Giriş |  Kayıt
"Cesaret insanı zafere, korkaklık ölüme götürür."
SENECA
 

Vizontele Ailesi 2

Emin oturmuş tespih sallamakta Safiye örgü örmekte.

EMİN--Of be dünya varmış…
SAFİYE—Televizyon olsaydı dünya olmayacak mıydı?
EMİN—Ya sabır ya sabır!Bana cevap vermesen çıldıracaksın herhalde.
SAFİYE-- Sen saçmalayınca ben de cevap vermek zorunda kalıyorum.
EMİN—Kitabıma defterime senin bu dilinin uzunluğunu ölçseler Gines rekorlar kitabına girersin.
SAFİYE –Biz doğruyu konuşunca zorunuza gidiyor.Size kalsa bizim dilimizi kesmemiz lazım.
EMİN—Yoo bütün kadınlar değil sadece sen kesersen vallahi hiç fena olmaz.Ha bütün masrafları da ben karşılarım.
SAFİYE –Of ya of çocuklarımız evden kaçıp gittiler sen ise oturmuş boş boş konuşuyorsun.
EMİN –Ya ne yapayım?Çocukları kırmızı bültenle mi arayayım. İstersen belediyeye haber verelim.Belediye de “dikkat dikkat 15 ve 16 yaşlarında bir erkek ve bir kız çocuğu kaybolmuştur. Bulanların insaniyet namına belediye ilan bürosuna getirmeleri rica olunur.”şeklinde bir anons yapsın.
SAFİYE –Biliyor musun Emin Bu kadar gaddar olduğunu bilmiyordum.
EMİN—Sen neyi biliyorsun ki cahil gelmiş zır cahil gideceksin.
SAFİYE –Cahil olabilirim ama çok şükür senin kadar insafsız değilim.
EMİN –Şuna bak ya ben insafsızmışım.Ben çocuklarımı tanımaz mıyım? Aha göreceksin eğer ikisi de bu akşam gelmezse vallahi de billahi de bu evin iktidarını sana vereceğim
SAFİYE—İktidarın batsın.İnşallah .Çocuklarım olmadıktan sonra iktidarı ne yapayım.

Kapı çalınır ,Safiye kapıyı açmaya gider.

SAFİYE (Kızına sarılır)Kızım çok merak ettim Hiç gelmeyeceksin sandım.
BESNA –Beni elemelere almadılar anne
SAFİYE—Üzülme kızım başka sefere.
EMİN –Besna Hanım yüzünüzden düşen bin hatta iki bin parça.Sen kim popçu olmak kim?
BESNA—(Mahcup bir edayla yerine geçer.)
SAFİYE—Gel kızım otur şuraya .
EMİN – Ooo kızına özel ilgi göster oğluna ise 3. dünya ülkesi muamelesinde bulun.
Kapı çalınır.
EMİN –Ha işte diğer serseri de geldi.(kalkar kapıyı açar.)
FERHAT—(kapıda bekleyerek) Baba içeri girmeme izin veriyor musun?
EMİN—Bu eve girmek için pasaportun var mı?
FERHAT—Evet baba tövbe ettim. Bu pasaport sence yeterli değil mi?
EMİN—(Ferhat’ı kucaklar)Aslanım benim yeter artar bile.
SAFİYE –Vay vay vay !Baba oğla bakın.Sanki hiçbir şey olmamış gibi nasıl da sarılıyorlar.
EMİN –O babasının biricik oğludur.Bir kere evden kaçtı diye onu asacak mıyım.Hem zaten idam cezası kaldırıldı Bak tövbe bile etmiş.Aslanım oğlum.Allah bilir artık namaz da kılar Değil mi oğlum?
FERHAT—Evet baba. Yeter ki sen iste.
EMİN—Yok oğlum benim için değil Allah için kıl.
FERHAT—Tamam baba sen kimin için istiyorsan ben onun için kıllarım.(Ayağa kalkar gitmeye hazırlanır.)
EMİN—Oğlum nereye?
FERHAT—Namaz kılmaya
EMİN –Hangi namazı?
FERHAT—Bilmem Cenaze namazı olur mu?
EMİN—Oğlum hele sen önce farz namazlarını kıl. Ayrıca namaz kılmasını biliyor musun?
FERHAT-- Tamam baba Öğrenmem lazım.

Safiye ile Besna bu arada birbiriyle sessizce konuşmaktadırlar.
SAFİYE—Kim öğretecek sen mi?
EMİN—Evet ben beğenemedin mi?
SAFİYE –Şey yani senin kıldığını görmedim de.Ona nasıl öğreteceksin.
EMİN—Gözün batsın inşallah.Her bayram namaza gittiğimi görmüyor musun?
BESNA—Benim bildiğim beş vakit namazı kılmak farzdır. Bayram namazı ise farz değildir.
EMİN—Al işte sosyete adayı olan kızım bana vaaz veriyor.(elini kaldırır)Allah’ım sen nelere şahit oluyorsun.
SAFİYE—Kızım baban günde beş vakit okey oynarsa namazına vakit kalır mı?
FERHAT—Eee yeter be yeter bıktım sizin bu tartışmalarınızdan.

Bu arada Hakan elinde kitaplarıyla şarkı söyleyerek içeri girer.

HAKAN—(Gözler kardeşlerine takılır.)Ooo... kimleri görüyorum, kimleri?Pop starımız Besna Hanım ve Mafya teyzesi Ferhat Bey.Hayırdır hangi fırtına sizi buraya fırlattı?Durun tahmin edeyim.Safiye Hanım pop starı olamadı. Ferhat Bey de pişman oldu ve pat diye baba ocağına döndünüz.

Ferhat ile Besna ayağa kalkar Hakan’ı aralarına alır.

FERHAT—Bak filozof bozuntusu!Geldiğim bu ilk günde seni Diyarbakır Tıp Fakültesi acil sevisine göndermek istemiyorum.Onun içi şu çeneni hemen kilitle.
BESNA— Bana da bak filozof bozuntusu(ona bakar)Boyundan büyük lafların altında kalıp ezilmek istemiyorsan susacaksın anladın mı?
HAKAN—(kafasını kaldırır)Iııı.... anlamadım.
BESNA Ferhat onu dövmeye kalkar.
EMİN –Durun ne yapıyorsunuz.Bırakın.Çekilin şöyle çekilin! Neyi paylaşamıyorsunuz.?Ayıp ya .
(Hepsi oturur.Hakan masasına geçer kitabının okur.Bir süre sessizlik devam eder.)

SAFİYE—Of of of…
BESNA—Ne oldu anne?
SAFİYE –Bilmem birden sıkıntı bastı.
(Bir süre sessizlik)
EMİN—Of of of …
FERHAT—Ne oldu baba
EMİN –Bilmem birden sıkıntı bastı.
(bir süre sessizlik)
BESNA-Ferhat—of of of…
SAFİYE Ne oldu kızım?
EMİN –Ne oldun oğlum?
BESNA, Ferhat—Hiiiç
BESNA- FERHAT -EMİN-SAFİYE—Of of of
HAKAN (Kitabından kafasını kaldırır)Eee.. yeter be yeter bıktım!Şu oof of konserinizi dinlemek zorunda mıyım ? O kadar sıkıldıysanız gidin televizyonunuzu geri getirin.
BESNA –Sahi televizyon nerde ?
FERHAT— Emekliliğe mi ayrıldı?
SAFİYE –Hayır çocuklar, babanız sizin evden ayrılmanızın faturasını televizyondan çıkardı.Götürüp sattı.
BESNA—Ay inanmıyorum şimdi televizyonumuz yok mu?
HAKAN—(alayımsı ve taklit ederek)Ay inanmıyorum televizyonumuz yok mu? O yoksa ablam da yok.
FERHAT—(Şiir gibi söylemye başlar) Baba televizyonsuz bir dünya şekersiz bir çaya yok yok olmadı. Ha tamam, tuzsuz bibersiz kuru fasulyeye yada baharatsız mercimek çorbasına benzer.
HAKAN—Abi sen şair olmalıymışsın.İbrahim Sadri abimiz senin gibi bir şairin bu dünyada yaşadığını bilse şiir yazmakta vazgeçerdi.İşi ehline bırakırdı.Sen en iyisi hırsızlık yapmaktan vazgeç şair ol.
FERHAT—Baba! Şu filozof bozuntusu oğluna söyle bir daha bana hırsız demesin yoksa dişlerinde otuz ikilik tespih yaparım.
HAKAN—Abi iki dişimi çektirmişim .Maalesef tespihin tamamlanamaz.(Ferhat ayağa kalkar gibi yapar.)
EMİN –Hakan ! Oğlum sus konuşma.
SAFİYE—Eee M. Emin Bey söylesene televizyonsuz gün geçer mi?
FERHAT—Ne olursun baba televizyonu al.
BESNA –Baba sen televizyonu al vallahi de billahi de hangi kanalı istiyorsan onu seyrederiz.Değil mi anne?
SAFİYE—Şey olabilir.
BESNA—Ne olursun baba bizi televizyonsuz bırakma!
EMİN –Ama eskiden olduğu gibi televizyona aşırı bağlanmayacağınıza söz vereceksiniz.Tamam mı?
BESNA –Söz baba, ben günde sadece on saat seyredeceğim.(Babası Ters ters bakar)Sekiz saat…altı saat .. dört saat..iki saatten aşağı kurtarmıyor.Yemin ederim iki saatten fazla izlemem.
EMİN—Ferhat sen de söz ver.
FERHAT –Söz veriyorum baba on iki saatten şey yani iki saatten fazla izlemem.
EMİN—Safiye Hanım siz…
SAFİYE—E vallahi zaten ben fazla izlemiyorum.
EMİN—Haşa…Tabi canım bilmez miyim.(Sesli) Kitabıma defterime uyku denen bir şey olmasaydı siz günün yirmi altı saatini televizyon izleyerek geçirirdiniz.
HAKAN –Baba yanlış söyledin.
SAFİYE—Bak oğlun da senin yanlış olduğunu biliyor.
HAKAN-- Tabi ki biliyorum .Cahil miyim ben?Bir gün yirmi altı saat değil 24 saattir.Annem günün ancak 24 saatini izleyebilir.
SAFİYE –Haydi len pis filozof!

2.SAHNE

EMİN-- (Televizyon fişini takar, kumandayı eline alır.Kurdeleyi keser.Alkışlanır.)Evet şimdi oldu.Sayın eşim sayın oğlum Ferhat sayın kızım Besna ve sayın demeye gerek bile duymadığım ana muhalefet lideri Hakan Bey!)
HAKAN –(Ayağa kalkar)Buyurun Almanya’nın unutulmaz Lideri Hitler! Pardon Hitler’in Türkiye versiyonu!
EMİN—Sus konuşma! Bu kumanda elimde bulunduğu müddetçe hiç kimse farklı bir program izlemeyecek.Kumandayı alma girişiminde bulunanları terörist listeme alıp ona bu dünyayı dar edeceğim.
HAKAN –Desene Baba evimizdeki Amerika sen oluyorsun.
EMİN—Ne alaka oğlum?
HAKAN –Olur mu baba terörist listesini Amerika hazırlamıyor mu?
EMİN –Sen sus . Bu işe karışma.(Diğerlerine dönerek)Anlaşıldı mı?
HEPSİ(Hakan hariç)—Anlaşıldı.
Emin kumandayı alır kanepeye oturur.Bir süre sonra horlayarak derin bir uykuya dalar.Bunu fırsat bilen Safiye kumandayı yavaşça elinden alır. Besna , Safiye daha kumandayı kullanmadan kapar.Besna’dan habersiz Ferhat balıklama atlayarak kumandayı alır .Bu arada Emin esner iki elini açar. Ferhat anında kumandayı eline bırakır.


3.SAHNE

Yunus ile Hüseyin oturmuş konuşurken Ferhat içeri girer.
FERHAT --Hey dangalaklar hayırdır neyi bekliyorsunuz?
YUNUS (heyecanla ayağa kalkar ) Nerdesin be seni aramadığımız delik kalmadı.
HÜSEYİN –Arkadaşlığın yerin dibine batsın. İnsan bir haber verir.
FERHAT—Ben tövbe ettim.Artık hırsızlık yapmayacağım.
YUNUS –Tövbe mi ettin?Yoksa babandan dayak mı yedin?
HÜSEYİN—Ferhat!Bırak bu ayakları Bu işi sen öğrettin bize bırakıp gidemezsin
FERHAT—Ya öyle mi? İsterseniz jübilemi yapıp öyle gideyim.Tövbe tövbe…!
YUNUS—Tövbe ettin öylemi?
FERHAT—Evet tövbe ettim.
HÜSEYİN—Mevlana ne demiş ?
YUNUS—Ne demiş?
HÜSEYİN—Bin defa tövbeni bozmuşsan yine gel.Sen de tövbeni bozup gelirsin yine hırsızlık mesleğine devam edersin.Evet evet bence sen Mevlana’yı dinle.
FERHAT—Saçmalama Mevlana insanları Tarikata Hak yoluna çağırıyordu hırsızlığa değil.
YUNUS –Yeter be! Sana yalvaran mı var? Hüseyin!
HÜSEYİN – Ne var
YUNUS—Versene şu cüzdanı.(Hüseyin cüzdanı verir.Yunus cüzdandaki paraları çıkarır Yarısını Hüseyin’e verir.Boş cüzdanı ise Ferhat’a verir.)Al boş cüzdan da senin payın olsun, bu iyiliğimi de unutma.
FERHAT—Şey arkadaşlar
YUNUS— Şey ne?
FERHAT –Sizin dediğiniz olsun.
YUNUS—(Sırtına bir tane indirir)Aslanım benim işte bu.
FERHAT (Ters ters bakar)Şimdi bir tane vuracağım.Bakın lideriniz yine benim (Elindeki parayı alır.Bir yirmiliği Yunus’a verir .Diğerlerini cebine alır.)

4.SAHNE

Besna, Safiye, Emin televizyon izlemekte.

BESNA –Safiya—(Sesli bir şekilde tezahürat yapmakta )Kadınlar… Kadınlar…kadınlar…
EMİN –(Sinirli sinirli bakmakta)Fesuphanallah fesuphanallah (Hakan’a)Oğlum burada erkeklerin gururu ayaklar altına alınıyor orda sen hala kitap okuyorsun.
HAKAN—Sloganlarla beslenen bir kitle başarısızlığa mahkumdur;fakat bilgiyle, fikirle, inançla beslenen kitleler hedefine ulaşır.
SAFİYE-BESNA—Kadınlar kadınlar…Kadınlar…
EMİN Eee Yeter program başlayacak susun artık.Yoksa darbe yapıp televizyonu ortadan kaldırırım.



5.SAHNE

Karşılıklı masalarda üç erkek ve üç bayan oturmakta.Sunucu masaların arasında içeri girer.

REHA—Ben Ortadoğu ve Balkanların en iyi sunucusu Reha Kışkırtan yepyeni bir programla tekrar karşınızdayız. Türkiye ve dünyada izlenme rekoru kıran Sataşma Hattı” adlı programımızda Kadın Erkek Bakış Açısıyla Avrupa Birliğini” tartışacağız.Ve yine reyting rekorlarını kıracağız.
Avrupa Birliğine girmeyi düşündüğümüz süreçte toplum olarak kadın ve erkeğe düşen görevleri kadınlara yönelik yeni gelişmeleri ve daha bir çok konuyu masaya yatıracağız. Seviyeli ve tarafsız ben Reha Kışkırtan Sözü fazla uzatmadan size konuklarımızı tanıtayım.
İlk önce saygı değer hanımefendilerden başlayalım.Hayvan Hakları Derneği Başkanı ,Kanaryaları sevenler derneğinin onur üyesi ve aynı zamanda” Feministler Nerede Biz Orada Hareketinin “önde gelen isimlerinden Derya Tepedenbakan.
Ben de Avrupalıyım adlı müzik kasetiyle müzik piyasasını alt üst eden Ünlü pop şarkıcımız Melisa Çatalses
MELİSA—Pardon Reha Bey soyadım Çatalses değil Çatlakses ‘tir
REHA –Çok üzür dilerim Melisa Hanım Hemen düzeltiyorum.Melisa Çatlakses . Ve geçen ay kurulan Çağdaş Toplum Çağdaş Kadın Partisi Genel Başkanı Canan Çetinkaya….
Şimdi de erkek konuklarımızı tanıyalım.Delikanlı Yiğitler Demokrasiyi getirecekler Partisi genel başkanı Ne biçim isimse Delikanlı Yiğitler Demokrasiyi getirecekler ulan bunların neresi yiğittir. neyse işte bu partini genel başkanı Çetin Deliyürek.
Gez Dünyayı Geç Konya’yı Gör Avrupa’yı Deneğinin Başkanı Ve aynı zamanda sokak köpeklerini koruma hareketinin önde gelen isimlerinden M.Zalim Çokkonuşur.
Ve son olarak Gazeteci yazar Murat Boşyazar…Hepiniz hoş geldiniz. Sözü Fazla uzatmadan bayanların görüşlerini alalım.Önce Derya Tepedenbakan’a sormak istiyorum:Sayın Tepedenbakan bir feminist olarak Avrupa Birliğine bakış açınızı öğrenebilir miyiz ?
DERYA—Eğer bu ülkede sadece kadınlar yaşsaydı Türkiye 100 yıl önce Avrupa Birliğine Girerdi.
ZALİM—Hayır Hanım efendim girmezdi.
DERYA—Girerdi tabi ki .Ayrıca lütfen sözümü kesmeyin.
REHA—Evet beyefendi lütfen bayanın sözünü kesmeyin
ZALİM—Reha Bey ben yanlış söylemlere tahammül edemiyorum.
DERYA –Ben Yanlış bir şey söylemedim.
ZALİM—Söylediniz hanımefendi 100 yıl önce Avrupa Birliği daha oluşmamıştı.Avrupa Birliği’nin nesine girecektiniz.
DERYA – şey şey yani İlk önce biz oluşturacaktık. Ama ne yazık ki kabalığı ve çağdışı tavırlarıyla bizi geriye götüren erkek milleti Avrupa birliği kapısında bir engel teşkil etmekte.
MURAT—Hanım efendi o kapıyı biz kapatmadık ki Ayrıca kapının anahtarı bizde olsa ilkin ben girecektim.
CANAN—Hangi enayi size güvenip de kapının anahtarını verir.Kapının anahtarının sizde olmadığını biz de biliyoruz.
REHA—(erkeklere dönerek )Demek ki biliyorlarmış.
ZALİM—Nah biliyorlarmış Onlar mutfakta soğan doğramasını bile bilmezler.
REHA—Peki soğanı nerde doğrarlar (erkekler birbirlerine bakar cevap vermezler) Lütfen Beyefendi konumuz soğan değil AB… anladınız mı ?AB
MELİSA—(kibarca)Reha Bey!
REHA—Buyurun Melisa Hanım.
MELİSA—Ben de bu konuda görüşlerimi açıklayabilir miyim?
REHA –Tabi ki açıklayabilirsiniz .Siz ki ülkemizin starısınız.
MELİSA –Sağ olun çok mersi.Zaten beni sizler ve sizin gibi enayi şey pardon yani en iyi insanlar yarattı.
REHA—(övünerek)Ben mi Allah Allah
MELİSA—Bizim mutlaka Avrupa Birliği’ne girmemiz gerekiyor.Çünkü biz müzik sanatçıları Türkiye’de geçinemiyoruz.Bakın Reha Bey!
REHA—Bakıyorum Melisa Hanım.(gözlerini diker)
MELİSA—Biz ayda 100 milyardan fazla kazanamazken Avrupa’da müzik sanatçıları bu parayı sadece bir gecede kazanıyor.Bunun için Biz Müzik sanatçıları Avrupa Birliğine girmeye can atıyoruz.
ÇETİN—(alayımsı)Vah vah vah Sadece 100 milyar mı alıyorsunuz.
MELİSA—Evet geçekten 100 milyar.Sizce de az değil mi?
REHA –Evet gerçekten sizce de az değil mi?
ÇETİN –Tabi canım.
MURAT—Desenize açlık sınırının altında yaşıyorsunuz.
MELİSA –Vallahi öyle…
ZALİM—Melisa Hanım Cuma günleri işiniz var mı?
MELİSA—Yoo !Cuma günleri benim tatil günüm.Neden sordunuz?
REHA –Evet neden sordunuz?
ZALİM – Diyecektim ki Cuma günleri Cuma namazından sonra cami önünde mendil açarsanız belki açlık sınırını geçersiniz.
MELİSA –Ama Reha Bey olmaz ki…Bu bey benimle resmen alay ediyor.Bana dilenci demek istiyor.
REHA –Zalim Bey!Melisa Hanımın şahsında kadınlara hakaret ettiğiniz için size sarı kart gösteriyorum.Lütfen taraflı ve seviyeli programımıza gölge düşürmeyin. (Erkekler sinirlenirler)Sayın seyirciler Şimdi de sözü Canan Hanıma bırakıyorum.Evet Canan Hanım Partinizin AB ile ilgili görüşlerini öğrenebilir miyim?
CANAN—Partimiz Avrupa Birliğine girmeyi şart kılıyor.Yalnız bunun için bir ilerlemenin olması gerekiyor.Özellikle kadınların özgürlüğü konusunda değişimler şarttır. Bizim partimiz erkeğe karşı başkaldırının sesidir.(sesini yükselterek) Avrupa Birliğine giden yolda bir ışıktır.Kadına karşı şiddeti ortadan kaldıracak ve erkek egemenliğine son verecek olan iktidar biz olacağız.
REHA—Bravo bravo hani alkış hani alkış…
CANAN—Ayrıca iktidara giden yolda istikrarlıyız.Hızlı tren gibi yolumuza devam ediyoruz.
REHA –Devam ediyorlar
ÇETİN –Siz iktidara giden yolda değil hızlı tren hızlı at arabası bile olamazsınız.
REHA—Evet işte bu reyting reyting!
DERYA –Beyefendi unutmayın Avrupa Birliğinin yolu kadının elinin altında geçer.
ZALİM –Yani mutfaktan mı geçer demek istiyorsunuz?
CANAN—Anlama kıtlığı var anlamıyorlar ki..
REHA –Haklısınız Hanım efendi çok haklısınız devam edin devam edin gelsin reytingler…
DERYA— Unutmayalım ki kadının sosyal haklarını kazandığı toplumlar Avrupa Birliğine girebilir.
MELİSA—Canan Hanıma katılıyorum .Mesela ben konsere gittiğim bazı illerde mini etek giyemiyorum.Sosyal haklarım burada rencide ediliyor.
ZALİM—Şimdi sosyal haklar dediğiniz şey soyunma özgürlüğü müdür?
REHA—Soyunma özgürlüğümüdür diye soruyorlar? Onlar soruyor.
CANAN—Hayır efendim .Giyinme özgürlüğüdür.
REHA –Giyinme özgürlüğüymüş .
ÇETİN—Mayo giymenin özgürlük olduğunu mu söylüyorsunuz?
REHA—Lütfen değerli konuklar! Konumuz mayo değil .Avrupa Birliği… AB …Sayın seyirciler ben tarafsız ve seviyeli sunucunuz Reha Kışkırtan şimdi de sözü erkeklere bırakıyorum.Önce Delikanlı Yiğitler demokrasiyi Getirecekler Partisi Genel Başkanı Çetin Deliyürek’e sormak istiyorum. Sizin Avrupa Birliğine girmek için projeleriniz var mı?
ÇETİN—Tabi ki var.Olmaz olur mu?Projelerimiz…
REHA—Çok teşekkür ederim.Verdiğiniz bilgiler için.Şimdi de aynı soruyu Zalim Bey’e sormak istiyorum.Zalim Bey sizin derneğinizin AB için projeleri var mı?
Zalim –Tabi ki var. Şimdi…
REHA—Çok teşekkür ederim .Bu kadar bilgi yeter .Zaten süremiz de az kaldı.Hemen Murat Bey’in görüşlerini alalım.Murat Bey! Bir gazeteci olarak AB yolunda yapmamız gereken yenilikler hakkında bilgi verir misin?
MURAT—Efendim ,bizim AB yolunda Birçok yenilik yapmamız gerekiyor.Çünkü…
REHA –Çünkü kadına gereken değeri veremiyoruz .
MURAT—Hayır Efendim ne alakası var.
REHA –Lütfen Murat Bey sözümü kesmeyin.
MURAT—Ama önce siz sözümü kestiniz.
REHA—Yanılıyorsunuz beyefendi ben sizin yarım hatta yarım bile değil çeyrek bıraktığınız cümleyi tamamladım.
MURAT—Ben cümlemi tamamlamayacak kadar cahil miyim?
REHA—(mahcup) Şey yok efendim… Ha tamam süremiz az kaldı da ondan.
ZALİM—Reha Bey! Zamanın çoğunu bayanlar kullandı. Biz is sap gibi onları dinledik.
ÇETİN—Evet Reha Bey !Biz buraya masanızın süsü olmak için gelmedik .
DERYA—Zaten siz isteseniz de süs olamazsınız.Siz ancak diken olabilirsiniz.
MURAT—Bakın Reha Bey hala konuşuyorlar.
REHA—Tabi konuşacaklar onlar buraya konuşmak için geldiler.
ZALİM –Biz ne için geldik?Armut toplamaya mı geldik?
MELİSA –Armut dediniz de canım acayip armut çekti.Keşke biraz toplasaydınız.
ZALİM—(sinirli) Yahu utanmasalar bize ayı diyecekleri
REHA—Canan Hanım böyle bir iddianız var mı?
CANAN—Yok bizim dememize gerek kalmadı.Beyefendiler zaten kendi sıfatlarını kendileri söylediler.
REHA—(erkeklere)Gerek yokmuş.
( Erkekler ayağa kalkar )
REHA—(korkar biraz geri çekilir sakin olun reyting şey evet Sayın seyirciler şimdi de sözü her üç beyefendiye bırakıyorum (sert bakışlarla Reha’yı süzmeye devam ederler.)Lütfen beyler canlı yayındayız.
ZALİM—Böyle devam ederse canlı yayına cansız bedenler teşrif edecek.
CANAN—Zaten sizin işiniz gücünüz şiddet kullanmak.
REHA—Zalim Bey lütfen sakin olun
MURAT—Nasıl sakin olalım Reha Bey.Bırakın bir iki kelime de biz konuşalım.
REHA—Tamam tamam anladık hele bir oturun (otururlar)Sayın seyirciler ben tarafsız ve seviyeli sunucunuz Reha Kışkırtan Sözü tekrar erkeklere bırakıyorum.Hanginiz konuşacaksanız konuşun.
(Erkekler aralarında anlaşır gibi yapar)
ZALİM—Bizim Avrupa Birliğine girme yolunda kadın erkek fark etmez her birimizin üzerine düşen görevler vardır.İnsan hakları demokrasi adalet herkes için aynı derecede önemli olmalı.Fakat bizim görevlerimiz farklı bayanların ki farklı olmalı.Elinin hamuruyla erkek işlerine karışmamalıdır Onların işi yemek yapmak bulaşık yıkamak ve çocuk yapmaktır.
MELİSA—Bence erkek yemek de yapmalı.
REHA—Yapmalı efendim.
MELİSA –Bulaşık da yıkamalı
REHA—Yıkamalı efendim.
MELİSA—Hatta çocuk da yapmalı
REHA—Yapmalı efendim ..Ne! Çocuk mu?
MURAT—O ha! (Reha ters ters bakar)Şey pardon o halde demek istedim.Size ihtiyacımız kalmaz.
CANAN—Bakınız kendiniz itiraf ettiniz demek ki bize muhtaçsınız.
MURAT –Doğrudur ama siz daha fazla muhtaçsınız.
REHA—Sayın seyirciler ben tarafsız ve seviyeli bir sunucu olarak konuyu daha fazla uzatmadan son olarak bütün konuklarımıza soruyorum Avrupa Birliği yolu nerden geçer?
MELİSA—Reha Bey zamanımız daha var mı?
REHA—Tabi ki var Olmaz olur mu? Siz yeter ki konuşun .Melisa Hanım
ÇETİN –(öksürür)
REHA—Buyurun Melisa Hanım.
MELİSA—Mersi …Ben Avrupa Birliğinin yolunun nerden geçtiğini bizzat gözlerimle gördüm.Şimdi ben Yunanistan’a konser vermeye gittiğimde benim kuaförüm söylemişti.Dedi ki: Edirne ile Yunanistan arasındaki yol Avrupa Birliğine giden yoldur.Demek ki Avrupa Birliğinin yolu Edirne’den geçer.
REHA—Çok teşekkür ederim Melisa Hanım.Gerçekten bizi çok aydınlattınız.
DERYA –Ben bir hayvan hakları savunucusu olarak Avrupa Birliğinin yolunun hayvanlarımıza yapılan sistematik işkencenin ortadan kaldırılmasından hayvan haklarına saygı gösterilmesinden ve havanlarımızın sosyal haklarının iyileştirilmesinden geçtiğine inanıyorum.
REHA—Evet sayın seyirciler işte bu AB budur.Hani alkış.Hani alkış
ZALİM—Ben sokak köpeklerini koruma derneğinin üyesi olarak ilk defa Canan Hanıma katılıyorum.
REHA—(Zalim’i öper)Tebrik ederim sizi Bu konuda objektif tarafsız ve seviyeli bir tavır gösterdiniz.
DERYA—Reha Bey
REHA--Buyurun Derya Hanım!
DERYA—Madem Zalim Bey benim düşünceme katılıyor .Ben artık bu düşünceyi savunmuyorum.
Bu erkeklerle aynı görüşü paylaşmam.Ben artık insan haklarını savunacağım.
REHA –Tabi bu sizin en doğal hakkınız.
ÇETİN—Hanım efendi siz önce kendi haklarınızı savunun.
CANAN—Merak etmeyin beyefendi biz onu da yapıyoruz.Ayrıca Ben AB yolunun kadın haklarından geçtiğne inanıyorum.Bunun için de erkeğin başını ezmemiz gerekir.
REHA—Ezin efendim ezin.
ÇETİN –Balyozla mı buldozerle mi?
CANAN –Fark etmez beyefendi tercihi siz yapın.
ÇETİN –Biliyorum sizin gibi vicdansızlar Allah bilir bağırsaklarımızdan turşu bile yapar.
MELİSA—Turşu mu?Ay ben turşuyu çok severim Ama bağırsak turşusunu hiç yemedim.
ZALİM—Yemeseniz daha iyi olur .Hazmı zordur.
REHA—Değerli konuklar Yine konuyu saptırdınız . konumuz bağırsak değil AB AB
MURAT—Reha Bey aslında AB yolu…
REHA—Ne yazık ki süremiz bitti.
CANAN—Reha Bey son olarak bir şey söyleyebilir miyim.
REHA—Tabi buyrun söyleyebilirsin.
CANAN—Reha Bey Burada 70 milyon insan şu erkeklerin ne kadar kaba insanlar olduğuna şahit oldu.
ÇETİN—Eğer kadına boyun eğmek ,köle olmak kabalıksa evet biz kabayız ve ne mutlu kaba erkeklere.
REHA—Yani kaba olduğunuzu itiraf ediyorsunuz.
ÇETİN—Hayır efendim ne alaka..
REHA—Evet sayın seyirciler Programımız burada sona ermiştir, ben tarafsız ve seviyeli sunucunuz Reha Kışkırtan bir daha ki programımızda buluşmak üzere size evet size seviyeli ve tarafsız kalın diyorum.
(erkekler yumruklarını hazırlar ve saldırırlar)


6.SAHNE

EMİN—(Sinirli sinirli kalkar televizyon’u kapatır. Ellerini havaya kaldırır) Allah’ım sana binlerce defa şükürler olsun ki biz erkekleri kadınlardan bedenen daha güçlü yarattın.Eğer biz güçlü olmasaydık kitabıma defterime her gün dayak yerdik.
SAFİYE—Emin Bey bunun için şükretmene gerek yok çünkü biz sizin gibi vicdansız değiliz.Biz kadınlar insan haklarına saygılıyız.
EMİN –Bilmez miyim ?Ya benim anlamadığım o Reha denen layt erkeğin neden kadınların tarafını tuttuğudur.
SAFİYE—Yanılıyorsun o kadınların değil haklı olanın tarafını tuttu.
HAKAN—Anne Baba! Aslında onlar programa katılması gereken kişiler değildi.
SAFİYE –Ya senin mi katılman gerekiyordu.
HAKAN –Hayır ama onlar AB ile ilgili hiçbir şey bilmiyordu.Gelmiş canlı yayında boş boş konuşuyorlar.
EMİN –Hakan oğlum gerçekten doğru söylüyorsun.Oradaki kadınlar daha konuşmasını bile öğrenememişler.Aferin oğlum Ben her zaman da söylüyorum sen büyük adam olacaksın.
HAKAN—Ama baba oradaki erkeklerin de kadınlardan farkı yoktu.
EMİN—Neee Tüh olan yazıklar olsun Sen de Reha gibi layt olacaksın. Ben her zaman da söylüyorum sen adam olamazsın.
BESNA –Anne!Babam o programlardaki erkekler gibidir.
EMİN—Niye o programlardaki erkeklerin nesi vardı (bağırarak)Boynuzları mı vardı?
BESNA –Hayır baba ,çok kabaydılar.
EMİN –Way be …Berduş aşiretinin kızları ne zamandan beri inceliği kibarlığı öğrenmişler.
SAFİYE—Berduş aşireti her zaman sizin Piyan aşiretinde bir adım öndeler.
EMİN—Ya öyle mi?Nereden biliyorsun Yoksa işini gücünü bırakıp bizim adımlarımızı mı ölçüyorsun?
BESNA –Baba!Sen anlamadın Yani medeni anlamda önde demek istedi.
EMİN—Medeniymiş …Berduş aşireti medeni oluyormuş.Ulan sizler daha düne kadar televizyondaki adamı görünce kutuya konulmuş adam zannedip kaçıyordunuz.
SAFİYE—Siz de radyodan çıkan sesle konuşuyordunuz.(Taklit ederek)Radyo efendi nasılsınız bugün?
EMİN –Ayın gölgesini kuyudan çıkarmaya çalışan kimdi.Taklit ederek)Ay sen nasıl düştün oraya önünü görmüyor musun?
SAFİYE –İçli köftenin anahtarı nerde nasıl yiyeceğiz diyenler kimdi?
BESNA –Sahi mi söylüyorsun anne?
SAFİYE –İki gözüm çarpsın doğru söylüyorum.İçli köftenin anahtarını unutmuşlar diye bir sürü yol yürümüşler
BESNA—Ay çok komik.
EMİN –Ya makarnayı ekenlere ne demeli.Nasıl ürünler bereketli oldu mu?
HAKAN—Anne, baba siz şimdi ne kadar medeni olduğunuzu açıklama yarışına mı girdiniz?
SAFİYE—Benim öyle bir derdim yok.Görüne köy kılavuz istemez.
HAKAN—Doğru söyledin anne.Görünen köy yol elektirik cep telefonu su ister.
BESNA –Boş boş konuşan filozof tekme tokat yumruk ister.

Ferhat içeri girer

FERHAT—Selam un aleyküm ey cemaatül müslimin.
EMİN –Aleyküm selam verehmetullahi veberekatuhu…Aslanım benim koçum benim nerden geliyorsun oğlum?
FERHAT—Arkadaşlarla dolaşıyorduk baba
EMİN—Artık hırsızlık falan yok değil mi?
FERHAT –Ayıp ettin baba.Ben tövbe ettim.
SAFİYE—Oğlunun tövbesi buzun üzerine yazılan yazıdan farklı olmayacaktır.
EMİN—Ya Safiye Hanım senin şu çenen hiç tatile gitmez mi?Yani maydanoz gibi araya girmesen kıyamet kopar.
BESNA—Baba biz de senin çocuğunuz ama bize Ferhat kadar değer vermiyorsun .Onu çok şımartmışsın.

(Besna ile annesi televizyon seyrederler).

FERHAT—Şımarık senin gibilere denir.
HAKAN –Baba yılar sonra ablam ilk kez doğru bir şey söyledi.Benle ablamın yanınızda eski Türk Lirası kadar da değeri yok.
FERHAT—Tabi ki olmaz baba adam delikanlı adamı sever.
HAKAN—Delikanlılık; hırsızlık yapmak ,içki içmek , bali çekmek, kumar oynamak ise bizden uzak kalsın.sana bereket versin.
FERHAT (Ayağa kalkar )Bak filozof bozuntusu (babası tutar)Yine kafamı bozma yoksa ayağını kırarım.
HAKAN –Senin kafan zaten bozuk haberin yok.Benim amacım kafanı tamir etmek.
( Ferhat saldırmaya çalışır)

EMİN—Dur oğlum dur
FERHAT—Baba bırak beni şunu geberteyim.
EMİN—Tamam oğlum otur şuraya otur.(Ferhat’ın kulağından tutar) Oğlum sana kaç kez söyledim karışma abine
HAKAN—Of baba hem kitabımı okumama izin vermiyorsunuz hem de beni dövüyorsunuz.
EMİN— Biz mi izin vermedik biz ne yaptık ki sana.
HAKAN—Daha ne yapacaksınız.Televizyonun sesinden zaten komşu apartman bile rahatsız.Sizin kavgalarınız İsrail –Filistin kavgasını aratmıyor.Ablam Tarkan’ı dinlerken evi konser salonu zannediyor.Maçların oynadığı akşam zaten malum .Maç bizim evde oynarsa ancak o kadar gürültü çıkar. Daha anlatayım mı?
EMİN—Yok eksik kalsın .Yeter yeter .Çattık ya. (kendi kendine )Bu çocuk okudukça boyundan büyük laflar ediyor.Haydi birlikte göz birliğiyle biraz Televizyon izleyelim.
HAKAN—Duygusal ve düşünsel birlik olmadıktan sonra göz birliği olmasa da olur.Ben kitabımı okuyacağım.Siz pop star saçmalıklarını seyredin.Abla sen de iyi seyret belki bu sefer seni de seçerler.Allah var ki sen tam da onların istediği bir tipsin.
BESNA –Sussana ya sus artık!
HAKAN –Biz susarsak başkaları sizin hayalleriniz üzerinde daha çok oynarlar.
EMİN –Hakan oğlum şu çeneni tut da ağız tadıyla bir program seyredelim.
HAKAN—Ağız tadına hitap eden program var mı ki? Hep olmayacak hayallerin tadına hitap ediyorlar.
FERHAT—Allah’ım ya bu filozof bu çeneyi nerede bulmuş?(Bağırarak)Sus ya sus diyorum sana.
HAKAN—Bizler sustukça susmayanlar susanları ezdiler.Sustukça da ezecekler.
SAFİYE—Ya sen ne diyorsun oğlum ?Ne konuştuğunu biliyor musun?
HAKAN—Çoğu zaman çok şey bildiğini zannedenler aslında hiçbir şey bilmeyenlerdir.
EMİN—Eee yeter artık. Sen başka dilden anlamıyorsun.(Çocuğun ağzını elini kolunu bağlar)Oh be
FERHAT—Eline sağlık baba
SAFİYE—Hayatında ilk kez doğru bir şey yaptın .
EMİN—Hayatımın ilk yanlışı da neydi biliyor musun Safiye Hanım?
SAFİYE –Yoo Nedir?
EMİN –Seninle evlenmemdi…
SAFİYE—Yaa çok komik.
EMİN—(elini kaldırır Safiye yüzünü kapatır korkudan)Bir tane yapıştıracağım.

7.SAHNE
Bir masada üç kişi oturmuş masanın üstünde jüri üyeleri diye bir yazı vardır)

SUNUCU—Sayın seyirciler Boş TV’nn hazırlayıp sunduğu “Bir Yıldız doğuyor Dağların Ardından Gözlerinizi Kapatın” adlı pop-star yarışmasına hepiniz hoş geldiniz .Sayın seyirciler ve değerli konuklar yarışmaya geçmeden önce sizlere Jüri üyelerimizi tanıtmak istiyorum.Sağ başta yıllarını müzik dinleyerek harcamış,pop-starlara adeta tapmış,yıllarca baba parasıyla o konserden diğer konsere koşmuş fakat yine de müzikten hiçbir şey anlamayan biricik jüri üyemiz Nalan AÇIKSÖZ; Bir şirkette çaycıyken yürüttüğü paralarla önce şirkettin başına geçen sonrada banka hortumlayarak büyük bir işadamı olan müziğe de çok az zaman ayıran değerli iş adamımız Hüsnü ÇAMDEVİREN;Son olarak muhabir mesleğini bırakıp haber sunucusu olan ve magazin programlarının vazgeçilmez ismi olan ,yalan dolan haberciliğiyle de sosyete kesimi tarafından ilgiyle seyredilen ünlü konuğumuzun ismini söylemeye bile gerek yok zaten sizler tanıdınız:Saffet KIZILKURT Sayın seyirciler ve değerli konuklar şimdi sizi yarışma programımızla baş başa bırakıyorum.Hepinize iyi seyirler diliyorum.
(Bir bayan şarkısını söyler)

1.JÜRİ—Hımmm... evet saçların niye esmer.Senin sarışın olman lazımdı.
2.JÜRİ—Burnun da çok kısa popçuya hiç yakışmıyor.
POPÇU—Allah’ın yarattığını ben niye değiştireyim.
3.JÜRİ—(sinirli)Popun starı olmak istiyorsan gerekirse cinsiyetini bile değiştirirsin.
1.JÜRİ—Anne babanı bile değiştireceksin.
POPÇU—Tamam siz daha iyi biliyorsunuz.
2.JÜRİ—Tabi ki biz daha iyi biliyoruz.Mesele şu giydiğin kıyafetin sana yakışmadığını bilmiyorsun.Ne o öyle kapalı kapalı giysiler?İran mı burası?
2.JÜRİ—Ayakkabının burnu da çok uzun. Bir estetik yaptırsan iyi olur.Ha ha ha espri yaptım.Gülsene
2.JÜRİ—Saçlarını nerede yaptırdın .Kasapta mı yaptırdın?Ha ha ha benim esprim daha güzeldi değil mi?
POPÇU—(sahneye dönerek)Tek kelimeyle berbat!
3.JÜRİ—Hem hem senin boyun niye kısa.Cüce misin?
1.JÜRİ—Kilon da çok fazla.
2.JÜRİ—Ölçülerin hiç uygun değil.
1.JÜRİ—Allah aşkına senin ne işin var burada?
POPÇU—(mahcup bir edayla)Pop yıldızı olmak için geldim.
1.JÜRİ—Sen değil popun yıldızı popun mumu bile olamazsın.
POPÇU—Ne olursun beni bir daha dinleyin.
2.JÜRİ—Bize ne sesinden sesin ne önemi var ki.Güzellik olmayınca.Sen önce boyunu uzat kilonu azalt. Üstüne de doğru dürüst yani açık bir elbise al ondan sonra gel.
POPÇU—Benim elimde değil ki elinizi ayağınızı öpeyim beni seçmelere alın.
3.JÜRİ—Olmaz seni beğenmedik.
POPÇU—Yalvarıyorum size ne olur alın beni!
2.JÜRİ—Alın şunu be…Ne yapışık kız (Korumlar sahneden zorla alır.)
POPÇU—Ne olursunuz alın beni pişman olacaksınız.Bir yıldız kaybediyorsunuz.
1.JÜRİ—Sayın seyirciler bu üzücü olaydan dolayı sizden özür diliyoruz. Evet bir reklam arasından sonra sıradaki gelsin.Kısa bir reklam arası veriyoruz.

Önünde bıçak satır tabanca olan bir çocuk masada oyun oynamakta. Anne içeri girer Telaşlanır.

Ses—Bırakın çocuklarınız yeteneklerini geliştirsin.
(Anne bu ses üzerine gülümser. Çocuk eline tabancayı alır .Anne yine telaşlanır .)
Ses—Bırakın çocuklarınız yeteneklerini geliştirsin
(Anne bu ses üzerine gülümser.Tabanca patlar çocuk kanlar içinde kalır ve son nefesini verir.)
Anne—Aman Allah’ım olamaz.(Kan lekesine telaşlı gözlerle bakar)
Ses—Çamaşırdır kirlenir zomoyla yıkanır.
Anne—(Çamaşırı çıkartır )Bu kan lekesini de çıkartır mı?
Ses—Evet dedik ya.(Anne sevinir)
Başka bir ses—Zomonun parası babanın cebinden mi çıkmıyor .



(sesi güzel olan bir erkek adayın şarkısından baya etkilenirler.)

2.JÜRİ—(Biraz düşünür)Saçların niye öyle at kuyruğunun kılları gibi olmuş.
POPÇU—Bilmem kuaförüme soracağım .Cevabını yarın versem olur mu?
2.JÜRİ—Allah’ım sen bana sabır ver
3.JÜRİ—Gözlerinin üstündeki kaşlarını sayısı ortalamanın çok üstünde görünüyor.
POPÇU—Dur sayayım(Kaşlarını saymaya başlar)
2.JÜRİ—Evladım gerek yok bırak sayma.(saymayı bırakır)Sen asıl benim söylediğime kulak as.
POPÇU –( kulağını tutar asar gibi yapar) Kulağımı nereye asayım?
2.JÜRİ—Oğlum yani beni dinle demek istedim.Elbiseni kim dikti söyler misin?
POPÇU—Evet söylerim .Annem dikti.
2.JÜRİ—Yaa demek annen modacı .Öyle mi?
POPÇU—Hayır annem terzidir.
2.JÜRİ—Zaten beli oluyor.Ne biçim bir terzi olduğu.Yoksa ilk yaptığı kıyafeti mi giyiyorsun.?
POPÇU—Hayır rahmetli Zeki Müren var ya işte onun kefenini de annem dikmişti.
3.JÜRİ—Sen niye mini etek giymedin?
POPÇU—Çünkü ben erkeğim
3.JÜRİ—Bir Bir pop star gerekirse sanat için soyunur.Erkek dahi olsa.
POPÇU—Zaten meşhur olmak isteyen herkes sözde sanat için soyundu .Etrafımız soyunan sanatçılarla doldu.Baktım ki iş başa düştü ben de sanat için giyindim.Hep sanat için soyunacak değiliz.
2.JÜRİ—Ya sabır ya sabır Oğlum böyle her soruya abuk sabuk cevaplar verirsen hemen dışarı atarım.
POPÇU—Çok özür dilerim.Tamam sizi dinliyorum(kafasını eğer)
1.JÜRİ—Hiç adam öldürdün mü?
POPÇU—(İrkilir kafasını kaldırır)Neee ben mi?
1.JÜRİ—Yok dedem.
POPÇU –Dedenizi tanımıyorum ki…
1.JÜRİ—(sinirlenir)Of of of .
POPÇU—Vallahi tanımıyorum .Tanısam söylemez miyim.Yalan mı söyleyeceğim.
1.JÜRİ—Evladım sana soruyorum sen .Sen adam öldürdün mü?
POPÇU –Ekmek simit çarpsın ben ben adam öldürmedim.
2.JÜRİ—O zaman adam yaralamışsın .He he he desene
POPÇU—Niye he he diyeyim .Ne adam öldürdüm ne de yaraladım.
3.JÜRİ—yazıklar olsun hiç olmazsa bir adam yaralasaydın.
POPÇU—Ama neden
1.JÜRİ—Geri zekalı senin hakkında bir sansasyon olmazsa reyting olur mu ?Millet neyi konuşacak?
POPÇU—O da ne
(Hepsi sinirlenirler)

2.JÜRİ—Neyse diğer konuya geçelim.Sakın bize uyuşturucu kullanmadığını söyleme.
POPÇU—Peki söylemem.
2.JÜRİ—Yani kullanıyorsun.
POPÇU—Kullanmıyorum kullandım hem de beş defa.
3.JÜRİ—Oldu işte evet! Yeni pop yıldızımız uyuşturucu bağımlısı.
2.JÜRİ—Allah bilir hangi dertler onu buna sevk etmiştir.
1.JÜRİ—Zaten acılar içinde yaşadığı yüzünden okunuyor.
POPÇU –Evet dertlerim büyüktü ama ameliyatlardan sonra artık iyileştim.
3.JÜRİ—Nee bir de ameliyat mı oldun.
POPÇU –Herhalde uyuşturucuyu ne için kullandığımı zannediyorsunuz?
2.JÜRİ—Uyuşturucuyu ameliyat olmak için mi aldın?
POPÇU—Tabi ki ameliyat için .Zevk için uyuşturucu kullanacak kadar enayi değilim.
(Hepsi sinirli sinirli birbirine bakar)

1.JÜRİ—İçki içer misin?
POPÇU—Yoo içmem.
2.JÜRİ—Kumar oynar mısın?
POPÇU—Hayır oynamam
3.JÜRİ—Hiç kız arkadaşın da yoktur.
POPÇU—Evet yok.
1.JÜRİ—Allah bilir hiç hapse de düşmemişsin.
POPÇU—Hayır Allah korusun.
2.JÜRİ—(Sinirli)Hayatında hiç mi kara leke yok.
POPÇU—Kara leke mi(biraz düşünür)Evet var.
JÜRİLER—Sahi mi peki ne yaptın?
POPÇU –Anlatayım da dinleyin.(heyecanla anlatır)Bir gün top oynarken biri ayağıma çelme taktı.O zaman çamurlu sahada oynuyorduk.Giydiğim bembeyaz formam mahvolmuştu.Aylarca formamda bulunan o kara çamur lekesiyle top oynadım. İşte o leke hayatımın tek lekesidir.
(Jüriler birbirine bakar bir de POPÇU’ ya bakar)

JÜRİLER—Yeteeeer!
POPÇU—Yeter mi yani seçiyorsunuz beni .Oleey oleey…
1.JÜRİ—Nah seçiyoruz seni.
2.JÜRİ—Seni seçip de rezil mi olalım.
3.JÜRİ—Hayatında konuşulacak bir pislik mi yaptın.
POPÇU—Ama çok güzel sesim var.
3.JÜRİ-Sesin batsın bize ne sesinden
POPÇU—Ne olur sanki beni de seçseniz
2.JÜRİ—Başka emrin var mı?
POPÇU –Yok başka emrim yok.
1.JÜRİ—Ooo beyefendi emir de veriyor.
POPÇU—Yalvarıyorum beni de seçin.
2.JÜRİ—İçki uyuşturucu kullanmayan, adam vurmayan ,hapse girmeyen adam dan bize hayır yok.
POPÇU Hele beni seçin bu isteklerinizin hepsini yaparım.
3.JÜRİ—Seninle mi uğraşacağız.Alın şunu sahneden (sahneden alırlar)
POPÇU –Ne olursunuz seçin beni. Ayaklarınızın altını öpeyim seçin beni.


8.SAHNE

BESNA—Böyle adamlardan Popçu mu olur.
FERHAT—Ne o sen seçilmedin diye kimse seçilmesin mi?
BESNA—Seninle konuşan yok
FERHAT—Aaaa !Baba Hakanın ağzını açayım mı?
EMİN –Aç aç artık istediği kadar konuşabilir.Gerçi ne kadar konuşursa annesi kadar konuşamaz.
SAFİYE—Annesi kadar taş düşsün kafana.
(Ferhat Hakan’ın ağzını açar)
HAKAN—Baba !Düşünceyi susturan senin gibi zalimlere karşı ömrümün sonuna kadar mücadele edeceğim.
EMİN—Öyle mi? Bu evin muhalefetini susturmak da boynumun borcu olacak.
HAKAN –Susturulan bir halk bir gün konuşursa yer yerinden oynar.
EMİN –Ulan senin gibi biri değil yeri masayı bile oynatamaz.
HAKAN –Unutma ki baba gerçek kahramanlar iktidarlar tarafından küçümsenen insanlar arasında çıkmıştır.
FERHAT—Meclisin gündemi bana ağır geldi ben gidiyorum.
EMİN –(saatine bakar)Ooo geç kaldım.
SAFİYE—Okey oynama vaktin gelince baban ölse yine cenazeye gitmez okeye gidersin.(Çıkar)
EMİN—La hevlu vela la hevlu vela bu nerden çıktı şimdi.Allah’ım ben ne günah işledim ki bana bu jeneratörle çalışan çeneyi musallat ettin.(oğluna )Haydi haydi çıkalım…
HAKAN —Besna Hanım ablacığım.
BESNA –Efendim Ferhat Bey
HAKAN Arada sırada şu derslerine çalışsan nasıl olur.
BESNA –Sana ne .
HAKAN —Peki nerdeyse liseyi bitireceksin daha bir kitap bile okuduğunu görmedim.
BESNA—Sana ne git başımdan televizyon izleyeceğim.
HAKAN—Senden bir isteyim olacak .
BESNA –İste bakalım ama çabuk ol mümkünse otuz saniyeden uzun sürmesin..
HAKAN—Bir yarım saat izin ver haberleri izleyeyim. Çoktandır haberleri izlemedim.
BESNA—Keşke canımı isteseydin bunu istemeseydin benden.
HAKAN—Peki canını istiyorum (Elini uzatır)versene canını haydi versene.
BESNA—Saçmalama canımı nasıl vereceğim.
HAKAN—Bilmem sen söyledin.Yani şimdi sen izin vermeyecek misin?
BESNA—Hayır filmim bitmeden asla başka kanala vermem.
HAKAN—Bak sonra pişman olursun,söylemedi deme.
BESNA –Pişman olmam.
HAKAN—(Cebinden bir mektup çıkarır)İyi günah benden gitti, o zaman ben de şu aşk mektubunu babama vereyim de sana idam sehpası hazırlasın. Üstelik babama çorap değiştirir gibi sevgili değiştirdiğini de anlatırım.Ha unutma kelimeyi şahadeti şimdiden getir belki Allah seni affeder.
BESNA—Allah Kahretsin !Canım kardeşim benim(mektubu almaya çalışır ama alamaz)sen hangi kanalı seyredecektin.
HAKAN—Yoook abla! ben vazgeçtim izlemeyeceğim.
BESNA—Bak kardeşim sen o mektubu bana ver ne istiyorsan yaparım.
HAKAN—Ne istersem yapar mısın?
BESNA—Sen babama söyleme söz veriyorum ne istersen yaparım.
HAKAN –Yirmi kitap okursan veririm.
BESNA –Neee!yirmi kitap mı? Mümkün değil okuyamam.
HAKAN –Peki sen bilirsin bende mektubu veririm babama.
BESNA—Tamam tamam ver mektubu kabul ediyorum
HAKAN—(Mektubu verir gibi yapar sonra geri çeker)Olmaz kitapları oku ondan sonra.
BESNA –Of be Allah kahretsin!Eğer kitapları okuduktan sonra mektubu vermezsen yemin billah öldürürüm seni.Eline kitabı alır sahneden çıkar
HAKAN--Oh be! Bir taşla iki kuş Ablam kitap okuyacak ben de haberleri izleyeceğim. Gerçi haberler de artık magazinleşmiş ama ne yapalım.Bismillah
9. SAHNE



(Yunus ile Hüseyin oturmuş beklemektedir.Ferhat yaklaşır Hüseyin’in ensesine bir tane indirir.)
FERHAT—Neyiniz var sizin keyifsizsiniz
HÜSEYİN—Yunus ölecek.
FERHAT—Herhalde ölecek biz de öleceğiz.Sadece Yunus ölecek değil ya .
YUNUS—Aptalca konuşma .Ben yakın bir zamanda öleceğim.
FERHAT—Saçmalama
YUNUS—Saçmalamıyorum.Dün Doktora gittim.Bali ,içki, sigara vücudumun bütün kalelerini işgal etmiş.Senin anlayacağın Amerika uçaklarının Irakta yaptıklarını bunlar vücudumda yapmışlar.Ameliyat olmam gerekiyormuş
FERHAT—(Elindeki balliyi alır)Sen de ameliyat olursun.
YUNUS—Boş ver yaşadığım kadar yaşadım zaten.Öldüğümüzde arkamızda ağlayacak kimsemiz olmadıktan sonra ha bugün ha yarın öldük ne fark eder.
HÜSEYİN –Saçmalama bizim için fark eder.
YUNUS—İyi o zaman gözüm arkada kalmayacak .Hiç olmazsa mezarımı kazacak iki arkadaşım var. HÜSEYİN—Sus Allah aşkına .Türk filmlerindeki adamlar gibi konuşuyorsun.
FERHAT—Ölüm insana çok garip geliyor.
YUNUS—Garip değil çok uzak gibi görünüyor.Halbuki şu an düşünüyorum da ölüm bize çok yakınmış biz fark edemiyoruz.
HÜSEYİN—Eee! Yeter artık !ölmeyeceksin.Zorla da olsa seni ameliyata sokacağım.
YUNUS –Senin sülalen de gelse beni o ameliyata sokamaz.
FERHAT—Haydi kalkın bu akşam kafaları çekelim.
HÜSEYİN—Evet çok ihtiyacım var.
YUNUS—Aslında ihtiyaç değil aptallıktır.Amaaan neyse bu akşam da aptal olalım.
(Bu esnada Hakan yanlarına yaklaşır.)
HAKAN—Akıllı olmak varken insan aptallığı seçer mi?
HÜSEYİN—Filozof bozuntusu ne haber.
HAKAN –Ben de haberler aynı.Sizi sormalı.Bu akşam ki projeleriniz yoğun zannedersem.
FERHAT—Yahu kardeşim ben dışarıda bile senden kurtulmayacak mıyım?
HAKAN—Niye dışarısı senin babanın tapulu malı mı?
YUNUS—Hayır babamızın değil bizim tapulu malımız.
HÜSEYİN—Buralarda bizim borumuz öter.
HAKAN—Sizin borunuz kaç para eder? Milletin parasını çalarak öttürmek erkeklik midir?
FERHAT—Dua et ki kardeşimsin yoksa buradan ancak leşin çıkardı.
HAKAN—Niye gerçekler zoruna gidiyor.Biraz mantıklı düşünsenize.
HÜSEYİN—Bizler sefil bir hayat sürdürürken niye başkaları hayatlarını yaşasınlar.Onların bizden ne üstünlüğü var.
HAKAN—Bak kendin söyledin onların senden üstünlüğü yok demek ki sen de çalışırsan emeğinin hakkıyla o parayı kazanırsın.
YUNUS—Ferhat bu senin kardeşin gerçekten doğru söylüyor.
FERHAT—Saçmalama …O doğruların d’sini bile bilmez.O sadece kitap okur.
HAKAN—Peki senin bildiğin doğruların nedir?İnsanların yıllarca büyük bir çaba sarf ederek elde ettiklerini bir gece de almak mı doğru veya bir işçinin bir aylık gelirini, çocuğunun rızkını bir çırpıda almak mı doğru?Siz kendinize yapmak istemediğinizi niye başkalarına yapıyorsunuz.Veya kendiniz için istediğinizi niye başka insanlar için de istemiyorsunuz.
FERHAT—Biz bunu dinlersek böyle sabaha kadar konuşur.Haydi gidelim.
HÜSEYİN—Maşallah senin kardeşin bu güzel sözleri nerden buluyor
YUNUS—Gerçekten süper.Çok kitap okuyor değil mi?
FERHAT –Siz ne diyorsunuz ya sabahtan akşama kadar kitap okur.Haydi haydi gidelim.
HAKAN—Gidin bakalım .Daha gerçeklerden ne kadar kaçacaksınız.
YUNUS—Hakan bu ülkede haksız kazanç sağlayanların sadece hırsızlar olduğunu düşünme.Beş para etmez sözde şarkıcılar popçular,bir iki çalım atabiliyor diye milyarları bir imzayla cebe indiren futbolcular,fiziği gelişmiş ama beyinleri gelişmemiş mankenler aldıkları paraları hakkediyor mu?
HAKAN—Gerçekten doğru söylüyorsun onlar da hakketmediği parayı kazanıyorlar ama bir düşünün onlara o paraları kazandıran bizler değil miyiz. Mutfağımızda yiyecek ekmeğimiz yokken maç biletini bir şekilde bulup maça konser biletini bulup konserlere giden bizler değil miyiz
FERHAT—( kollarından tutup zorla götürüp)Beş dakika daha kalsak bu filozof bozuntusu beynimizi yıkayacak.
10.SAHNE


(Sabah Hakan kanepede oturmuş kitap okumakta)
FERHAT—(içeri girer Hakan’ın ensesine bir tokat indirir)Günaydın Filozof Bozuntusu.(Hakan irkilir cevap vermez.Ferhat televizyon’u açar.)
BESNA—Ooo Günaydın Filozof bozuntusu.(Kitabını elinden alır)Ne okuyorsun?Doğan Cücelolğlu İçimizdeki Biz. Ay ne kadar saçma.(Hakan sinirlenir)Hakan!Sen niye masal kitaplarını okumuyorsun?
HAKAN—Sevgili kardeşim ,bu soruyu ben aynen sana iade etsem. Sen niye kitap okumuyorsun
BESNA –Zamanım yok.
HAKAN—Yaaa…! Televizyona ayırdığın zaman var ama.Bir de süslü püslü mektuplara da zamanın var.
BESNA –Okumak istemiyorum ya .Okumamak suç mu?İçimden gelmiyor.
HAKAN –Evet suçtur Okumayan bilgisiz bir anne bilgisiz yarınlar demektir.Okumayan bilgisiz bir toplum huzursuz ve cahil bir devlet demektir.Aydınlık ve mutlu bir gelecek için okumak şarttır.
BESNA—Eee!Yeter artık.Vallahi mektubum için olmasa bir kitap bile okumazdım
HAKAN—Doğru ya yirmi kitap okuyacaktın ne oldu.Haa okuyup okumadığını anlamam için tüm kitapların özetini bana anlatacaksın.
BESNA—Fırsatımız mı oldu?
FERHAT—Ne mektubu ne kitabı neyden bahsediyorsunuz.
BESNA—Yok bir şey Hakan biraz bilgi sahibi olmam için kitap oku demişti de özetini istiyor benden.
FERHAT—Bilgi karın doyuruyor mu?
HAKAN –Bilgi karın doyurmak için alınmaz.İnsanlık için alınır.
BESNA –Bize ne insanlıktan
FERHAT—Evet ya bize ne .İnsanlığı biz mi kurtaracağız.
HAKAN—Siz ikiniz var ya şu televizyonun içine hapsolmuş bencil bir ruha sahipsiniz.Tek düşündüğünüz şey zevk eğlence ve paradır.İnsanların açlıktan ölmesi, haksızlığa maruz kalması, umurunuzda bile değil. Birer koyundan farksızsınız.
(İkisi Hakan’a saldırır. Anne baba içeri girer.Emin Hakan’ı Safiye Besna’yı tutar.)
EMİN –Ne oluyor size?
SAFİYE—Kızım kardeşinize ne yapıyorsunuz.?
HAKAN –Erkekseniz teker teker gelin.
Ferhat ile Besna tekrar saldırır.Emin Safiye engel olur.

EMİN –Sus konuşma .
FERHAT—Baba!Filozof bozuntusu bize resmen koyun dedi.
SAFİYE—Canım şaka yapmıştır.
HAKAN—Hayır anne, şaka yapmadım onlar koyundurlar hata daha beterler.(Ferhat Besna sinirlenir)Hiç olmasa koyunun etinden sütünden faydalanıyoruz.Bunların sütü de yok.Gerçi olsa da içmem ya etleri de yenilmez .(Sinirleri daha da gerginleşir)Aslında ben bunlara koyun derken koyunlara hakaret ettim. Koyunlar bana hakaret davası açarlarsa yüzde yüz kazanırlar.
FERHAT--(sinirli) Babaaaa!Bırak geberteyim şunu
BESNA—Anneee! Bırak öldüreceğim şunu.
HAKAN –Buna resmen yargısız infaz derler.
EMİN—Geç oğlum şuraya otur,geç haydi,otur.
SAFİYE—Kızım sen de geç şuraya otur.
EMİN –(Kulaklarından tutar)Söyle bakalım abine karşı bir daha bu şekilde konuşacak mısın?
HAKAN—Ah ah…! Baba neredeyse Avrupa Birliğine gireceğiz siz hala işkencede ısrar ediyorsunuz.
SAFİYE—(Diğer kulağından tutar)Ablandan özür dilemesen kafanı kıracağım.
HAKAN—Avukatımı istiyorum…Avukatımı…
HAKAN—Salakça cevaplar verme dilini koparacağım.
HAKAN—Baba bence siz önce boş boş konuşan dilleri koparın(Ferhat ve Besna’yı göstererek.)Hatta kökünden.
SAFİYE—Ablandan özür dile dedim sana.
EMİN –Hayır efendim önce abisinden özür dilesin
SAFİYE—(Hakan’ı kendi tarafına çeker )Önce ablasından özür dilesin
EMİN—(kendi tarafına çeker)Önce abisinden..
FERHAT—Kavgaya ne gerek var Aynı anda ikimizden özür dilesin.
HAKAN—Ya öyle mi beyefendi başka emriniz var mı?Ben kimseden özür dilemem.
SAFİYE—Ne olacak babasının oğlu değil mi?Babasının inadını aynen almış.
EMİN—Çenesi kime çekmiş.E tabi ki annesine …Sanki çenelere motor takılmış.
BESNA—Anne ,Baba, Ferhat Film başladı.Çabuk gelin.
EMİN –Film mi başladı.
SAFİYE—filmi mi başladı?
FERHAT—Film mi başladı?
(Koşarak televizyon’un karşısına geçer)
HAKAN—Oh be bugün de ucuz kurtulduk.Allah için televizyon bazen işe yarıyor.Allah’ım aydın olmak bilgili olmak ne kadar zormuş.Kulak işkencesi(Elini kulağına götürür) susturma ,yargısız infaz, her şey bizi buluyor.Keşke ben de deli olsaydım o zaman hiçbir sorumluluğum olmazdı.Gerçi şu an deli olmayıp da sorumluluk taşımayan sürüce insan var ama ne yapalım bilgisizlik damara vurulmuş.Bari ayda bir kitap okusalar yine gam yemezdim ya…Of of of!!! Şu televizyonlar izin vermiyor ki…
11.SAHNE

…………………….
(Safiye, Ferhat, Besna televizyon seyretmekte Hakan kitap okumakta)

FERHAT –Bu maçı seyretmek istemeyen dışarı çıksın.
BESNA—Hayır efendim ben bu akşam pop-starı izleyeceğim.Kimse maçı izleyemez.
SAFİYE—(Araya girer kumandayı alır)Kusura bakmayın bugün en sevdiğim filmin son bölümü oynuyor.Onu izleyeceğiz.
FERHAT—(televizyon’a yaklaşır kanalı değiştirir)Hayır anne ben maç izleyeceğim.
BESNA—(Ayağa kalkar Ferhat engel olur)Bugün istediğim programı seyretmezsem kimse hiçbir şey izlemeyecek.
SAFİYE—Çekilin benim filmim izlenecek dedim size.
EMİN-- (İçeri girer)Hayırdır savaş mı var?(Kumandayı alır güç gösterisi yapar)
SAFİYE –Bugün en sevdiğim dizinin son bölümü oynuyor.Çocuklar izin vermiyor.Bak Emin bugün en sevdiğim diziyi seyredelim sana en en sevdiğin yemeği yapacağım
EMİN—(Sevinerek)Kuru Fasulye mi?
SAFİYE—Hı hı kuru fasulye …
EMİN --(biraz düşünür gibi yapar)Sen rüşvet mi teklif ediyorsun?
BESNA –Baba bugün Pop star yarışması var .Ne olur onu izleyelim.
FERHAT— Besna saçmalama… Baba!Galatasaray’ın maçı varken böyle abuk sabuk şeyler seyredilir mi?
EMİN –Doğru ya maç var bugün.
FERHAT—Oleeey!Büyüksün baba en büyük baba benim babam !En büyük baba benim babam!
BESNA –Allah kahretsin
SAFİYE—Bir maç eksikti zaten.
FERHAT—(Sevine sevine annesine ve kız kardeşine inat televizyon’u yavaşça havasını atarak açar)Evet şimdi maç zamanı.Oley oley oley şampiyon şampiyon
EMİN –Ferhat
FERHAT—Oley oley oley şampiyon şampiyon…
EMİN—(bağırarak )Ferhat! Dedim.
EMİN—Versene şu kumandayı
FERHAT –Tabi babacığım hemen vereyim yeter ki siz emredin
EMİN—(kumandayı alır televizyon’u kapatır)Bugün çok yorgunum biraz uzanacağım.
FERHAT—Neee!Maçı izlemeyecek misin?
EMİN –Hayır.
FERHAT- Ama baba nasıl olur.
EMİN-Sana yorgunum dedim
BESNA –(Yavaşça Fatihe yaklaşır) Oh oh canıma değsin sen de seyretmeyeceksin.
FATİH- Ama sen hiçbir maçı kaçırmazdın.
EMİN –Bugün kaçıracağım.Haydi gidin başımda uykum geliyor.
SAFİYE-Bey efendilerin içerde uykusu gelmez mi acaba.
BESNA-Evet babacığım şöyle içerde mışıl mışıl bir uykuya ne dersin?
EMİN –hayır derim.
FERHAT-Ama neden
EMİN –Canım öyle istiyor da ondan.(bağırarak )Yeter gidin başımdan.
(Hepsi korkarak geri çekilir.Artık konuşmaya yanaşmışlarsa bile cesaret etmezler.)
HAKAN – (Usulca arkadan yaklaşır)Baba!
EMİN—Zıkkım
HAKAN—Baba sizi kınıyorum
EMİN—(yavaşça doğrulur) efendim bir şey mi söyledin
HAKAN— Evet baba sizi kınıyorum dedim.
EMİN—(şaşırmış )Neden ben sana ne yaptım ki…
HAKAN—Bu evde sadece senin isteklerin gerçekleşiyor.Bu resmen diktatörlüktür.
EMİN—Oğlum Türkçe konuşsana.Sen hangi dilden konuşuyorsun.
HAKAN—beni anlamamazlıktan gelmeyin.Bu evde ne demokrasi ne de insan hakları var.Birleşmiş Milletler bu eve bir gözlemci gönderse yüz sayfalık bir gerileme raporu yazar.
EMİN—Merak etme o temsilcinin elini kırarım bir sayfa bile yazmaz. Ayrıca bu evde kumanda benim elimde olduğuna göre iktidar da benim elimdedir.
HAKAN—İktidarlar sonsuz özgürlüğe sahip değildir.
EMİN – Ben sahibim.Çeneni kapat git saçmalıklarını oku haydi haydi .
HAKAN—Kahrolsun babamın diktatörlüğü.
EMİN –Bu kime çekmiş böyle ya asi inatçı (Kafasını çevirir Safiye´ye bakar) Doğru ya annesine çekmiş.Ne farkı var ki annesinden.
SAFİYE—Tabi canım iyi bir şey yapsalar babalarına kötü bir şey yapsalar annelerine çekmiş oluyorlar.
EMİN—Safiye Hanım bana cevap vermeseniz şu çenenize diken mi batacak.
SAFİYE—Ben hakkımı savunuyorum. Suç mu bu?
EMİN – Haklarını savunuyormuş. Senin bu evde ne hakkın var ki?
SAFİYE—Tabi senin gibi bir zorbalar olunca hiçbir hakkımız kalmıyor.
EMİN—Allah’ım keşke Amerika atom bombasını Japonya’ya atacağına bütün kadınları toplayıp ortalarına atsaydı.Elimden gelse sadece kadınları öldürecek bir kimyasal silah üretir kadınların kökünü kazırdım.
HAKAN—Baba bu hayalini gerçekleştirirsen Usame Bin Ladinin şöhretini elinden alırsın.
EMİN—Sen sus konuşma.
HAKAN—(kaçarak uzaklaşır)Top terör listesinin bir numaralı adamı olduktan sonra Amerikalar vız gelir sana
SAFİYE—Evet doğru söylüyor oğlun.
EMİN—Doğru söylüyormuş. Bu filozof bozuntusunu tüm dünyaya ibret olsun diye asmak lazım asmak
FERHAT—Allah kahretsin bu evde huzuru bir dakika bile bulamıyoruz.Ne zaman eve gelmişsem kavga çıkmıştır. (Dışarıya çıkar)
BESNA—Allah canımı alsaydı da sizden kurtulsaydım.(dışarı çıkar)
SAFİYE—Çocukların bile senden kaçıyor.
EMİN – Hayır efendim onlar benden değil cadı annelerinden kaçıyor.
HAKAN—Baskı ve zorbalığın olduğu yerde korkaklar,benciller mücadeleyi bırakıp kaçacak delik ararlar.
EMİN—Eeee gidin başımdan bıktım sizden bıktım bıktım…(ceketini alır dışarı çıkar)
HAKAN—Sorunlardan kaçarak sorunları çözemezsiniz.Muhalefete kulak verin
12.SAHNE


(HÜSEYİN, Yunus, Ferhat sahnede yürürler)
FERHAT – Keşke Yunus’un yerine ben ölsem bıktım ya bıktım.Neden bizim ailelerimiz böyle duyarsız.
Her gün kavga her gün .Sanki güzellik onların sözlüğünde yok.
YUNUS—Aynı şey bizde de var.Geçen babama ciddi bir hastalığım var dedim.Ne dedi biliyor musunuz.?
HÜSEYİN—Biliyorum
YUNUS –Nerden biliyorsun?
HÜSEYİN –Saçmalama nerden bileceğim
YUNUS—Hastasız kul olmaz dedi.
FERHAT—Doğru söylemiş hastasız kul olur mu?
YUNUS – Ferhat Allah aşkına dalga geçme. Zaten moralim bozuk.
HÜSEYİN—Kimin morali yerinde ki.Anneme diyorum gömleğimi yıkar mısın?“Git baban yıkasın“diyor.
FERHAT—Sahi mi söylüyorsun.
HÜSEYİN –Evet
FERHAT—Annem böyle bir şeyi babama söylerse kitabıma defterime evimizde Eylül darbesinden daha büyük bir askeri darbe olur.
YUNUS—Neyse bırakın şu saçmalıkları da bu akşam ne yapıyoruz. Onu söyleyin.
HÜSEYİN –Şu aşağıdaki evin sahibi köye gitmiş dalalım mı?
FERHAT—Ulan köylü adamın hazinesi mi var? Canın kuru soğan çektiyse girelim eve birkaç kilo alalım.
YUNUS—Köylü adamı soymak bizim şanımıza yakışır mı?
HÜSEYİN—Bizim şanımız mı var? Hırsızın şanı şerefi mi olur?
FERHAT—Of ya yeter nerdeyse sabah olacak biraz acele karar verelim.
HÜSEYİN—Susun biri geliyor saklanın.
( Mirza elindeki paraları sayarak yürümekte .Üçü Mirza’nın önüne atılır.
FERHAT—Selamın aleyküm (Mirza şaşkınlıktan cevap vermez)
HÜSEYİN—Aleykümselam . Ulan hıyar Allah’ın selamını niye almıyorsun.
MİRZA –(elindeki parayı cebine hızla atar)Ne istiyorsunuz benden.
YUNUS –Bakıyorum bizden ayrıldıktan sonra işler iyi gitmiş.
FERHAT—Ulan Mirza senin gibi gariban adama de hırsız mesleğini öğretip hayır işledik fakat senden bugüne kadar hayır göremedik.
MİRZA –Bırakın beni gideyim.
FERHAT—Aaaa çok ayıp çok ayıp eski mesai arkadaşlarını iyiliklerini ne çabuk unuttun?
MİRZA—Neyden bahsettiğinizi bilmiyorum.
HÜSEYİN—Merak etme şimdi anlarsın.
(FERHAT Mirza’nın cebindeki paraları çıkarır. Saymaya başlar.)
MİRZA—Onları ben alnımın akıyla çaldım.Alamazsınız.
YUNUS—Gerzek herif insan alnının akıyla çalmaz.
FERHAT—Komşuda pişen bize de düşer.Şimdi kardeş payı yapalım.
MİRZA –Ben sizin kardeşiniz değilim.
FERHAT—Canım kardeşimiz değilsen bile sana kardeş payını vereceğiz.Vicdanımız seni boş göndermeye elvermez.
MİRZA—O zaman her biriniz bir yirmilik alın.
FERHAT—Peki madem öyle istiyorsun al şu yirmiliği.(diğer paraları cebine indirir)
MİRZA—Ama bu
HÜSEYİN—Haydi beşle
MİRZA –Bu yanınızda kalmayacak.(sahneden çıkar)
YUNUS – Elinden geleni ardına koyma.
FERHAT –Yürü yürü ense traşını görelim.
HÜSEYİN—Arkadaşlar Piyango mu vurdu.
FERHAT—Yunus Allah’ın sevgili kuluymuşsun.
YUNUS--Neden
FERHAT—Allah ameliyat paranı gönderdi.
YUNUS – Saçmalama hırsızlar ne zaman Allah’ın sevgili kulu oldular.Hem ben ameliyat olmak istemiyorum.
HÜSEYİN—Ne olur bu sefer bizim hatırımız için ameliyat ol
FERHAT—Evet Yunus sadece bizim için.
YUNUS—Tamam tamam bakarız.
(bu arada yürürlerken üzgün olduğu görünen bir adamla karşılaşırlar.)
FERHAT—Selam kardeş.
Adam—aleykümselam
HÜSEYİN – Hayırdır abi bir şey mi oldu.?
(Üzgün görünen adamdan ses çıkmaz)
YUNUS—Abi belki yardımcı oluruz.
Adam –(Kafasını kaldırır üçüne teker teker bakar.)Sağ olun ama siz bana yardımcı olamazsınız.
FERHAT—Allah Allah ya sen anlat şunu. Dilin mi kopacak?
Adam—Tamam kızma madem çok istiyorsunuz anlatayım.Oğlumu ameliyat etmek için arkadaşımdan borç para aldım.Ama bir hırsıza kaptırdım.(Biraz bekler)Biliyor musunuz oğlum derslerinde çok başarılı.Büyüyünce doktor olacağım diyor.Bütün fakirleri bedava muayene edecekmiş.Ama ne yazık ki herkes onun gibi iyi niyetli değil.Allah o hırsızın ve bütün hırsızların belasını versin.
FERHAT —Hoppala bütün hırsızların ne günahı var.
Adam – Bütün hırsızlar birdir.Ne farkları var.
YUNUS—Abi doğru söylüyor.
HÜSEYİN—Hayır doğru söylemiyor.İhtiyacı olmayan adam hırsızlık yapar mı?
Adam—Allah aşkına siz beni çıldırtmak için mi geldiniz?Yahu ihtiyacı olan adam muhtaç adamın parasını niye çalıyor.Paramızı alıp sefasını çekiyorlar. Zehir zıkkım olsun.İnşallah boğazlarında kalır.Çaresiz hastalığa yakalanıp geberirler.Dünya onlara zindan olsun.
(üçü suskun suskun birbirlerine bakarlar. Bir köşeye çekilip sessizce konuşurlar ve geri dönerler.)
FERHAT—Bakar mısın?Bizler senin paranı bulduk.
Adam –(Şaşkın Şaşkın bakar) lütfen dalga geçmenin sırası değil.
YUNUS—Bakın ağabeyciğim neden nasıl ve niçin gibi soruları sormadan (Ferhat’ın cebinden paraları çıkarıp verir)Şu paraları al git çocuğunu ameliyat et.
Adam—Para mı ama şey
YUNUS—Aması maması yok .Lütfen alın ve gidin.(Adam şaşkın bir halde parayı alıp gider.)
HÜSEYİN—Yunus sen manyak mısın nesin?
FERHAT—Ya sen çıldırdın mı?O senin ameliyat parandı
YUNUS—Hayır benim değildi.Onundu .Lütfen daha fazla uzatamayın.Benim ölümüm insanlara daha hayırlı olur. Ama o çocuğun yaşaması gerekir.Biz yıllarca hırsızlık yaptık bak yarın öbür gün öldüğümüzde arkamızda ağlayan olacak mı?Ama binlerce hastasını bedava muayene edecek olan o çocuğu düşün kim bilir nice gariban ona dua edecek.Biz ise öbür dünyaya hangi yüzle gideceğiz.
FERHAT— Yemin ederim Süleymaniye Camisinin imamı dahi böyle bir vaaz vermemiştir.
HÜSEYİN—Yunus birileri beynini mi yıkadı
YUNUS—Eğer beyin kirliyse yıkanması gerekir.Öyle değil mi? Geçen akşam tesadüfen hayatımda ilk defa bir kitap okudum .Orda diyordu ki” Öyle bir yaşamınız olsun ki düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasın.”Biz ölsek değil düşmanımız anne babamız bile arkamızda zor ağlar.
(Bu esnada Mirza ve yanında dört kocaman arkadaşıyla onların önlerine çıkarlar.Ellerinde satır bıçak ve sopalarla)
MİRZA – Ferhat! O paraları hemen geri vermesen seni kuşbaşı yapıp afiyetle yerim.
HÜSEYİN—Salak! İnsan eti yenilir mi?
MİRZA—Merak etme İlk açılışı biz yaparız.
FERHAT—Yalnız benim etimden kuşbaşı yapsan yazık olur.Etimden ağzına layık büryanlar yaparsan daha lezzetli olur.
MİRZA –Kocakarılar gibi konuşacağına parayı çıkart.
HÜSEYİN—Kusura bakmayın beyler bugün dilencilere para vermiyoruz.
YUNUS—Bak Mirza burada olayı büyütmeden tatlıya bağlıyalım.Kavga edersek hepimiz zararlı çıkarız.
MİRZA—Tamam parayı verin kavga olmasın.
YUNUS—İnan senin verdiğin paranın tümünü sahibine iade ettik.
MİRZA—Yaa gerçekten mi?Biz de inandık. Değil mi arkadaşlar.Ulan kimi kandırıyorsunuz.Siz günahınızı bile kimseye vermezsiniz.Son kez söylüyorum parayı verecek misiniz vermeyecek misiniz.?
HÜSEYİN—Sahibine verdik lan !Sana yalan mı söyleyeceğiz.
MİRZA—Günah bizden gitti.
( Kavgaya girişirler)







13.SAHNE

(Sahnede üç masa; masanın birinde okey birinde iskambil oynanmakta diğer masadakiler televizyon seyretmekte)

MUSTAFA—Mahallede kavga var yetişin.Çeteler birbirine girdi.
(kimse oralı bile olmaz)
EMİN—Oynasana be kardeşim. Kaplumbağa bile sizden daha hızlı oynar.
HAYDAR—Hızlı mi tamam olur.Buyurun .
MUSTAFA—(Bir o masaya bir bu masaya koşar) .Kavga var diyorum size duymuyor musunuz?
ORHAN –Duyuyoruz duymamazlıktan geliyoruz.
HAYDAR—Canım ciğerim! Polis diye bir teşkilat senelerce önce kuruldu .Haberin yok mu?
MUSTAFA—Polis gelene kadar kan gövdeyi götürecek ne olur acele edin.
EMİN –(Ayağa kalkar çocuğun boğazından tutar)Bana bak çocuk! Sabrımı taşırıyorsun buradan yok ol yoksa ayağını kırarım.(yerine geçer oturur)Elalemin çocuğu kavga ediyorsa bize ne.
HAYDAR—Haydi haydi görmeyim seni.Yok ol.
HEPSİ—He bize ne.
BİR SES-(arka masadan)Maç başlıyoooor.
ORHAN – Ne çabuk başladı.Haydi kalkalım sonra devam ederiz.(hızla kalkarlar maç seyrederler.)
MUSTAFA—(yine telaşla içeri girer. İçerdekiler maçın kendilerini kaptırmışlar)Yetişin yetişin kavga büyüyor.
(sahneye döner )Bu böyle olmaz daha farklı bir yol denemeliyim.(bir o tarafa bir bu tarafa gidip gelir)Ha tamam.Ey ahali dokuz şiddetinde bir deprem oldu.Taş üstünde taş kalmadı.(ses yok) Mahallede yangın var alev bütün evleri sardı.(ses yok. )Tusunami Akdeniz’i vurdu.Amerika Ankara’ya saldırdı, meclis havaya uçtu. (Ses yok.)Düşünür taşınır Sevinçle) Buldum!Duyduk duymadık demeyin Galatasaray, Fenerbahçe , Beşiktaş ligden atıldı.
SALONDAKİLER—Neee…LİGDEN MI ATILDI?
BİR SES—Beşiktaş’a uzanan eller kırılır. Beşiktaş’a uzanan eller kırılır.
BİR SES –Fenerbahçe sen bizim canımızsın kimse bizim canımızı alamaz.
O. H.M.E—Cimbom aslandır kimse aslanı atamaz.Cimbom bom cimbombom Cimbom bom cimbombom
SALONDAKİLER—Susma sustukça sıra senin takımına gelecek. Susma sustukça sıra senin takımına gelecek.
EMİN—Ulan benim Takımımı ligden atanın ciğerini sökerim.
SALONDAKİLER—Ciğerlerini sökeriz.
BİR SES—Avrupa insan Hakları mahkemesine giderim.
SALONDAKİLER--Gideriz
MURAT—Askeri darbe çıkartırız.
SALONDAKİLER—Çıkartırız.Susma sustukça sıra senin takımına gelecek.Susma sustukça sıra senin takımına gelecek
HAYDAR—Ya arkadaşlar bir saniye bekleyin.(Sessizlik olur.)Bu haberi nerden duydunuz.
(aralarında fısıldaşmalar başlar)
ÇAYCI—Ben biliyorum bir çocuk az önce söyleyip çıktı.
HAYDAR—Yalan söylemiş.Bizi kandırmış.Kim böyle bir şey yapabilir ki.
ORHAN –Böyle bir şey olsa televizyon hemen söylerdi.
MURAT—Kesinlikle yalandır.Hem böyle bir ihtimal bile olsa.savaşlara karşı yapılan eylemlere katılan insanların yüz katı daha fazla insan Türkiye sokaklarına dökülür.
EMİN—Evet oturalım lütfen .(herkes oturur)
14.SAHNE


(Ferhat ve Hüseyin Kafaları elleri sargılar içerisinde beklemekte. Bu arada doktor çıkar.)
Doktor—Başınız sağ olsun.
(FERHAT Hüseyin birbirine bakar)
FERHAT—(çığlık atar)Hayıııır
HÜSEYİN( Doktorun yakasından tutar.)Yalan söylüyorsunuz. O ölmedi.
Doktor—Lütfen bey efendi sakin olun.
FERHAT—(ağlayarak)Hani öldüğünde arkanda kimse ağlamayacaktı?
HÜSEYİN—Yunus ,Yunus! Sen ölemezsin…
(FERHAT Hüseyin başları önde oturmuş ağlamakta. Bu esnada Emin Haydar,Murat ve Orhan içeri girer)
EMİN –(Telaşla) Oğlum ne oldu size.(cevap vermezler ağlarlar)
HAYDAR—Oğlum ne oldu anlatsana.
FERHAT—(yavaş yavaş kafasını kaldırır.)Yunus, Yunus öldü.
ORHAN—Yunus mu, benim oğlum mu?
FERHAT—(ağlamaklı)Evet Orhan Amca senin oğlun? Bıçakladılar onu.
ORHAN—(bir anda yere devrilir)Oğlum oğlum…Yunus(ağlar)
EMİN—Ne halt ettiniz söylesenize ne halt ettiniz.
ORHAN—(Ferhat’ın yakasından tutarak)Kim öldürdü oğlumu ,kim öldürdü?(Yere çömelir oturur ağlar)
(Müzikle beraber konuşmalar devam eder)
HAKAN—Siz öldürdünüz oğlunuzu.Başkaları da aracı oldu. Söyler misin Orhan Amca! oğlunun neler yaptığını, kimlerle dolaştığını hiç merak ettiniz mi?Kaç gün oğlunla birlikte yemek yedin.Ne zaman derdini sordun.Okuluna bir gün bile uğrayıp durumunu sordun mu?Yoksa sadece karnesine bakarak tokadı mı yapıştırdınız.Okeyden ,maçlardan, televizyondan zaman bulup da oğlunla ilgilenemediniz tabi.Çocuklarınızı okula gönderdikten sonra artık görevinizin bittiğini sandınız.Asıl görevinizin yeni başladığını anlayamadınız yada anlamamazlıktan geldiniz.Ama iş işten geçtikten sonra ahlar vahlar para etmez..
ORHAN—Yeter yeter ne olursun sus artık.
HAKAN –Hayır daha nice evlatlarınızın bu yollara düşmemesi için gerekirse sabaha kadar konuşurum.

15.SAHNE

FERHAT—Hakan bize birer kitap verebilir misin?
HAKAN—Hırsızlığın yeni teknikleri ile ilgili mi olsun?
FERHAT—hayır biz karar verdik artık hem okulda derslerimize çalışacağız.Hem de bol bol kitap okuyacağız.
HÜSEYİN—Ben söz verdim doktor olacağım.
FERHAT –Ben de avukat olacağım.
HAKAN—(Ferhat ve Hüseyin’e ters ters bakar )Bunu siz mi söylüyorsunuz .
FERHAT—Hayır yüreğimiz söylüyor.Yunus ‘un son sözleri neydi biliyor musun?Ben başarmadım dedi ama siz başaracaksınız.Bir lokma ekmeğiniz eksik olsun ama onurlu olsun.
HAKAN—Vay be müthiş bir söz bunu hemen not etmeliyim.
FERHAT—Dur daha son cümlesini söylemedim.Bu son cümleyi iki kez tekrarladı.Öyle bir ölümünüz olsun ki düşmanlarınız bile ölümünüze ağlasın.
FERHAT—Hakan bizim televizyona ne oldu?
HAKAN—Babam sattı.
FERHAT—Neden?
HAKAN—Bundan sonra çocuklarımla daha fazla ilgileneceğim” diyordu.Hem biliyor musun babam da benden kitap istedi.Hikaye verdim kabul etmedi. Psikoloji ile ilgili bir kitap verdim.Ayrıca bana ilk defa nasılsın dedi,düşünebiliyor musun?
BESNA—(Elinde bir kitapla içeri girer.)Ferhat yirminci kitabı da okudum.
HAKAN—Tamam sana mektubu getireyim.
BESNA –Yok bana mektubu getirme.Üç kitap daha istiyorum.
FERHAT—Vay B! Hatta Vay C ,D Ablam dahi kitap okumaya başlamış.Ulan Hakan sen neymişsin be?
EMİN—Hakan oğlum bu çok ağır bir kitap anlayamıyorum.Keloğlan masalları yok mu?
SAFİYE—Emin bey siz kitap da mı okuyorsunuz.
EMİN—Beğenemedin mi?
SAFİYE—Hayret sizin gibi biri kitap okumak.Oğlum Hakan baban kitap okuyorsa ben de okurum.Ver bana da bir kitap
HAKAN—Anne sen okuma yazma bilmiyorsun ki.
SAFİYE—Bilmiyorum değil mi?O zaman ben de öğrenirim.
EMİN—Safiye hanım Hiç zahmet etme.Senin kafan kaldıramaz bu tür şeyleri.Bilgili kültürlü olmak erkeğe yakışır.
SAFİYE—Ya öyle mi sendeki kafadır da bizdeki kabak mıdır?Sen görürsün bakalım kimin kültürlü olacağını.Besna kızım bir kalemle bir defter getir de bana okuma yazmayı öğret.Baban görsün bilginin kime daha çok yakıştığını.
EMİN –Sen iki yılda ancak alfabeyi öğrenirsin
SAFİYE –Sanki beyefendileri Bilkent üniversitesi mezunudur da.İlkokul 3.sınıftan okulu terk ettiğini unutuyorsun..
HAKAN –Anne baba isterseniz bu şekilde kapışacağınıza bu işi birlikte yapın,olmaz mı?
SAFİYE—Olabilir
EMİN –Olabilir(İkisi dışarı çıkar)
(Ferhat,Hüseyin ve Besna kitap okumaktadır)
Yılmaz AKSU YSSL Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
 
Diğer eserler


(Toplam 30 tiyatro eseri bulunuyor)

12SonrakiSon

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.