İnsan sevince kör olurmuş. Neden derseniz, gözü sevdiğinden başkasını da görmezmiş ondan ve hep sevdiğinin yanında olmak istermiş.
Çok sevdalara yelken açan bu gönül, ilk kez bu kadar kolay kabullendi belki seni. Belki çok zor bir şeydi seni kabullenmek ama zoru başarmıştı. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. Tabi sen belki uğurlar olsun dedin ama ben sana allahaısmarladık demedim, diyememde. Ben öyle ağır ve kaldırılması güç kelimelerle cümleler kurmamıştım. Benim kelimelerimde ve cümlelerimde tek sen vardın. Başı senle başlayan, senle devam eden ve senle biten kelimelerdi.
Ben senle yazıda yaşadım baharı da, kışı da... Yaz da güzeldi senle, bahar da ve kara kışta güzeldi senle. Senle olan herşey zaten hep çok güzeldi. Sensiz olan en güzel şeyler bile en kötü şeylermiş gibi görünürdü. Herşeyin çok hoştu. Kızmaların, sinirlenmelerin yani aklına gelebilecek herşey. Gıcıklığın bile güzeldi. Evet kimseye o gıcıklık o kadar tatlı yakışmazdı ama sana yakışıyordu.Sen maviydin ve mavi gibi sonsuzdun. En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim. Çünkü susuz bir deniz düşünülemezse, sensizde bir deniz düşünmezdim.
Ama gel gör ki deniz korudu, mavi bir anda siyah oldu!