Yeşil Bir Pencere: Bursa
Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinden gülüyor bana derinden.
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.
----------------------------
A.Hamdi TANPINAR
Tarihin tanık olduğu en büyük imparatorluklardan biri de Osmanlı’dır şüphesiz. İnsanlığın son adalarından olan, 600 yıllık tarihi bir çınar olan Osmanlı…
İşte bu imparatorluğun gözbebeklerinden biri olan, tarihi ve doğasıyla dost yüreklere sımsıcak bir tebessüm yollayan Bursa’mız için birkaç damla mürekkep kurutmak, sanırım yerinde olsa gerek.
“Doğayla tarihin iç içe yaşadığı” şeklinde bir söylem var ya hani, bu söylemi en çok hak eden yerlerden biri, belki de başlıcası Bursa’dır, demek yerinde bir tespit olacaktır sanırım. Orhan Gazi’nin, Eyüp Sultan’ın, Hacivat’la Karagöz’ün şehri olan Bursa…
Şayet yolunuz düşüp de şöyle bir bıraktınız mı kendinizi şehrin havasına, evvela Ulu Cami ağırlayacaktır sizi, azameti ve görkemiyle. Orada atalarımızın ruhuyla buluşacaksınız.
Ardından “Tophane” yukarıdan size seslenecek, siz de Tophane ‘den tüm şehre hükmedeceksiniz.
Kültürpark, sizi dinlenmek için davet edecek, doğanın tüm güzelliklerini size sunacak. Siz de bunlara doya doya kanacaksınız.
Derken, Hacivat ile Karagöz, anıt mezarlarına davet edecekler sizi. Hani Ulu Cami’in inşaatında büyük pay sahibi olan, hani insanları güldürdükleri için idam edilen, hani her Ramazan’da kahkahalarımıza konuk edip sonra da unuttuğumuz Hacivat ile Karagöz… Onların anıtında onları yâd edecek, Karagöz Müzesi’ni gezerken, “Keşke…” diyeceksiniz.
Belki de Uludağ’a çıkmak isteyecek canınız. Şehrin kalabalığından kurtulup, ruhunuzu sükunetle dolduracaksınız.
Fırsat bulursanız eğer, Bursa’ya mutlaka gidiniz. Bu evliyalar şehrinde, mutlaka özlediğiniz bir parçanızı bulacaksınız. |