Biliyor musun, nedense hiçbir zaman çözmeye çalışmamıştım seni. Çünkü seni hep sen olarak sevmeye başlamıştım. Konuşmalarının arasına sıkıştırdığın cümleleri aldım sadece senden. Bu cümlelerin asıl anlamlarından saptırarak düşlerime ekledim. Sonra cümlelerle uzun uzun yazılar yazdım. Kimsenin okumasını istemediğim yazılar.
Her bir araya geldiğimizde "seni seviyorum ve hep çok seveceğim ve de asla benden korkun olmasın" derdin. Korkuyorum derdim ama sen sürekli sana inanmamı ve güvenmemi isterdin ve biz oturup saatlerce konuşurduk hayallere dalardık. Aslında hayal demek te pek doğru değildi. Çünkü gerçek olmasını çok istediğim şeylerdi. Saatlerce konuşurken ben hep senin gülüşünü izlerdim. Gülerken yüreğim kayardı sana doğru ama sende beni yalnız bırakmazdın.
Telefonu kapatışımızda sana doyamadan sesinden uzaklaşırdım. Çünkü sana nedense doyamıyordum. Biliyorum iki dakika sonra arayacağım ve yine sesini duyacağım ama işte yine de doyamıyordum. Senle zaten ben hiç bir şeye doyamazdım ki.
Sen görmezdin, bir başımayken ben düşlerimde ben yanardım, kavrulurdum. Öyle böyle yanma değil bu bendekisi böyle cayır cayır yanardım. Küllerim bile geriye kalmazdı.
Sana olan sevgimi, özlemimi ve aşkımı kilometreler ötesine taşırdım. Hiç bir yorgunluk duymadan. Çünkü ben sevgimin, aşkımın ve sevdamın gönüllü hamalıydım.
Belki de sen ilk başından beri biliyordun sevgili, kısa bir zaman sonra çekip gideceğini ve beni sensiz bırakacağını. Benden sana inanmamı istiyordun ama biliyordun. Herkes biliyordu. Bir ben bilmiyordum.
Böylesi bir bitiş yakışmamıştı bize, sana.. İşte bu yüzden ben senin, bu bitişe yakışmayan veda satırlarından geldim sevgili. Ama şunu da hep bil. Aşk bir kez yaşanırmış ve insan bir kez yanarmış. Ben yandım artık yanamam......