Giriş |  Kayıt
"Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılamayacak kadar güçlü olurlar."
BENJAMIN DISRAELI
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Sistem 9  
Parçalar organizesi biyolojik bireylerde bireyler arası bir koloniye yapılardı. Bu yapılar kendi birey kümeleriyle yalıtımlı olup dışa karşı olabildiğince kapalı iç yardımlaşmaydı. Sosyal dışlama ile seçici olabilmekteler. Parçalar organizesi birçok sosyal tavırlar ortaya koyabilmektedir. Sürü seçme ayıklama süreci en az durumla kısıtlı olan bir savunma ve sosyal hayata kabul olunma sistemidir.

İnsanlar totem yapı ile sosyal yaşantıyı mevcuda göre hayli geliştirip çok yüksek seviyeye çıkarmıştı. Totem sosyal yapıları seçme ayıklama duyarlılığı en yüksek olan yalıtımlı bir alandı. Totemi sosyal yaşamlar dışarıda sağlayıştı enerji girdisi yapan avcı toplayıcı düzenli hayatlardı.

Bir totem alan içinde olmayan diğer sosyal birimlere karşı oldukça yüksek bir yalıtma uyguluyordular. Totemi sosyal yaşamlar özgün kültürün koruyucusu, geliştiricisi ve kültürleri o yalıtım alanına özgü oluşuyla da etnikliktiler.

Düzenli çevrimleri içinde olan totemi sosyal yapılar üreten ilişkileri ortaya koymuştu. Bir süre sonra üreten ilişkiler totemi sosyal yapıları dışa açacaktı. Varlığı ve seçiciliği dışa kapanmayla oluşan totemi yapıların kendilerini dışa açmaları ile oluşan süreçte; totemi sosyal yapıların da sonunu getirecektiler.

Totem gruplardaki zorunlu nüfus azlığı, istisnaları ve cürmü sınırlı olmak kaydıyla ancak bir totem mesleği ortaya koyabilecek çap ve sınırlılıktaydı. Sınırlı bir nüfus totem grupların birkaç üretim işini bilmelerine ve birkaç totem mesleği içinde olmalarına izin vermiyordu.

Dıştaki karşı grupların farklı kullanım değeri üreten bir patent sahipliği içinde olmaları grup içi üreten ilişkilerin gruplar arası ürün takaslarıyla oluşan süreç üretim hareketleri ittifaklısına dönüşmüştü.

Biyolojik bireyler eksenindeki bir bencil sağlayışı kolektif sağlayış kılan özgecil oluş ortaklaşmasındaki grup merkezi yeni ittifakı yapının eksen ve eş zamanlı (senkron) çevrim ekseni oldu. Yeni olan ittifakı yapı üreten ilişkiler eksenin de bir yapı olmakla süreç sosyo toplumsa inşacı süreçti. Yeni yapı toplum sal olarak üretiyor, sosyal alanda ürettiğini tüketip yeni bir ruh ile yaşantı aşıyordu.

Saf enerjinin enerji düzenli kesikli sürekli fren etkili akışları içindeki çevrimlerde, bin bir kılıkla yola çıkan süreç yeni sentez yapı içinde akıl almaz sonuçlar ortaya koymuştu. Totem gruplu kültürler sentezi uygarlıkları doğurmuştu. Yine yalıtım içinde çıkan totem grupların etnik yapısı dıştaki grup kişilerinin biyolojik sentezi ile ilk kez İNSAN dediğimiz ilah sonrası sosyo toplum taşıyıcıları ortaya çıkartmıştı.

Bir örnek daha verirsem her bir totem grubun her biri kendi totem mesleğinden ötürü meslek işlerini meslek araç gereç adlandırmasını ve mesleklerinin özüne uygun düşünce tavır ve mantıktı kavrayışı da sosyo toplumun içine getirdiler. Her bir grup meslek dili karşı grubun anlamadığı dil düşünce ve mantık işleyiş şeması olmakla bu farklılıklar ittifak içinde çok köklü, çoklu ve farklı düşünmenin bilinci ve kaynağı oldular.

Üreten ilişkiler ittifaklı konsorsiyum, yeni yapıyı bu üreten bağıntı ilişkiler içinde sosyo toplumsa öznel varlığa doğru götürecekti. Bu yeni varlık totem yapıdaki gibi yekpare davranışla değildi. Üreten ilişkilerdi ittifakı yapı çok köklü düşünce fikir, anlayış, yorumlama ve iş gücü sentezi olmakla yapı çok köklü bir fay kırıklı segmentler entegrasyonu üzerine bina olmuştu.

Sosyo toplumsa ittifaklar doğal olarak ve zorunlu olarak parçalı, kırıklı entegre segmentler üzerine yinelgen işlev çevrimlerle rekursif ve fraktal yapılardı. Gerçekçi yapılardı.

Rekursif yapı fraktal ligi (kendisini tekrarlayıp kendisini çağıran yapının kırıklı yapılar oluşu) üzerinde gidilecek olan dal ve dallanma içindeki sosyo toplumsa sentez yapıların durumu en temel enerji düzenli yapı olan atomik yapı buralarda; adeta makro ve mikro dünya arasında da bir geçiş biçiminin ritüelini çağrışıyorlardı.

Atom yapılı moleküler organizasyon makro düzlemin içine doğru moneralarla, virüslerle yola çıkışı içinde hayat ta çatallanacaktı. Bu fraktal çatallanmayı veren kollardan bir kol genel hayatı başka tür bir akış içinde de canlandıracaktı. İşte bu yeni kol üreten ilişkiler enerji düzeni içinde olmasıyla sosyo toplumdu.

Üreten ilişki insan hayatını diğer hayatlar arasında yeni bir ruh seviyesine çıkarıyordu. Bu yol biricik ve tek yol değildi. Gelinmiş olan ve gelinecek olan en fazla yol değildi. Belki konjonktüre göre yol biricikti. Dinozorların egemen olduğu birçok hiyerarşik konjonktürel düzlemler içinde hemcinslerin esamisi bile okunmuyordu.

Şunun şurasında biz üreten ilişkiler içinde 6 bilemedin 7 bin yıldır insan olduğumuza göre gelecek konjonktür içinde başka bir primat kim bilir ne tür durumla ne isim alacaktı. Diğer hayatların ne tür bir ruh seviyesi ortaya koyacak egemenliğe ulaşacaklarını bilmiyoruz.

Ne hayat ne egemenlik ne gelişmiş enerji düzenlenim süreçleri kalıcı ve sürekli değildi. Üç beş bin, on bin yıl insan hayatı için uzundu. Ama evrenin hayatına göre on bin yıl günler haftalar aylardı. Hiçbir şey hem bizim için hem başkaları için değildi. Sadece geleceğin var olmasını yaşantılayan enerji düzenleri içindeki ruh bilinç olmanın konjonktürel bir kullanım ayrıcalığıydık.

Bu ayrıcalık gibi görünen toplumsal yetenek ve toplumsal özgürlük bizim gururumuz olsa da şımarma nedenimiz değildi. Aksine sorumluluğu duyulan kutsal oluşun ağır sorumluluğu altında kıvranışın da bilinciydi.

Yani parçalı oluş, bütün dediğimiz tekilliğin temasından kopan durumun eksikli yapısal okunuşuydu. Bu parça ve her bir parça kendisini bu eksikli yapı ile çağırıyordu. Geri bağlanım temaya ait bilgi ile doluluk kadar temaya ait eksikliğin çağrışmasını taşıyan boşluk yük yapısını da oluşuyordu. Evrenimiz içindeki parçalar hem tekilliğe ait tema eksikliğini taşıyordu. Hem kendi evrenimizden parçalanan saf enerjideki bütünlükten yoksun oluşun eksiliğini taşıyordu.

Tekilliğin tema eksikliği patlayan tekillikteki parça enerjilerin bir kısmı da evrenimizin kullanamadığı başka evrenlerin mevcudatına yol açan eksilmesinden kaynaklı eksik bilgiydi. Tema eşanlı ve paralel seyirli iç içe evrenlerdeki hologram görüntüden bir parça olan evrenlere özgü holografi hali içinde tekilliğin temasını verebilecekti.

Evrenimizdeki temanın bilgi taşıyıcısı dalga ve evrene ait bütünlüğün yasa taşıyıcısı olan parçacık bu ikilemle özne-nesne ve mana-masimadır. Evrenlere dağılmakla tema, evrenimize eksiği ile akış olmuştu. Yine kendi evrenimize bağlı bütünden kopuşun eksikliği de öznelliktedir.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

İlkÖnceki1234567SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.