Dün gece uykum kaçtı. Kendime bir kahve yaptım ve üzeri cilalı tahta masamda oturup altın kaplamalı masa lambamı açtım. Hemen karşımda duran aynada kendimi gördüm. Başka ne olabilirdi değil mi? Ama bu ben, o anki ben değildim aslında. Önce çocuk beni gördüm, sonra delikanlı beni, daha sonra gençliğin sonuna yaklaşmış, orta yaşlara merhaba demeye hazırlanan o anki beni gördüm. En son yaşlanmış beni gördüm. Yüzü asıktı ihtiyar benin. “Geri dön!” dedi bana. “İlk gördüğün bene dön. Tekrar yaşa baştan hayatını aynanın içinde ama düşünerek ilerle. Doğruları ve yanlışları tart beyninin hassas tartısında.” diye ekledi sözlerine. İhtiyar benin sözlerinden sonra, hayatımı yeniden gözden geçirmeye karar verdim.
Önce çocukluğum…
Çocukluk yıllarımda çocukça şeyler yaptım. Sokakta tek kale maç yapardık örneğin mahalle arkadaşlarıyla. Ne yanımızdan geçen arabalar, ne de insanlar umurumuzdaydı. Tek kaygımız kim daha önce gol atacaktı. Önce ben atınca sevinir, arkadaşım atınca öfkelenirdim. Golü ben atmalıydım önce. Misketlerle oynardık mesela. Kim daha çok misket almalıydı. En fazla misketi ben almalıydım. Okula başladım, en çok sevilen ben olmalıydım arkadaşlar içinde ve tabii ki öğretmenin gözünde.
Delikanlılığım…
Çocukluğu geride bıraktığım dönemde içimdeki fırtınalara engel olamıyordum bir türlü. Hep beni sevmeliydi bütün güzel kızlar. En prestijli mesleğe ben sahip olmalıydım. Gece,gündüz para için savaştım. Parayı buldum sonunda. Para parayı çekermiş ya…doğruymuş.
Delikanlılığımın sonuna doğru çevremde sayılan bir adam oluvermiştim. Adım zengindi artık. Evlendim, başka bir zengin ailenin güzel kızıyla. Para konuşurduk hep aramızda, yatırımlar, serbest kur, döviz, borsa… Bir şeyi hep unutmuştuk. Birbirimizi sevmeyi. Birbirimize bir kez bile seni seviyorum demeden de ayrıldık en sonunda.
Orta yaşa merhaba…
Aynada o anki beni görüyorum şimdi. Yüzüm asılmış ve solgun. Tıpkı ihtiyar beni gördüğüm gibiyim. Şimdi o misketlerin hiçbir değeri yok hayatımda. Golü kimin attığı ise neyi değiştirir ki? Meğer geçmişte yaşanan hırslar bugün çok anlamsız olacakmış, anlayamamışım.
Ya şimdi hesabımda olan onca para, cilalı masam, altın kaplamalı masa lambam, gösterişli hayatım, beni ben yapmayan onca şey… İleride anlamlı olacak mı?
İhtiyar benin mutsuzluğuna bakılırsa olmayacak. Belki bir çoklarına göre delilik olabilir ama ben kararımı verdim. Tüm paramı ihtiyacı olanlara bağışlayacağım. Delilik ama yapacağım. Beni hırslardan ve bencilliklerden arındıracağım. İçim huzur dolacak. Beni ben yapacağım.
Aynada ihtiyar ben görünüyor yeniden. Gülümsüyor ve kayboluyor…