Giriş |  Kayıt
"Zafer, iradededir."
NAPOLYON BONAPARTE
 

  •  Osmanlı´nın ekmeği dizindedir: İşlerimizin başarılı olması için kendimize ayırdığımız zaman çok olmamalıdır. İşlerimize ne kadar ağırlık verirsek o kadar başarılı oluruz.
  •  Otu çek köküne bak: Bir kimsenin hakkında tam olarak bilgi sahibi olmak istenirse o kimsenin soyunu sopunu çok iyi incelemek gerekir.
  •  Padişah yasağı üç gün sürer: Padişahlık idaresi, bir kişinin sözünün geçtiği bir yöntemdir, keyfidir. Bugün çıkarılan yasaklar, yarın bir neden ile ortadan kaldırılırlar. Bunun içindir ki emirlerinin devamlı olacağını düşünmemek lazımdır.
  •  Palamut çok biterse kış erken olur: Uzun yılların tecrübesine dayanılarak elde edilen sonuçlara göre meşe ağaçlarında palamudun çok olması kışın erken geleceğini gösterir.
  •  Papaz her gün pilav yemez: Her işi daima bir kişiye yaptırmak doğru değildir. O kişi çok defalar ses çıkarmadan bu sıkıntıya katlandıysa da günün birinde yapamayacak duruma gelir ve yapmaz. Bunun için insanları usandırmayacak bir yöntem izlemekte yarar vardır.
  •  Para dediğin el kiri: İnsanlar bütün ömürlerini paraya bağlamamalıdırlar.
  •  Para ile imanın kimde olduğu bilinmez: Para bütün toplumlarda dikkati çeken bir araçtır. İman ise tanrı ile kul arasında olduğu için başkalarının bilmesine gerek yoktur. Söylenilmesi de acayiplik yaratır.
  •  Pazar ilk pazardır: Pazara götürüp satmak istediğimiz mala verilen ilk fiyat en iyi fiyattır.
  •  Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir: Bir işin nasıl sonuçlanacağı, işin bugünkü durumundan belli olur.
  •  Pilav yiyen, kaşığı belinde gerek: Bir işe girişmek isteyen kimseler o iş için gerekenleri yanlarında bulundurmak zorundadırlar.
  •  Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın: Kişi, bir olayın sonuçlanması için elinden gelen gayreti göstermelidir.
  •  Rağbet güzel ile zenginedir: Güzel ve zengin olan kimseler her zaman ilgi görürler. El üstünde tutulurlar.
  •  Rahat ararsan mezarda: Yaşayan her kişinin az veya çok kendine göre bir derdi, sıkıntısı mutlak bulunur.
  •  Ramazanda yalan söyleyenin yüzü, bayramda kara olur: Hayatta her zaman doğru olmalı, doğru davranılmalıdır. Yalan söylemek, belki bir zaman için etrafımızdaki kandırmamıza neden olur. Ama gelişen olaylar, söylenen yalanı bir gün mutlak surette açığa çıkartır.
  •  Rençber kırk yılda, tüccar kırk günde: Rençberin büyük emek harcayarak kazandığını, tüccar küçük bir ticaret oyunu ile kazanır.
  •  Rüşvet kapıdan girince insaf bacadan çıkar: Doğru yoldan ayrılan ve şerefini rüşvet için feda eden kişiden her kötülüğü beklemek gerekmektedir.
  •  Rüzgar eken fırtına biçer: Etrafında bulunanlara her zaman kötülük yapan kimseler sonunda mutlaka büyük kötülüklerle karşılaşırlar.
  •  Rüzgar esmeyince yaprak oynamaz: Meydana gelmiş hiçbir olay sebepsiz değildir.
  •  Rüzgara karşı tüküren, kendi yüzüne tükürür: Kendi gücünün üstünde bir güç ile uğraşmak isteyen kimseler sonunda kendileri ziyanlı çıkarlar.
  •  Rüzgarlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu: Rüzgarda kuytu bir yer bulmak rahatlıktır.
  •  Sabah ola, hayır ola: Sabahlar güçlü başlangıçlardır. Verimlilik için günün bu saatlerini değerlendirmek gereklidir.
  •  Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır: Bir konuda sıkıntılı günlere katlanmak zordur. Ama dayanıldığı takdirde sonuçları güzeldir.
  •  Sabreden derviş, muradına ermiş: Sabırlı olan kişiler, isteklerine kavuşurlar. Sabır ile mücadele edildiğinde başarı mutlaka bizim olacaktır.
  •  Sabrın sonu selamettir: Karşılaştığı bütün zorluklardan hemen yılıp kaçmayan, sabretmesini bilen kimselerin işleri sonunda başarıya ulaşırlar.
  •  Saç sefadan tırnak cefadan uzar: Keyifli insanların saçları, sıkıntıda olanların tırnakları uzar. (yaygın bir halk görüşü)
  •  Saçım ak mı kara mı? Önüne düşünce görürsün: Konunun nasıl olduğunu sormaya gerek yoktur. Çok geçmeden bitecektir anlamında kullanılır.
  •  Sade pirinç zerde olmaz, bal da gerek kazana; ata malı tez tükenir, evlat gerek kazana: İnsanlara babasından mal kalır. Ama bu, kişinin o malı iyi kullanacağını göstermez. Hazır yemeye başlanırsa tez zamanda tükenir, biter. Kişi kendine, kendi emeğine güvenmelidir.
  •  Şahin ile deve avlanmaz: Her işi yapmanın bir yöntemi vardır.
  •  Şahin küçük et yer, deve büyük ot yer: İnsanlar fiziki görünüşlerine göre değil, yaradılış özelliklerine göre davranırlar. Görünüşü küçük olan kişi, her zaman güçsüz olarak görülmemelidir.
  •  Şakanın sonu kakadır: Devamlı şaka yapmak hatalıdır. Önce güzel ve eğlenceli gelirse de bir zaman sonra dayanma gücü azalır ve küçük kırgınlıklar ortaya çıkar.
  •  Sana taşla vurana sen aşla vur: Kötülük yapan kimselere iyilik yapmak insanlık kuralıdır.
  •  Sanat altın bileziktir: Sanat bir kimsenin bir işi en iyi bir biçimde her yerde ve şartta yapmasıdır.
  •  Şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar: Her iş, bir düşünce ile, bir plan ile yapılmalıdır. Ne yaptığını iyi bilmeyen kimseler, giriştikleri işlerde akılcı yollardan ayrılırlar.
  •  Şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma şerre dönmesin: Kötü olan işlerin üzerinde çalışmalı, o işi iyiye çevirmelidir. İyi olan işleri hemen sonuçlandırmak gereklidir.
  •  Şeriatın kestiği parmak acımaz: Kanunlar herkese eşit olarak uygulanmalıdır. Böyle olursa, kanunda yazılan cezaya kimse itiraz edemez, boyun eğer.
  •  Şeytanla ortak buğday eken samanını alır: Hilekar, sorumsuz kimselerle ortak olanlar, yapılan işin zararını yüklenirler.
  •  Şimşek çakmadan gök gürlemez: Söylenen, konuşulan her olay daha önceki başka bir olaydan kaynaklıdır.
  •  Şöhret felakettir: Ünlü olmak birçok sıkıntıyı da beraberinde getirir.
  •  Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar: İnsanlar, ileride başarılı olmasını istedikleri kişileri kıyasıya çalıştırırlar.
  •  Tabancanın dolusu bir kişiyi, boşu kırk kişiyi korkutur: Tabancayı, sinirli olunan durumlarda lüzumsuz yere kullanmak sahibinin başına dert açar. Ama tabanca; taşıyan kişinin belinde iken çok kimse bu durumdan ürker.
  •  Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar: Düşündüğünü uygulaması nasip olmayacak kişinin karşısına, hatıra hayale gelmeyen engeller çıkar.
  •  Tandır başında bağ dikmek kolaydır: Hayal kurmakla sorunlar çözümlenemez. Esas problem, düşleri uygulama alanına sokmaktır.
  •  Tarla çayırda, bağ bayırda: Tarla ve bağ alırken yerlerine dikkat edilmelidir.
  •  Taş düştüğü yerde ağırdır: İnsanın değeri bulunduğu çevrede iyi bilinir.
  •  Tatarın kılavuza ihtiyacı yok: Yapacağı işi çok iyi bilen kimselere başkalarının yardım etmesi gerekmez.
  •  Tebdil-i mekanda ferahlık vardır: Kişi bulunduğu yerde yeni kimselerle tanışırsa rahatlar.
  •  Üç elli, yaz belli: Kasım ayının sekizinden sonra üç defa elli gün sayılırsa nisan ayına, yani havaların ısındığı aya girilmiş olunur. Soğuklar biter.
  •  Üç göç, bir yangının yerini tutar: Bir yerden bir yere taşınma zahmetli ve ziyanlı bir iştir.
  •  Ucuzdur vardır bir illeti, pahalıdır vardır bir hikmeti: Ucuz mallar genellikle kalitesizdirler. Kısa bir zaman sonra kullanılamaz hale gelirler. Bunun için o mal bize daha da pahalıya gelmiş olur.
  •  Ulu sözü dinlemeyen uluyakalır: Tecrübeli kimselerin sözlerini dinlemeyip kendi kafası doğrultusunda giden kimseler sonunda büyük zararlara uğrarlar. Sıkıntı ve dertten kurtulamazlar.


  •  
     
         


    Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

    Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

    Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

    Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.