Bir sözde saklanmış yalanla başladı...
Önceleri toz pembeydi sanki; sonraları duman karası... Bir zamanlar güldüğünü anımsadığında bir hançer vurulur yüreğine, ne bir adım ileriye gidebilirsin, ne de bir adım geriye dönebilirsin.
Boğazında hayatın acımasız düğümleri, gözlerinde ise sislerin ardında beliren yaşanmış tüm anılar.
Aynaya baktığında, gözlerini gözlerinden kaçırdığında, ikinci yalnızlığını yaşarsın aynanın karşısında...
Sabah uyandığında sol yanının, bir mezar kadar sessiz ve soğuk olduğunu anladığında, artık balık ölüsü gözlerle bakıyorsundur hayata..
İnsanlar tarafından kuşatılmış hayatların sıkıntısını ancak yeni insanlarla gidermeye çalışmanın beyhudeliğini yaşadığında; bir kere daha anlarsın, en büyük yalnızlıkların insanlar arasında yaşandığını.
" Hayat! " dersin, yaşıyorum işte...
Özdemir Asaf'tan bir mazeret getirirsin yalnızlığına;
YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ.
PAYLAŞILSA YALNIZLIK OLMAZ.