Giriş |  Kayıt
"Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir."
BERKLEY
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Momondu İman Ahlakı 1  
Mamon ahlaksız değildi. Mamon’un da bir ahlakı vardı. Önemli olan Mamon ahlakının hangi sınıfsal bir ahlak olduğunu analiz edebilmekti. Mamon El malik olmakla serveti olan ve servetini keyfi dağıtan kuvveydi. Bu nedenle mamon ahlakı, servet sahibi olmanın yaptırım ve yaptırımsızlıklarıyla eşdeğerdi.

Mamon’un adaleti, kendi takdiriyle dağıttığı servetin sahip olunuşunu korumakla olası olacaktı. Böyle olunca Mamon’un aşağılık sınıfı da kaçınılmazdır. Ahlaksızlık ta kaçınılmazdır Mülk ahlakın ve ahlak dağıtmanın temeli olunca; mülksüz lük te ahlaksızlık ve ahlaksızlığı yaygınlaşmanın temeli olacaktı.

Mamon’du ahlakın bir sekansında; Mamon’un sebebi varlığı olan bir süreci; keenlem yekün sayma vardır. Yine kendisinden sonraya, seçilmiş kişilerin kişi sel mülk sahipliğini meşru kılma vardır. Kendini, kendisinden sonraya başlangıç kılar olmanın eylemli mantıkla düşünen ve konuşan kuvve mantık olan Mamon’u vardı. Mamon´un, ön ittifak yerine; mülk sahibi olası vardı.

Mamondu ahlakın diğer kefesinde de birinci sekansın uygulaması vardı. Bu uygulamaya göre Mamon mülkünü canının istediği kişisine kendi mülkünü verecekti. Canının istediğine de kendi mülkünden pay (nasip) vermeyecekti (neden?) Mülkü olanla mülkü olmayanın eşitsiz koşullardaki sabrını sınayacaktı!

İkinci sekansta yine özel mülk sahibi efendilerin mülk muktedirliği ile efendilerin tavır alması ve kölelere de bu cebirle tutum aldırmalarının adaleti olan; fiili durumun pratiği vardı.

Ön ittifaklı iman, köleci dönemle birlikte özel mülk sahipliğiydi. Yani özel mülkün ve köleliğin yerleşip meşru olması içindi. Yani devam ede gelen zorunlu geri beslenmeli ön ittifaklı geleneğin; kendi öncesi olan ön ittifaklı mülk ortaklığı olmanın kolektif sahipliğini yok saymak için; Mülk Mamon´undu.

Yani Mamon EL Melikti. Yani Mamon boşuna El melik değildi. Mülkünü dilediğine dilediği kadar payla (nasiple) verecekti. Dilediğine de zırnık dahi vermeyecek olmakla kölenin (kulun) sabrını deneyecekti!

Yani iman köleci sistemle birlikte özel mülklü lük deklarasyonunun mührüydü. Mülkün Mamon takdirli dağılımı olan anlaşmadan, şüphe etmemenin bağlılık akdiydi. İman, Mamon´a bağlılık; mamon bağlısı olmanın; özel iman ve özel iman seremonisiydi. Mamon´a ibadet bağı olmakla; tekrarlanan (tazimin) saygının yapılmasıydı.

Tazim yani tekrarlanan ibadet ve iman saygı laması, tüm bağlılık süreçlerinin perçinidir. İstiklal marşı, okumak; ant okumak, enternasyonal söylemek, dualar ezberleyip okumak bu türdendir. Bu bir sürecin sosyo öznel ihsas kuralıdır. Önemli olan ihsasınızın ne ve neden yanlığıdır. Yanlığınız Mamon’dan yanalı ihsassa (Mamon’du mülk dağıtma; mamon gibi adaletli olma ihsası ise) çok düşüneceksiniz.

Adalet mülkün temelidir. Bu sözü hukuk kitabının başına da yazsanız; bu söz aslında imanı bir söz ve imanca mamondu kavildir. Yani şimdiki adalet te; Mamon´un özel mülk edindirme biçimi olmakla Mamon’du adaleti sürdürmenin deklarasyonudur. Mamon’ca olan damga günümüzde de amildir. Bu sözle aldandıra ballandıra sözlenen anlam budur. Anlam içinde anlam ürettiğimiz kutsamalarıyla söz içindeki "köleci geri beslenme referansı" budur.

İmanın ihsasından (imanın üstü örtülü olarak anlatmasında, sezdirmesinden) bu yana; imanın her olduğu yerde, mutlaka ve mutlaka bir zenginleşme ve bu zenginleşmeye kaynak olan kölelik vardır. Her imanı, bir zenginlik takip eder. Zenginleşme yok ise; inancı iman da yoktur. Sürece dogmatik mantıkla değil, çözümleyici mantıkla -analitik mantıkla- bakacağız.

Ön ittifakı iman; sahiplik ortaklığı olmakla gruplar kullanımlıydı. Gruplar zenginliğiydi. Genel yarar içinde özel yarardı. Yani her kese göre olmakla, ön ittifak zenginliğiydi. Zenginlikler olduğu gibi alan içinde ki tüm kişilerin asal eksenli kullanım tüketmesine indirgeniyordu.

Köleci imanlı ittifak herkese göre olmayan kimi seçilmiş şanslılar olmakla kaderli kişilerin özel mülk sahipliği olmakla, zenginliğiydi. Köleliğinin ihsası olmakla, mülk geliri ve emek sömürüsü zenginliğiydi.

İman; sömüren için zenginlikti. Sömürülen için teslimiyetti. Biatti. Ulul emre itaatti. Tevekküldü. Ve "size de çıkabilir" kabili zenginlik hayaliyle, belki bir gün diye; umuttu. Bu olmuyorsa öte dünyaya vaatti. Katlanmaydı. Sabır ve tevekküldü. Öte dünyaya vaat, kendi üzerine yansımakla öte dünyada hesaba çekilme, mahşer, ba´su ba´de´l mevtti.

Mülk sahibinin ahlakı almaktı. Kölelerin ahlakı vermekti. Efendilerin ahlakı emirdi. Kölelerin ahlakı emre amade olmaktı. Bir sekansın ahlakı boyun eğdirmeydi, diğer sekansın ahlakı alçak gönüllülükle boyun eğmeydi. Bir kesime helal olan mülk ahlakı, diğer kesime haramdı. Biri için yasak olan diğerine serbest olan ahlaktı. Yani efendi köle edinebilirken; köle ne köle edinir ne de efendi olabilirdi vs.

Mamon’a imanınızı göstermek zorundaydınız. Bunu dua, ibadet ve tekbir, teslislerle yapacaktınız. Siz günlük mamon’a tazimlerinizi (tekrarlarınızı) yapıyordunuz. Ama Mamon sizlere bir türlü kendisini gösterip; kendisini anlatamıyordu. Kendini tanıtma yerine dolaylı hikâye anlatıyordu.

Kimilerine binlerle mal mülk verirken, bazısına birkaç tane; pek çoklara da hiç vermeyen Mamon ahlakı ya da adaleti, kuşku uyandırıyordu. Yaklaşık dünya kurulasıdan beri olup biteni; ön ittifakın ilahlarından beri olup bitene kayıtsızdı. Hiç olmamışlar gibi o zamanlar söyleme gereği bile duymayan Mamon; bunları sanki şimdi ve ilk kez oluyorlarmış gibi tam da özel mülk ihsası sırasında anlattı. Kendi anlatılarının köleci mülkçü takdirde bulunmasına meşruiyet yapıyordu! Süreci dolaylı anlatıyordu. Halk bilgisi dağarcığı oluşturuyordu.

“Gökte yağmuru yağdırmakla, yerde biten otu size hizmet etsin diye öküze yediren kimdir?” diyordu. “Onlar gibi bu ahde iman mı edelim” diye daha da zorlandığında Mamon kızıyor. “…asıl akılsızlar, asıl beyinsiz ve sufehalar (aşağılık sefil, kötü alışkanlık düşkünlüğü olan) sizsiniz diye kızıp küfrediyordu!
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki9101112131415SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  Canay Gümüşlü Safi
4 .  erhan
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.