Giriş |  Kayıt
"Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır."
ALBERT EINSTEIN
 

  •  Sacayak olmak: Üç kişi bir araya gelip çok samimi olmak.
  •  Saçı uzun, aklı kısa: Düşüncesiz, aptal kimse.
  •  Sağlam ayakkabı değil: Güven duyulacak kimse değil, doğruluğu konusunda şüphe duyulur.
  •  Sakala soğan doğramak: 1-Aldatmak, 2-hakaret etmek.
  •  Saman gibi: Tatsız, tutsuz.
  •  Sapı silik: Serseri.
  •  Sarı Yahudi: Paraya düşkün kişi.
  •  Sazına bülbül koymak: Çok güzel çalmak.
  •  Sefalar getirdiniz: Eskiden çok kullanılan, hoş geldiniz sözü.
  •  Sel önünden kütük kapmak: Zor bir iş başarmak.
  •  Sen sağ ben selamet: Yapacak bir şey kalmamak.
  •  Sıtma görmemiş ses: Gür ve kalın sesli.
  •  Sidik yarışı: Gereksiz şeyler için rekabete girmek.
  •  Söyleye söyleye dilimde tüy bitti: Çok öğüt verdiği halde sözü dinlenilmeyen insanların içinde bulunduğu durumu anlatır.
  •  Sütüne havale etmek: Karakterine, insanlık duygusuna bırakmak.
  •  Şafak atmak: Korkmak, şaşırmak.
  •  Şahbaz: Becerikli ve çevik.
  •  Şapa oturmak: Çaresiz kalmak.
  •  Şaşkın bakkal: Hesabını şaşıran kimse.
  •  Şerbetli: Kötü işler yapmayı huy edinmiş kimse.
  •  Şeşi beş görmek: İyi görmemek, yanılmak.
  •  Şeytan çekici: Sevimli ve akıllı çocuk.
  •  Şeytan diyor ki: İçinden zararlı bir şeyler yap diyen ses.
  •  Şifayı kapmak: Hastalanmak.
  •  Şimşek gibi: Büyük bir hızla.
  •  Şirret karı: Geçimsiz, huysuz, yaygaracı kadın.
  •  Şom ağızlı: Kötümser, olayları devamlı kötüye yoran kimse.
  •  Şöhreti afakı tutmak: Herkes tarafından bilinir hale gelmek.
  •  Şöyle bir bakmak: Üstünkörü veya incelemeden inceler gibi manalı bakmak.
  •  Taban çekmek: Gitmek.
  •  Tabanvayla gitmek: Yürümek.
  •  Tadını kaçırmak: Zevkini bozmak.
  •  Takıp takıştırmak: Çok süslenmek.
  •  Talihi yar olmak: Şansı yardım etmek.
  •  Tantuna gitmek: 1-Öldürülmek, 2-Belaya uğramak.
  •  Tasamın on beşi: Umurumda değil anlamında.
  •  Taş yağar, kıyamet kopar: Felaketli, korkunç zaman.
  •  Taş yürekli: Acıması olmayan kimse.
  •  Tavşan boku: Hiçbir işe yaramayan, ne faydası, ne de zararı olan kimse.
  •  Tebeşire peynir bakışlı: İyi göremeyen, şaşı.
  •  Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş.: Birbirine uygun, eşit şeyleri anlatmak için kullanılır.
  •  Tiği teber şahı levent: Her şeyini tüketmiş kimseleri anlatmak için söylenir.
  •  Tosunum: Gürbüz kimseler için kullanılır.
  •  Tut kelin perçeminden: Boşuna uğraşma, onda yok anlamında…
  •  Tüy dikmek: Kötü bir durumu daha çok kötüleştirecek harekette bulunmak.


  •  
     
         


    Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

    Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

    Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

    Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.