| Hayal Gücünüz Başlangıç! Bir başlangıç gerek ama nasıl? Nereden? Ne zaman başlamalı? İşte en büyük sorunu buydu herhalde. Başlamak. Hep bir şeylere geç kalmaktan sıkılmıştı. Hayatı giderek berbat bir hale geliyordu. Her geç kaldığı şeyden sonra pişmanlık duyuyor ve keşke ile başlayan cümleler kurmaya başlıyordu. Ve yine, yeni pişmanlıklar doğuyordu. Bir şeylere başlamalıydı bir yerden. Ama her şey için geçti sanki. Çok geçti. Daha büyümemişti sanki. Sihirli bir değnek gelecek; sihirli bir dokunuşla, tam da dokunduğu andan itibaren başlayacak yeni bir hayatı olacaktı. Sanki şimdiye kadar yaşayan O değildi. Evet. Değildi gerçekten. Sihirli değnek dokunduğunda kendine yeni giysiler alacak, yıkanırken kendine özen gösterecek, saçını istediği şekle sokacak... Evet. Bunları yapabilecekti o zaman. Şimdi neden yapmıyordu? Yapılamayacak şeyler miydi bunlar? Kesinlikle hayır ama bu noktaya bir anda ulaşmıyor ki insan! Birkaç yıl süren bir süreç. Okulda işlerin yolunda gitmemesi, sevdiği kızdan çok garip bir şekilde ayrılması (o kadar garip ki birazdan bana hak vereceksiniz), ikinci sınıfa geçememesinin verdiği pişmanlığı atlatamadan zamanın geçmesi ve ertesi yıl yine sınıfı geçememesi ve her seferinde daha önceki koşulların çok daha iyi olduğunun bilincine sonradan varması ve böylece sürüp giden bir süreç. Kendini beğenen ya da beğenmeyen herhangi biri O’nun için önemli değildi. Sonuçta daha kendisi tam olarak hazır değildi; ya da kendini tam olarak gösterebilmiş değildi. Çünkü hiçbir zaman ’Tamam, işte bu benim,’ diyememişti. Diyemezdi. Sihirli bir değnek gelip kendisini tamamen değiştirmeden ve kendi olmak istediği kişiye dönüştürmeden de diyemezdi. İşte bu şekilde yürüyen bir süreç ve sonunda en ufak bir şeyi bile sonraya bırakma alışkanlığı çok ileri gitmişti. Ama sonunda şunu da anlamıştı ki: sihirli değneği beklerken geçirdiği süre de boşa gidiyordu ve yine pişmanlık duyacak, yine bir yerden başlayamayacaktı. Bu nasıl bir duyguydu? Nasıl bir histi? Bir gün gözleri kapanacak ve açılmayacaktı. O zaman da yapamadıkları için pişman olacaktı. Olacaktı ama bu sefer sondu. Son olacaktı. Tüm hayatını boşa geçirmiş olmanın ve hep ertelemenin verdiği pişmanlığı düşünemiyordu bile. ‘’Allah’ım ne büyük bir kaygı ve çaresizlik bu.’’ Yeni bir başlangıç yapacağına inancını nerdeyse tamamen kaybedeceği günlerden birinde (bu günleri aslında çok yaşamıştı) iki senedir unuttuğu bir şey başına geldi. Yani başına gelen bir şey unuttuğu şeyi hatırlamasına neden oldu. Bir kızla tanıştı ve bir şeyler yapabileceğine inancı bir anda doğmadı ama hayata dair küçük bir iyimserlik oluştu içinde… Ve biliyor musunuz, akşamüzeri saat yedi buçukta onunla karşılaştığı anı hiç unutmadı. Sevdiğinden nasıl ayrıldığını ve güzel günleri unutamadığı gibi… Bunu yazımın başında da isteyebilirdim ama sonunda istemeye karar verdim. Sanırım böylesinin daha iyi olacağına inanıyorum. Sizden yukarıda ki hikâyeyi tamamlamanızı isteyeceğim. Öyle uzun uzun yazıp bir roman oluşturmanızı beklemiyorum elbette ama kısa bir hikâye oluşturabilirsiniz. |
Bu yazı 21.07.2008 tarihinden itibaren
154 kez okunmuştur. |