Üstünü örttüler bir çocuğun. Anlamadılar,
Örtülen çocuk değildi;
Boğulup kalan bir dünyaya geliş çığlığıydı.
Bir sessizlikti fırlayıp çıkmak isteyen boğazından
Gökyüzüne bir bakış,
Rüzgârını aralayıp bulutların.
…..
Bir Çizgi Daha - Kemal ÖZER
EN ÇOCUK YERİNDAN BAŞLAMAK
En çocuk yerinden başlamalısın hayata. Hep baharlara yelken açmalı gönül gemin. Ve her mevsimin içinden geçtiği bir yürek olmalısın. Geceye dökülen birkaç umut biriktirmelisin avuçlarında. Sonra işaret parmağından uğur böcekleri uçurmalısın: çocuk umutların ve masum tebessümlerin ülkesine.
En çocuk yerinden başlamalıymış hayata. Hep bir ümit taşımalıymış yüreğinde, en umarsız zamanlarda bile. Tarihleri unutarak bazen, uzak iklimlerin sevdalara seslendiği yerde uyanmalıymış. Ve bazen akşam karanlığına karışan ağustos böcekleri eşliğinde sevdalı türküler tutturmalıymış. Büyülü bir coğrafya olmalıymış yaşadığın kent. Ve bu kentin kıyısına kurulmalıymış yaşamın.
Bilmem, ne kadar olmuştur yüreğimizdeki yargıç ruhuyla kendimizi yargılamayalı! Ne kadar olmuştur, günlük telaşlardan başımızı kaldırıp hayatın ön yüzünde, görünür bir şekilde yaşamayalı! Gökyüzüne ayak basarcasına uykulara dalmak, rüyalar denizinden inci çıkarmak varmış. Dünyanın tüm sevinçlerini yaşama özlemiyle dolmakmış gerçek mutluluk. Çocuk olmak varmış.