S a y f a Y ü k l e n i y o r ... Lütfen Bekleyin....

    Ana sayfa   Forum Sohbet  Basında sitemiz  Ziyaretçi defteri   Reklam   İletişim  
         
 
 _ Amatör yazarlar
 _ Atasözleri
 _ Biyografiler
 _ Deyimler
 _ Edebiyat ödülleri
 _ Fabllar
 _ Fıkralar
 _ Kitaplar
 _ Makaleler
 _ Masallar
 _ Öykü yarışması
 _ Özdeyişler
 _ Piyesler
 _ Sözlü anlatım
 _ Şiir yarışması
 _ Türk edebiyatı
 _ Yayınevleri
 _ Yazılı anlatım

 
Operasyon Ergenekon
Şamil Tayyar

 
 _ Amatör fotoğrafçılar
 _ Basında sitemiz
 _ Kare Bulmaca
 _ Puzzle Bulmaca     
 _ Sudoku Bulmaca   
 _ Haberler
 _ Hava durumu
 _ İletişim
 _ Özgürlük Üniversitesi
 _ Reklam
 _ Site istatistikleri
 _ Yararlı linkler
 _ Ziyaretçi defteri

 

 
 

 
 
 Sitede şu an 2 ziyaretçi bulunuyor.

1 Ocak 2006 itibariyle gelen ziyaretçi sayılarının teknik ve ayrıntılı istatistikleri için tıklayınız.

 
Google
 
  Önemli haberler
  Canlı sohbetler de artık Edebiyat Dünyası'nda...
  Radyo desteği ve radyo istek hattı olan sayfamızda anında sohbet etmek için tıklayın...

 

   
  Köşe yazarlarımız
 
Ağlamak...
Ümit Ziya Altı
Yazarın eski yazıları

Ağlarsınız zaman zaman, tıpkı yayından çıkmış bir ok misali fırlayıverirler kirpiklerinizden aşağı doğru, her biri bir başka duygunun gözyaşlarıyla doldurulmuş olan hüznünüzün o demotive damlaları bir bir…

Hıçkırıklara boğulur gidersiniz ardından ve en şiddetli depremden bile daha da çok sarsılır o an bedeniniz, çünkü; gönlünüzün tam ortasından geçerek sizi bir hayli derinden hırpalayıp, bir daha da öyle kolay kolay onarılamayacak derecede yer bilimcilerini bile dehşete düşüren kırık bir fay hattı misalidir şimdilerde yüreğiniz…

Belli ki fena halde üzmüştür bir şey sizi ve o an görmez olur gözünüz onurunuzdan gayri hiçbir şeyi…

Zaman, mekân, o toplumdaki edinilmiş statünüz ve ağlamaktan perişan olup acınarak bakılacak olan suratınızdaki şişkin gözleriniz bile pek de umurunuzda değildir şu anda sanki…

Adeta acıyla lanetlenmiş şeklen de suratınıza da yansıtılmıştır şimdiki bu ruh haliniz, sözüm ona aynalar dahi kandıramıyordur artık sizi ve şifresiz bir şekilde tercüme ediyorlardır, kendilerine yansıyan bu perişan cismi…

Peki, neydi sizi böylesine nisan yağmurları misali gözyaşlarına boğan ve her biri yaralı sevdalardan oluşan damlalarla buluşturan…

Ya da ne olabilirdi ki böylesine şahsiyetinizi darmadağın ederek, yüreğinizi duygusuzca dinamitleyivermiş olan…

Kitapların o duygu yüklü sarı sayfalarına konu olacak kadar büyük olan bir aşkın, tam dördüncü baskısını yapmaya hazırlandığı anda başkahramanının adının, aslında o satırlarda anlatıldığı gibi aşk’la değil de yalanlarla başladığının anlaşılması mıydı yoksa…

Ya da canınızdan bile çok sevdiğiniz bir kişinin, yaşanılacak yeni yarınlarının o el değmemiş sabahlarına karşı bir daha gözlerini açamayacak olması mıydı sizi böylesine köprüleri yıktıracak kadar bünyenizi altüst edip de sular seller misali şahsınıza özel olan, şu dünyanızı gözyaşlarına boğarak bir çırpıda yıkıma uğratan…

Nedeni ne olursa olsun tek bir gerçek vardır şimdilerde sizin için ve o da her bir damlasında nice hüzünleri barındırıp, adına da gözyaşı denilerek, insanların kirpiklerinde açtığı tezgâhla duygusal yüreklerin satışına sunulan o tuzlu taneciklerin, ipini koparmış kısraklar misali boşalıvermesidir, ağlamak adı altında yüreğinizin ta en derininden koparaktan…

 
    iletişim : umitziya6@edebiyatdunyasi.com  
       
 
 
 
Tuğra Sezgi

Dolunay


Barış Durak


Erhan Kanışlı

İbrahim Kaya

Murat Arslantürk



Ümit Ziya Altı

 


 


Ekle
Çıkar

         
Tüm hakları saklıdır 2003 © Edebiyat Dünyası
Sitenin içeriği kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz.
TASARIM// N&T TASARIM © 2006. PROGRAMLAMA// KARA Yazılım & Internet © 2006.
En iyi 1024*768 pixel çözünürlükle Opera  ve Internet Explorer  tarayıcılarında görüntülenebilir.