S a y f a Y ü k l e n i y o r ... Lütfen Bekleyin....

    Ana sayfa   Forum Sohbet  Basında sitemiz  Ziyaretçi defteri   Reklam   İletişim  
         
 
 _ Amatör yazarlar
 _ Atasözleri
 _ Biyografiler
 _ Deyimler
 _ Edebiyat ödülleri
 _ Fabllar
 _ Fıkralar
 _ Kitaplar
 _ Makaleler
 _ Masallar
 _ Öykü yarışması
 _ Özdeyişler
 _ Piyesler
 _ Sözlü anlatım
 _ Şiir yarışması
 _ Türk edebiyatı
 _ Yayınevleri
 _ Yazılı anlatım

 
Operasyon Ergenekon
Şamil Tayyar

 
 _ Amatör fotoğrafçılar
 _ Basında sitemiz
 _ Kare Bulmaca
 _ Puzzle Bulmaca     
 _ Sudoku Bulmaca   
 _ Haberler
 _ Hava durumu
 _ İletişim
 _ Özgürlük Üniversitesi
 _ Reklam
 _ Site istatistikleri
 _ Yararlı linkler
 _ Ziyaretçi defteri

 

 
 

 
 
 Sitede şu an 5 ziyaretçi bulunuyor.

1 Ocak 2006 itibariyle gelen ziyaretçi sayılarının teknik ve ayrıntılı istatistikleri için tıklayınız.

 
Google
 
  Önemli haberler
  Canlı sohbetler de artık Edebiyat Dünyası'nda...
  Radyo desteği ve radyo istek hattı olan sayfamızda anında sohbet etmek için tıklayın...

 

   
  Köşe yazarlarımız
 
Buğday taneleri
Barış Durak
Yazarın eski yazıları

Yerlere dökülmüş sevgi kırıntılarını toplamak derdindeydim,ekmek kırıntıları gibi, bilirsin öyle yetişmişiz, öyle öğrendik, günahtır, üzerine basılmaz nimetin.

En büyük nimet değil midir karşılıksız verilen sevgilerin Dergah'ta buğday tanelerini savururlar ya güvercinler ürkek, titrek, hep gözleri insanlarda bir taraftan taneleri toplamak telaşında. İşte benimkisi de o hesap be güzelim. Bir kaç sevgi kırıntısını kurtarırım belki ezilmekten. Sevgileri toplar tamamlarım belki, yüreğimdeki parçaları, hep eksik kaldığını hissettiğim.

Dostlukların peşindeyim, bir kır kahvesinin tahta sandalyelerinde oturup yudumladığımız o tavşan kanı çayın sıcaklığı gibi içimizi ısıtan dostluklardı benim aradığım, nerden bilebilirdim be güzelim. Nerden bilirdim aslında sevgi ve dostluk arayan yüreğimin, bir balıkçının ağlarına takılan tek bir balık gibi çırpınan ve özlemlerinle sarmalanan bir ağın içine düştüğünü.

Hiç böyle bir tat almadım hayattan, yaşadığım tüm dostlukları. Tüm sevgileri serdim önüme tek tek yeniden yaşar gibi sanki ve bunca yıl yaşadığım özlemleri. Olsa olsa gün batımı aşkıdır bu, batan güneşi birlikte seyredip sonra birlikte yummak gözleri.

Ve sonsuz maviliğin kucağında birlikte yelken açmak ufuklara. Dümene ihtiyaç yok artık, yolculuğun sonu nasıl olsa Her yeni son, yeni bir başlangıçtır. Bu sonsuzlukta.
Kapını ne zaman, kimin çalacağı belli olmaz hiç habersizce çalıverir kapını bir açarsın, bir açarsın, bir açarsın. Bir açarsın ışıl ışıl yıldızları andırır gözleri ve dudaklarından dökülen, sonsuzluğa sürükleyen bir aşk melodisi.

Güzel olan da bu değil midir be güzelim? Dalgalara aldırmadan ve rüzgarı alıp arkana. Bir başıma yelken açmışken yeni yalnızlıklara. Hiç beklenmedik bir anda çıkıp ortaya. Bir elin sarılması, bir başın göğsüme yaslanması. Ve raksetmek hoyratça, mavi sulardan bir halının ortasında. Güneşin ferinin söndüğü zamanlardayız artık. Kızıllığının yapraklara karıştığı, o güvercinlerin unuttuğu bir buğday tanesinden yeşeren. Aşkın zamana karşı çıktığı nedir beni darmadağın eden, nedir bu duygu içimdeki. Olsa olsa gün batımı aşkıdır bu, batan güneşi birlikte seyredip sonra birlikte yummak gözleri.
Ama artık gözler görmüyor ve hiç görmeyecek.

 
    iletişim : barisdurak@edebiyatdunyasi.com  
       
 
 
 
Tuğra Sezgi

Dolunay


Barış Durak


Erhan Kanışlı

İbrahim Kaya

Murat Arslantürk



Ümit Ziya Altı

 


 


Ekle
Çıkar

         
Tüm hakları saklıdır 2003 © Edebiyat Dünyası
Sitenin içeriği kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz.
TASARIM// N&T TASARIM © 2006. PROGRAMLAMA// KARA Yazılım & Internet © 2006.
En iyi 1024*768 pixel çözünürlükle Opera  ve Internet Explorer  tarayıcılarında görüntülenebilir.