Kilitli bir kapıyı,elinizi kapıya vurmadan açabilir misiniz?
Bu soruyu sorduğunuzda, insanların çoğu;
-evet, anahtarla açarım
-evet, zili çalarım açarlar
-hayır, açamam
gibi cevaplar verecektir. Siz de bunlardan birini cevap olarak vermiş olabilirsiniz. Eğer öyleyse lütfen soruyu dikkatlice bir kez daha okuyun!
Gülümsediğinizi görür gibi oluyorum. Burada bizden istenen, kapıyı nasıl açacağımız değil, elimizi (kapıya vurmadan) nasıl açacağımızdır.
Önemli olan, bir şeyi bir çırpıda okumak değil; anlayarak, özüne vararak okumaktır.
Bir çok insandan şunu duyuyorum: "Kitabı iki saatte bitirdim, sonunda pek bir şey olmuyor, anlamadım".
Ben kitabı içine sindire sindire okuyanlardanım. Kitabın içinde ben de varım. Kimi zaman esas kız, kimi zaman bir hizmetçi, kimi zaman bir katil... Niye bir çırpıda yaşayayım ki...
Ataol Behramoğlu'nun da dediği gibi; "...Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi..."
Saatlerce bakabilirim gökyüzüne, denize, bir çocuğa, bir kuşa... Irmaklara, göğe, yeryüzüne, bütün evrene karışırcasına...
Çünkü hayat sunulmuş bir armağandır insana..