Son Pişmanlık

Ayrılıklar zamansız gelir hep. Başıboş bir dalga gibidirler çoğu zaman; geldikleri her sahilden binlerce ah getiren.

Hep sonradan anlaşılır kaybedilenlerin değeri. Sonra gözü yaşlı bir ağıt yakılır gidenlerin ardından.

Oysa hazan çoktan başlamıştır bile. Ayrılık, bir sarmaşık gibi sarmaya başlamıştır sevgi ağacını ve dökülen her yaprakla bir sevgi damlası daha yitip gitmektedir.
Onsuzluktan yapılma bir kor olmuştur yüreğin.

Umut hep var olmalıdır aslında; ama zamanlaması iyi yapılmış umutlar.

Ve kaybedilmeye mahkûm duygular bizim yaratılarımızdır oysa. Sahip çıkılan hiçbir değer yitirmez çünkü değerini.

Vefasız şarkılar unutulmaya mahkûmdur sadece. Yolu “sevgi”den geçen tüm şarkılar ise ölümsüzlüğün kaderinin yazgılarıdır belki de.

Anlamak gerekir sevginin yüceliğini; “keşke” deyişlerinin ardına sığınmamak için.

Ve sahip çıkmak gerekir yüreğine, yüreğindekine; son pişmanlığınla baş başa kalmamak için…

 
Bu yazı 11.08.2008 tarihinden itibaren 156 kez okunmuştur.