“Usumda ben sizinle ne güzel gökler tuttum”
İlhan Berk
Okumanın anlam kazanması, kalem ve kelâm sahibinin elinde olan bir ayrıcalık değildir. Eğer ki bir ayrıcalıktan söz etmek gerekirse bu manâdır. Anlam ile manâ arasındaki ince bir çizgi boyunda sağa sola sapmadan ilerleyebilmek hem sizin hem de benim ayrıcalığımdır. Nâsirin gayesi usuna hakim olabilmekten; nâzımın gayesi bütün sınırları aşabilmekten ileri gelir. Bu yüzdendir ki şiirlere ihtiyacımız her zamankinden çok olmuştur. Şiiri şairden üstün kılan da bu özelliktir.
Dilimizin her alanda aynı olduğunu iddia etmek farklı düşünce tarzlarına sahip olduğumuz kanısını da anında çökertiveren acımasız bir savdır ki ben bunun karşısındayım. Edebiyatın ulvî yapısını deşerek kanını içen bu yapıdır. Ben bu sınırın ilerisini aşamam, ketumluk bana düşer; bu dili anlayabilmek sizin hayal edebildiğiniz ve düşünebildiğiniz oranda genişleyecektir, yermek-övmek size düşer. Bir tek şiiri olan bir şairin, onlarca şiir kitabının içerisinde binlerce şiiri olan bir şairden isminin daha çok duyulmasının sebebi de edebiyat dünyasının sınırlarının içerisine dahil olmuş okuyucu sayesindedir. İletişim ve reklâm dünyasında bu dengelerin değiştiğini savunabilirsiniz. Bu savunmayı yaptığınız anda dilin her alanda aynı olduğunu savunanlar safındasınız demektir. İletişim dünyası kendi dili ile konuşur; edebiyat dünyası ise kendi diliyle…
Yarına kalabilecek olan her şey yarınını düşünenlerin elindedir. Edebiyatın dünyasını zorladığınız her gün yarının teminatıdır. Yukarıdan beri sıraladığım düşünce manâsı edebiyatın dünyasına dahil olmuş herkes için selâmın öncesiydi. Aynı itina ve hususiyet ile siz edebiyat severleri selâmlarım.