|
|
| |
Canlı sohbetler de artık Edebiyat Dünyası'nda... |
| |
 |
|
Radyo desteği ve radyo istek hattı olan sayfamızda anında sohbet etmek için tıklayın...
|
| |
|
| |
|
|
Ülkemizdeki popüler kültürün git gide yükselmesini hayretle izliyorum doğrusu. Her gün televizyon adını verdiğimiz sihirli(!) kutudan yeni insanlar çıkıp geliyor karşımıza. Tam yeni tanımışken yok olup gidiyorlar bir bir.
Çocukluğumda tek kanallı televizyon vardı. TRT izlerdik sadece ve mecburen. Sonra TRT 2... 3... 4... ve ilk özel televizyon kanalı... Star 1...
Kanallar arttıkça hayatımız daha fazla değişti. Kendi kültürümüzden sürekli uzaklaşmaya başladık. Önceleri Rambo, rocky, robocop olurduk filmin "The End" yazısından sonra...
Sonra diziler... önce pembeleri... brezilya kokulu diziler yada Amerikan rüyası(?)nı gördüğümüz diziler... sonraları yerli diziler... kendi kültürümüzden bir şeyler olmalıydı onlarda ama olmadı. Onlarda yabancılaştı.
Her konuşmadan sonra sahte gülme seslerinin konduğu, olduk olmadık her yerde
seyirci kahkahası duyduğumuz Amerikan özentisi sitkom diziler... Sitkom?
Neden sit kom acaba? Bunun bile Türkçesi yok. Biraz da bizi anlatan diziler yayına girdi birer birer. Hayatımızın en önemli parçaları oluverdiler yakın geleceğimizde...
Onlarla ağlayıp onlarla gülmeye başladık ama en yakınlarımızla ağlamayı, gülmeyi, konuşmayı unutuvermiştik. Elektrik kesildiğinde fark ettiğimiz ailemizle ne konuşacağımızı şaşırıyorduk.
Sonra bilgisayar girdi hayatımıza. Televizyonu bir kenara bırakmıştık biraz ama bu sefer de chat(!) ortamlarında yalancı arkadaşlıklar kurmaya başladık.
Buradaki arkadaşlıkların gerçek hayata taşındığına da tanık olduk haber bültenlerinde. Birbirine chat ortamında tehditler savuran iki genç kızın kanlı hesaplaşmasını hayretler içinde izledik sihirli kutudan.
Sanatını tartışacağımız birçok kişiyi kendi kendimize meşhur ettik. Bir televizyon dizisinde beğendikleri yakışıklı delikanlıyı görebilmek için imza günlerinde izdiham yaratan, ağlayan 10-18 yaş arasındaki gençlerimizi (özellikle liseli kızlar) izledik her akşam ana haber bültenlerinde ve ilk anonslarda nerdeyse...
Bu kadar izdiham yaratan birisine dokunmak, görmek heyecan yarattı hepimizde... Ulaşılmaz yaptık onları kendi kendimize.
Sadece müziğini dinlemeyi, dizilerde, filmlerde canlandırdığı karaktere hakkını verdiği için takdir etmeyi bilemedik. Onları kendimizden ayrı tuttuk. Bizlerden birisi gibi hiç düşünemedik. Onlarında evlerinde pijamalarını giyip uyuduğunu hiç hayal edemedik.
Uyurken onları hep sahne kostümleriyle hayal ettik, belki de uyuduklarını bile düşünemedik. Makyajsız, dağınık, gündelik hallerini onlara hiç yakıştıramadık.
Popüler kültürün sürekli girdiği hayatımızın artık bizim olmadığını ve bizi bizden uzaklaştırdığını bir daha ve iyice düşünmek gerekir sanırım.
|
|
| |
|
|
iletişim : tugrasezgi@edebiyatdunyasi.com |
|
| |
|
|
|
|
|
|
|