Şu hayat öylesine tuhaf ki, Kestiremiyor benim diyen hiçbir insan bir dakika bile sonrasını Ve korkuyor, korkuyor, korkuyor…
Alfabedeki ‘a’ ile başlayan tüm kelimelerin anlamlarından ve arkasından da diğerleriyle başlayanlardan…
Aldanmaktan korkuyor insan, aldatılmaktan korkuyor, anlamamaktan ve de anlaşılamamaktan; tabi en çok da ahlaksızlıktan…
İnsanların bu korkuları alfabedeki ‘a’ ile başlayan tüm bu sözcüklerle sınırlı kalsa yine iyi… Ardı arkası kesilmiyor bir türlü ne hikmetse bu korkuların, ağza bile alınmaması eski büyüklerimiz tarafından İllegal olarak yasaklansa da, hiçbir kimse istemiyor ne başına bir ’b’ela gelmesini, ne de o kelimeyi telaffuz etmeyi…
Daha söylerken bile ürperiyor insan mesela o ‘ö’lüm hecesini... Yani uzun cümlelerin kısası, korkularıyla yaşıyor günümüz insanı…
Yüz yüze konuşmaktan, tanışmaktan, kaynaşmaktan kaçıyor kişiler… Her bir tarafı insan kaynayan koca bir şehirde aslında tek başına ve yalnız olmanın ezikliğiyle yaşıyor…
Ama hayat hiçbir kimseyi “Sen neden yalnızsın?” diye sorgulamıyor… Aynı üvey evlat muamelesi yapıyor, bağrında doğup büyüyen şu insanoğluna…
Ve her gece bu insanlar, hayatın bu umursamaz tavrına nazire yaparcasına kuruluyorlar koltuklarına ve sonrasında da sanal bir ortamın gizemli garantisinde, cesurca söyleniveriyor, O alfabedeki tüm harflerle başlayan kelimeler…
Ve kuruluyor cümleler korkusuzca ardı ardına, gerçek yaşamda aslında yalnız olan bu insanların kabloların egemenliğindeki sanal dünyasının 220 voltluk sıkı arkadaşlıklarında…