresinde kolektif oluş vardı. Kolektif oluş kolektif sinerjini enerjisinden ötürü kişi ve kişilerin çevresini saran bir AKI olan buluttu, ruhtu.

Artık kişisi bencil zaman akışı yerine, kolektif akı´lı bencil akış, vardı. Kolektif bencilik üzerinde, kişisi bencilliği karşılama vardı. Artık kişi üzerinde kolektif bencillik ile sosyalleşme ruhu ve kolektif koşullu oluşmanın sosyal öğrenmeli entegre süreçleri vardı.

Kişi ruhu yanında bir de kişilerden bağımsız ama kişilere göre de olan kolektif sosyo toplumsa ruh vardı. Bu ruh sosyo toplumsa enerji olmanın akısıydı.

Kolektif oluş kendisine taalluk oluşla kişinin kendisinden, düşüncesinden ve kişinin isteklerinden bağımsız bir var oluştu. Kolektif oluşun hemen koşutunda ve eş zamanlı beliren mana anlayışı da ÖZGECİLİKTİ.

Kolektif akı´lı bir sosyo toplumsa başlangıçtan beri kolektif yapı akı´lı inşacı bir başlangıç vardı. İşte hâkimiyeti milliye kolektif akı içinde oluştan beri önce farkında olunmayan; sonra da kaybı yaşanmakla farkında oluştan beri meşruiyetle, kolektif birim zamanlı bu kolektif koşulların üzerine oturur olacaktı.

Kişisi bir birim zaman içinde olan bir kişi ancak bir türlü tutumla dalda meyve toplayan kişi olarak eylemli olacaktır. NASA saniyenin milyarda birini ölçmekle, 1 saniyeyi bir milyar tane parçadan oluşan entegre süre durumlar yapıyordu.

Bu durum ancak atom altı kuantum süreçlerle böyledir. Oysa biz kuantum süreçle davranamıyorduk. Kişinin bir parçalı durum içinde bir türlü olmaktan daha fazlasını yapamadığı bir birimlik süresi, kişisi birim zamandı.

Kişi bir birim zaman içinde: aynı anda hem ot toplayıp hem böcek toplayıp hem meyve toplayıp hem av peşine düşüp hem geride kalan yavrusunu gözetip hem de kendisine vaki olacak tehdidi, aynı anda yapamaz.

Bu örnekten anlayacağımız gibi bir kişi hiçbir zaman kendi birim zamanını bu tür altı parçalı bir süre durum kılamaz yani bir birim zamanda altı işi birden aynı anda yapamaz.

Oysa örnekteki gibi, hayat çok parçalı; eş anlı birçok belirmelerini aynı anda ortaya koymakla kişi adeta kuantum süreçler içindeydi.

Tıpkı kişinin yalıtımlı olan kendi vücudunun içi de eş anlı entegre durumla bu türden bir kuantum süreçti.

Vücudun içinde her biri kendi bir birimlik süresi içindeki kendi işlevi içinde birbirine bağıntı sal olup biten kalp, karaciğer, börekler, mide, immünolojik sistem, hematol sistem, hematol basınç, enzimler, nöron sistemi, PH ortamı, hormonsal sistem gibi eş anlı birçok parça işler ayrı ayrı organ birimler üzerinde bir anda olup biterler.

İşte doğadaki gibi vücuttaki gibi birçok durumla bir anda ve eş anlı süreçlerin kişiye bir yansıması vardı. Çevre içinde olunmakla çevre içinde olup biten süper zamanlar analojisi; adeta kuantum süreçlerdi.

Dış ortam içinde birbirinden bağımsız ya da birbiriyle ilintili aynı anda oluşan birçok yönlü belirimler kişiyi "kendi birim zamanı içinde" olmak kaydıyla, kendi dışındaki kendi gibi kişiler bağıntısı içinde çok parçalı olmaya zorluyordu. Bu kabil çok parçalı oluşun ilki, doğada sağlatan kolektif bir sosyal oluştu.

Farkında olunmayan süreler boyunca beliren bu zorunluluk ancak kişimizin yanında ikinci, üçüncü, beşinci, yüz beşinci vs. kişilerin bir arada entegre olması ile zorunlu ve olasıdır. Bu zorunlu olasılık ta kolektif birim zamanlı PAYDAŞLIKIKTIR. KOLEKTİF BİRİM ZAMANLI ORTAK PAYDADIR.

Yine bu durum da kolektif birim zamanlı ORTAKLIKTIR. Yani kısaca tarihsel olup biten inşa KOLEKTİFLİKTİR. Kişisi mal mülk sahipliği karşısında "kolektif egemenliktir". HAKİMİYETİ MİLLİYEDİR. Milliye veya milli sözünün kendisi zaten kolektifliktir.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki12345SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  İbrahim Değerli
3 .  Gülüm Çamlısoy
4 .  Berat Uyanık
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.