| Okumayın Bir Peyami Safa(1899–1961) klasiği ile karşı karşıyasınız. “Okumayın!” Kabul etsek de etmesek de insanlar sadece merak unsurlarının tetikleyicilerini bilme gayesiyle zamanın alaşımına kafa tutabilirler. Hızlı yaşıyoruz, fakat yaşanılan sadece hayat izdüşümü. Hayatı bir film kıvamına getirene dek yoğuruyor sonra başrolü gereksiz bir figürana kaptırıveriyoruz. Merak bu kaptırmanın ilk koşulu… Kişi merakı hayat tarzı haline dahi getirebilir. Türk edebiyatının en müstesna romancısı Peyami Safa bunun farkına erken varmış, yazdığı eserin kabına sadece “Bu Kitabı Okumayın” yazmış, ardından Türk romanında çığır açan okuyucu kitlesine kavuşmuş; kısacası okumayın dediği için okunmuştur. Yüzde kırkından fazlası karanlık mekanlarda çekilen korku filmlerinde katilin son karede açıklanması yine bu nedendendir yahut bir dramın son anına dek ağlaya sızlaya izlenmesini sağlayan en sağlam öğedir merak. Merakı tarif için bir de öykü aktaralım. Vaktin birinde şeytan elinde urganla gezinirken bir adamın dikkatini celbetmiş. Adam başlamış şeytanla konuşmaya: Derken şeytan ve adam başlamışlar dolaşmaya vadiler, dereler aşmışlar. Adam yorgunluktan yığılıp kalıncaya dek bu yolculuk sürmüş. Adam iniltiyle karışık bir çığlık savurmuş: Merak eğitimde de şarttır. İyi bir öğretmen merak unsurunu sonuna dek kullanır, dikkat toplama konusunda başını ağrıtan öğrenciyi bile dersine bağlar. Bütün mucitler merak sayesinde insan hayatını kolaylaştırmışlardır. Sinemada, tiyatroda neyse ama dizilerde çok lazımdır merak, bir sonraki bölüm yoksa nasıl aman aman beklenir. Merak kötü olur bazen illa dedikodu merkezli yaklaşımlarda. Kısacası hayatın cilvesi merak sayesinde bu fıkrayı okuduğunuza göre merak gerekli aslında. Merak kelimesinin karşılıkları: eğilim, meyil, temayül, ilgi, eğsinim, düşkü… Buyurun merakınızın ismini siz bulun. |
Bu yazı 14.07.2008 tarihinden itibaren
454 kez okunmuştur. |