Zehrini biriktirerek dokunaklı çelişkiler içerisinde savunur solumadığı kokularını. Kalbine çizilmiş haritanın haydutluğu sürekli dışarılarda gezer. Yorumsuz tarafsızlığını inandırmak için kod adı takar yaptığı işlerine. Bir yudum güneş görmemiş kıpkırmızı kanlar dökülür yetim yüreklerden. Efendilikte efelik takınır vaatsiz isimlere. Öfkesi ortaya çıkar zulüm çağında. Ufuklar iğrenir elmas yüzüklü ellerine ve kalemsiz bir dünya çizer az gelişmiş sokaklara.
Şehadet günleri vardır perdesiz yükselişlerin zirvesinde. Ve deniz susar ve suskunluk çöker şehitler mabedine ve İstanbul Fatih için fatihalar okur ve ağlar şehir yalnızlığına. Şah damarında edep nutukları yüzüne simsiyah perdeler indirir. İnceden öfkesini döker kimsesizler üzerine. Mezarlıklar güler geçer leş kargalarının bıraktığı yığınlara. İnceden sevdasını hediye eder yüzlerine yokluk dokunmuş anadolu kilim motiflerinde gülen kalplere. Mezarlıklar edeple suskunlaşır demet demet yeşeren fazilet gönüllere. Sonra kelimelerin anlamı derinleşir iki nehir akışına. Biri başaklar yeşertir baharın mekansız ortasında. Biri afetler getirir ve sel gibi katar önüne sunulan ikramları.
Her şey eksilir yenilenen dünyasında. Kurallara karşı koyar yaşamının getirdiği düzensiz birikintilerinden aldığı derslerle. Tarihleri uyduran ağızlar gibi tekerrür eder her an yalanları. Çarpışır yüreğinde sürekli iki taraf. Parlak yüzyılların içinden zümrütleşen geleneğini satar üç kuruşluk felsefelere. Cilalı hayatları son bulmazlık içinde sona yaklaşır bir öğlen paydosunda. Oysa kardeşi çağları devirir yetimlerin mahdut nasiplerinde. Rahmet aşkına göğsüne saplanır dil yarası cehennem yapılı ağızlardan. Çile çeker geceler boyunca suskun yaşamı ve ölümünde gökyüzüne çığlıklar atar nesillere bıraktıkları.
Bereketlere gölgeler yüklenir güneşin arkasından. Aynanın arka yüzünün siyahlığı gibi gönül darlığı verir etrafına. Kardeşidir diğer yüzü. Baktığında kendini, asrın güzelliklerini ve çirkinliklerini gösteren ve hakkın manasına ulaştığı iştiyaktır. Hızırın yardımına ulaşan gönüldür yalnızlıkla konuşan gönüller. Gelecek zamanlara esenlik dağıtır. Aslanlaşır şehadet yarenlerinin gıptalarında. Yüklenir yüklerini ölüm meleğinin tebessümleri arasında.