Giriş |  Kayıt
"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır."
MEVLANA
 

  •  Oyunun sakalı bitmek: Bitmiş olayları anlatan bu deyim,genellikle Karagöz oyunlarının sonunda kullanılır.
  •  Öbür dünyayı boylamak: Ölmek.
  •  Öfke topuğa çıkmak: Çok öfkelenmek.
  •  Öksüz babası: Öksüz ve yoksulları koruyan adam.
  •  Öküz boyunduruğa bakar gibi bakmak: İstemeden, mecburen bakmak.
  •  Ölçüsünü bildirmek: Haddini bildirmek, cezasını vermek.
  •  Ömür adam: Hoşsohbet adam.
  •  Önünü almak: Durdurmak.
  •  Öp babanın elini: Sürpriz bir durum karşısında yaşanan şaşkınlığı anlatmak için kullanılır.
  •  Örümcek kafalı: Eski kafalı, yeniliklere uyum gösteremeyen.
  •  Ötmek: Durmadan anlamlı, anlamsız konuşmak.
  •  Öve öve göklere çıkarmak: Çok övmek.
  •  Öyle başa böyle traş: Alakasız durumları belirtir.
  •  Özü sözü bir: Söyledikleri ile yaptıkları birbirini tutan, verdiği sözleri tutan dürüst kimse.
  •  Pabucuna kum dolmak: Engelle karşılaşmak.
  •  Paçaları sıvamak: Hazırlanmak.
  •  Paha biçmek: Değerini ölçmek.
  •  Pancar kesilmek: Mahcup olup kızarmak.
  •  Paparayı yemek: Paylanmak, azar işitmek.
  •  Para peşin kırmızı meşin: Alışverişin peşin olduğunu anlatır.
  •  Paraya para dememek: Kazancı bol olmak, çok para kazanmak.
  •  Patentasının altına almak: Egemenliği altına almak.
  •  Pestil gibi olmak: Çok yorgun ve halsiz olmak.
  •  Peşkeş çekmek: Bir iş yaptırmak için, kendine ait veya başkasına ait bir şeyi hediye etmek.
  •  Pılı pırtı: Eski püskü, değersiz eşya.
  •  Pılı pırtısını toplamak: Bütün eşyalarını toplayarak gitmeye hazırlanmak.
  •  Piç etmek: Bozmak, işe yaramaz hale getirmek.
  •  Pişmiş aşa soğuk su katmak: Yapılmakta olan bir işi bozmak.
  •  Piyasaya düşmek: 1-Çok bulunur olmak, 2-Orta malı olmak.
  •  Postal: Düşkün kadın.
  •  Put kesilmek: Sessiz ve hareketsiz kalakalmak.
  •  Püsküllü bela: Kişinin başını derde sokan kişi veya durum.
  •  Rabbime emanet: Herhangi bir şeyin, kimsenin korumasını tanrıya bırakmak.
  •  Rafta kurabiye var ama size göre değil: İşinize yaramaz anlamında.
  •  Rahat yüzüne hasret kaldı: Huzursuz olmak, rahat edememek.
  •  Ramazan keyfi: Oruç tutanlardaki sinirlilik hali.
  •  Rengi atmak: Çok heyecanlanıp solmak, sararmak.
  •  Rengi olmamak: Silik olmak.
  •  Renk senfonisi: Birbiriyle uyuşan renkler bütünü.
  •  Rest çekmek: Kesinlikle kabul etmemek.
  •  Rızkını taştan çıkarmak: En zor şartlarda bile geçimini sağlamak.
  •  Rufailer karışır: İşin karmaşıklığını anlatır.
  •  Ruhu bile duymaz: Yapılan bir işten hiç haberi olmaz anlamında.
  •  Ruhuna hitap etmek: Herhangi bir şeyden çok etkilenmek.
  •  Rüya gibi: Gelip geçici şeyleri anlatmak için kullanılır.
  •  Rüyasında görse hayra yormaz: Olacağına ihtimal vermemek.
  •  Rüzgar ekip fırtına biçmek: Yapılan kötülüğe karşı daha büyük kötülüğe uğramak.
  •  Rüzgar gelecek delikleri tıkamak: Her türlü tedbiri almak.
  •  Saat gibi: Düzgün çalışan.
  •  Saat on bir buçuğu çalmak: Yaşı çok ilerlemek.


  •  
     
         


    Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

    Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

    Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

    Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.