Giriş |  Kayıt
"Kralda dilencide aynı iştahla acıkırlar."
MONTAİGNE
 

  •  Kaçan balık büyük olur: Kişi elindeki imkanları iyi ve zamanında kullanmasını bilmelidir. Zamanında kullanamaz ve fırsatı kaçırırsa küçük bir fırsatı büyükmüş gibi gösterir ve boyuna aynı şeyleri söyler. Çünkü fırsatı değerlendirememenin ezikliğini hisseder durur.
  •  Kadı anlatana göre fetva verir: Herkes bildiğini ve gördüğünü eksiksiz olarak söylemelidir. Çünkü dinleyen, olayı görmeyen kimseler anlatılana göre karar verirler.
  •  Kadı ekmeğini karınca yemez: Kadı, kanunların uygulayıcısı olduğu için kimse onun malına dokunamaz. Sonucunun kötü olacağını bilir. Kadılar hakkın, kanunun ve düzenin temsilcisi oldukları için kimse onların mallarına kötü gözle bakmaz, bakamaz.
  •  Kanaat gibi devlet olmaz: Elindekiler ile yetinmesini bilen kimse sıkıntı çekmez.
  •  Kişi refikinden azar: İnsanı iyi ve kötü yola sürükleyen arkadaşıdır.
  •  Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi derler: Bir şeyin çok kıymetlisi bulunmazsa daha aşağı değerde olan kıymet ve itibar kazanır.
  •  Kuru laf karın doyurmaz: Bir gayret göstermeden, bir yatırım yapmadan yalnızca boş sözlerle başarı elde etmek mümkün değildir.
  •  Laf ile peynir gemisi yürümez: Bir kimsenin kendini övmesi ile gereken işte gereken sonuçlar alınmaz.
  •  Laf lafı açar: Karşılıklı konuşmalarda konuşma bir süre uzadığı zaman, sözden başka söze geçilmeye başlanır. Başlangıçta hiç düşünülmeyen konulara kadar söz uzar gider.
  •  Laf torbaya girmez: Bir konu hakkında sarf edilen sözler üzerinde iyice düşünülmelidir.
  •  Latife latif gerek: Şakalar karşısındakini kırmayacak biçimde olmalıdır. Şaka yapan, karşısındakini çok iyi anlamalı, kırmadan, incitmeden şaka yapabilmelidir.
  •  Leyleğin ömrü laklak ile geçer: Aylak kişiler bütün günlerini orada burada boş laflar söyleyerek boşa geçirmiş olurlar.
  •  Lodosun gözü yaşlı olur: Lodosun sonunda yağmur yağar.
  •  Lokma çiğnemeden yutulmaz: Bir işin iyi sonuçlanması için gereken önem ve çalışma gösterilmelidir.
  •  Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır: Bir kişiye armağanlar vermek, o kişinin ihtiyaçlarını karşıladığı için değil aradaki sevgiyi çoğalttığı için çok değerlidir.
  •  Mahkeme kadıya mülk değil: İnsan, yaşamı süresince güçlü makamlara gelebilir. Böyle makamlara gelince etrafındakilere böbürlenmemelidir. Çünkü gün gelecek, bu makamı bırakmak zorunda kalacaktır.
  •  Mal adama hem dost, hem düşmandır: Mal insanı rahat ve huzurlu yaşattığı için dosttur. Aynı zamanda, zengin olmanın getirdiği tehditlerden dolayı düşmanıdır.
  •  Mal canı kazanmaz, can malı kazanır: İnsanlar fazla kazanacağım diyerek sağlıklarını tehlikeye atmamalıdırlar. Kişi sağlıklı olursa mal kazanması, pek çok kazanması mümkündür. Ama sağlığını kaybederse mal da kazanamaz olur.
  •  Mal canın yongasıdır: Can her şeyden kıymetlidir. Zorluklarla elde edilen mal da cana yakın değer taşır.
  •  Mal melameti örter: Zengin olmak, insanların kusurlarını görmezden gelmelerine yardımcı olur.
  •  Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür: Züğürt kimse parası olmadığı için zorluk içindedir. Parasını yiyemeyen kimseler ise paraları olduğu halde bu yokluğu çekenlerdir.
  •  Mart ayı, dert ayı: Kış ile ilkbahar arasındaki geçiş dönemi olduğu için insanlar hastalıklara daha kolay yakalanırlar.
  •  Meyhaneciden kefil istemişler, bozacıyı göstermiş: Toplumda uygunsuz işleri yapanlar kendi haklılıklarını, benzer kişileri göstererek savunmaya çalışırlar.
  •  Mühür kimde ise Süleyman odur: Bir konuda yetkili kim ise onun sözü geçer.
  •  Mürüvvete endaze olmaz: Yardımseverliğin ölçüsü olmaz.
  •  Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz: Bir işin bütününü istemeyen kimseler, o işin ayrıntıları ile hiç ilgilenmezler.
  •  Nasihat isteyen tembele iş bulursun: Tembel kimseler kendisine söylenen işi başka türlü yorumlayıp, bu yorum üstüne fikirler ileri sürerek o görevi yapmak istemezler veya kendisine önerilen işi başka bir biçimde yapmayı öğrenirler.
  •  Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına: Kişi çok çalışırsa gelecek günleri de başarılı olur. Kazancı bol olur. Az çalışırsa kazancı, başarısı da az olur.
  •  Ne ekersen onu biçersin: Kişiler çevrelerine nasıl davranırlarsa öyle cevap alırlar.
  •  Ne idik, ne olduk: İçinde yaşadığımız toplum çok hızlı değişiyor. Biz bu toplumda bulunduğumuz ortamdan çok değişik ortamlara geldik. Bundan sonra da nerelere geleceğimiz, neler olacağı belli değil.
  •  Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli: Esas olan başarının niteliğinden çok devamlılığıdır.
  •  Ne verirsen elinle, o gelir seninle: İnsanlar yaşamları boyunca daima iyilik yapmalıdır. Bu iyiliklerin karşılığı, bir gün mutlaka sahibini bulacaktır.
  •  Nerede birlik, orada dirlik: Kişiler arasında anlaşma, duygu ve düşünce birliği olursa orada huzur, güven ve düzen olur.
  •  Nerede hareket, orada bereket: Çalışmanın çok olduğu yerde, bu çalışmaların sonucu olan ürünler de çok olur.
  •  Niyet hayır, akıbet hayır: Bir işe başlarken iyi niyetle hareket edilirse sonuç ta iyi olur.
  •  Ödünç; güle güle gelir, ağlaya ağlaya gider: Ödünç verilirken veren de alan da güler yüzlüdür, mutludur. Ödünç alınan geri verilirken ise durum değişiktir. Para veren kimse de parasını zamanında alamazsa tarafların arası çok çabuk bozulur.
  •  Oduncunun gözü omcada: Bütün insanlar kendi işlerine yarayan şeylerle çok yakından ilgilenirler.
  •  Öfke baldan tatlıdır: İnsan sinirlendiği zaman bağırır çağırır, rahatlar.
  •  Öfkeyle kalkan zararla oturur: Aniden öfkelenerek sergilenen davranışlar kırıcı olur. Sonuçları önceden tasarlanamaz.
  •  Oğlan dayıya, kız halaya çeker: Oğlan çocuğu genlerin tesiri ile dayıya, kız ise halaya çeker, onun hareket ve tavırlarını alır. (Halk arasında yapılan bir yorumdur)
  •  Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü: Kişinin torunu oğlundan olursa oğul balı diyerek ,kız evlattan olursa bahçe gülü diyerek sevinir.
  •  Öksüz çocuk göbeğini kendisi keser: Bir koruyanı, kollayanı olmayan kimseler her işlerini kendileri yapmak zorundadır.
  •  Öküze boynuzu yük değil: Meşgul olduğu iş, kişiye yük olmaz. Onları yaşamının bir parçası olarak kabul eder.
  •  Olacakla öleceğe çare yoktur: İnsanların yaşam boyu karşılaşacakları ne varsa doğarken belli olur ama kişi bunu bilmez. Başımıza gelen ve elimizde olmayan sebeplerle oluşan olaylara çok üzülmemek gerekir.
  •  Ölenle birlikte ölünmez: Ölüm kaçınılmazdır. Ölen bir kimsenin ardından yas tutmak ta onu geri getirmeyecektir. Bu durumu bilerek ona göre davranmak gereklidir.
  •  Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz: Hayatta hiç ummadığımız olaylar, en şaşırtıcı biçimde karşımıza çıkabilir.
  •  Ölüm var, dirim var: İnsanlar malını ve zamanını, varlığını düşünerek kullanmalıdır, geleceğini düşünmelidir.
  •  Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gider: Bir ailede büyükler nasıl bir yaşam içindelerse çocuklar da benzer bir hayat sürdürürler.
  •  Öpülecek el ısırılmaz: Hürmet gösterilmesi gereken kişilere saygısızlık etmek hatadır.
  •  Orman olur da domuz olmaz mı?: İyi bir ortamda çıkarcılar bulunabilir, bulunması doğaldır.


  •  
     
         


    Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

    Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

    Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

    Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.