S a y f a Y ü k l e n i y o r ... Lütfen Bekleyin....

    Ana sayfa   Forum Sohbet  Basında sitemiz  Ziyaretçi defteri   Reklam   İletişim  
         
 
 _ Amatör yazarlar
 _ Atasözleri
 _ Biyografiler
 _ Deyimler
 _ Edebiyat ödülleri
 _ Fabllar
 _ Fıkralar
 _ Kitaplar
 _ Makaleler
 _ Masallar
 _ Öykü yarışması
 _ Özdeyişler
 _ Piyesler
 _ Sözlü anlatım
 _ Şiir yarışması
 _ Türk edebiyatı
 _ Yayınevleri
 _ Yazılı anlatım

 
Operasyon Ergenekon
Şamil Tayyar

 
 _ Amatör fotoğrafçılar
 _ Basında sitemiz
 _ Kare Bulmaca
 _ Puzzle Bulmaca     
 _ Sudoku Bulmaca   
 _ Haberler
 _ Hava durumu
 _ İletişim
 _ Özgürlük Üniversitesi
 _ Reklam
 _ Site istatistikleri
 _ Yararlı linkler
 _ Ziyaretçi defteri

 

 
 

 
 
 Sitede şu an 1 ziyaretçi bulunuyor.

1 Ocak 2006 itibariyle gelen ziyaretçi sayılarının teknik ve ayrıntılı istatistikleri için tıklayınız.

 
Google
 
  Önemli haberler
  Köşe yazarlarımız
 
Anlayabilmek
Deniz Polater
Yazarın eski yazıları

Dilimize ne kadar önem verdiğimizi, farkında olarak ya da olmayarak, gösteren küçük bir anı paylaşmak istiyorum sizlerle. Teyzemin kızından duymuştum ilk kez “boyfriend” sözcüğünü. Önceleri ne olduğunu pek düşünmesem de birkaç kez tekrar edince “boyfriend”inin bizim bildiğimiz “erkek arkadaş” olduğunu anladım. Bunu Türkçe söylemek yerine ise dünya dili(!) olan İngilizce ile ifade etmeyi tercih ettiğini de… Ona dilimizin güzelliğini ve zenginliğini anlatmak, güzel Türkçemize haksızlık ettiğini ifade etmek istedimse de sonradan vazgeçtim. O bir lise öğrencisiydi ve benim söylediklerim değil çevresinde gördükleri onun için daha önemliydi. Biz değil miydik lise müfredatında en az Türkçe dersi kadar, Türk Edebiyatı dersi kadar İngilizceye yer veren? Biz değil miydik iş başvurularında gençlerimizin eğitimine, diksiyon düzgünlüğüne, Türkçeye hâkimiyetine fazla önem vermeden yabancı dil bilip bilmediğini soran; bilmiyorsa da kapı dışarı eden? Biz değil miydik caddelerimizdeki on dükkândan dokuzuna yabancı isimler veren? Evet; tüm bunları yapan hep bizdik. Yanlışı yapan da, yanlışlara göz yuman da…
Oysa biz dünyanın en köklü üçüncü diline sahibiz. Bu dil dünya üzerinde 160 milyonu aşkın kişi tarafından konuşulmakta. Bu denge her geçen gün bizim lehimize sürekli değişmekta, artmaktadır. Böyle köklü ve zengin bir dile daha fazla sahip çıkmamız gerekmez mi? Sizce de bu konuda en büyük görev bizlere, Atatürk gençliğine düşmüyor mu?
Gelin söze bir Yunus Emre şiirinin küçük bir bölümüyle son verelim:
“Güzel dil Türkçe bize,
Gerisi gece bize,
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize.”
Yeniden buluşmak ümidiyle, sevgiyle kalın…

 
    iletişim : denizpolater@edebiyatdunyasi.com  
       
 
 
 
Tuğra Sezgi





Erhan Kanışlı

İbrahim Kaya

Murat Arslantürk



Ümit Ziya Altı

Fesih Vural

Cihan Atbakan

Ayşe Yılmaz

 


 


Ekle
Çıkar

         
Tüm hakları saklıdır 2003 © Edebiyat Dünyası
Sitenin içeriği kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz.
TASARIM// N&T TASARIM © 2006. PROGRAMLAMA// KARA Yazılım & Internet © 2006.
En iyi 1024*768 pixel çözünürlükle Opera  ve Internet Explorer  tarayıcılarında görüntülenebilir.