| Ses Getiren Ölümler-2 İyilikle kötülüğün birbirine dolaştığı yerde toprakların efendisi olmak. Güneşlerden gökyüzüne kanat açmak için vazgeçer kendi özünden. Üç ırmağın birleşmesini hayal eden uzun düşünceli kahramanlara benzetmek ister kendini. Eylemler düzenleyip, asi çocuk ilan eder uslu yüreğini. Dünya tümüyle insanlara verilmiştir, ancak paylaşamazlar kendi aralarında. Varolmak için yok eder, ama kimin öldüğünü kendiside bilmez. Yaşarken yaşamayı becerirde, en kötüsü yaşarken ölmektir yaşamanın içinde. Kara gözlerle mahçup gülüşler yakışmaz saraylarda yaşayanlar için. Orada içinden sonu olmayan yaşamlar hazırlanır. Huma kuşunun hiçbir kuşu incitmeyeceğinden haberi bile yoktur. Yalvarmayı düşünür de geceler boyu, barışla savaşanları aklına getirmez hiç. Annesinin saçlarına bakar ve aklara üzülür kendi kendine. Yılları suçlar acımasızca. Özlemlerine bir yokluk düşer varlık ortasında. “Düşünüyorum o halde varım” sözlerine gülmeden geçer. Güllerden kan akar dayanılmaz acılarla. Sonra acılara dayanmayı öğrenir, oysa acı çekmenin zamanı geçmiştir. Meleklerin özenmiş bakışlarına özensiz gülüşler hazırlar. Ne güzel sonsuzluk okumak. Tertemiz salıncaklarda çocukça salınır gözlerinin içi güle güle. Selam geçirir canını dostlarına adayanlar için. Sabrına dokuyup acılarını, kanayan yanlarına bilinmezlik merhemlerini sürer. Düşünür kendi kendine, bilir sözlerin özünü. “Bir damla bal, bir varil ziftin çekemeyeceği kadar sinek toplar” diye yankılanır her an sayfalarında. Işıkların peşinden sürüklenir. Memleketi yok, giderken ışıklara. Ne doğu, ne de batı var gözlerinin perdesinde. Güneşin çıplaklığı kadar uzun bakar geçmişine. Tertemiz bir fatiha okurken kıraatler lezzetlenir her kelimede. Tufanlar başlar ıpıssız gecelere. Yeryüzünü temizlemek için. Tufanlar başlar ıpıssız gecelere. Ağlayanların duyulmaması için. Günahlara yaltaklık eder o çılgın sesleriyle. Biri kalkıp karşısına dikilene kadar gider bütün hızıyla. Kibrine bir tutam zehir daha katar. Çöllerde suyu yükseltir, gemisiz yürekleri bitirmek için. Biri kalkıp karşısına dikilene kadar yükselir bütün hızıyla. Şaşkınlığa tokatlar atar tarihin cilvesi içinde. Neredesin dedirtmeden şerefiyle atılır. Kutlu adam gelir herkesin beklediği. Sonra bahar yağmurlarına karışır herkesin gözlerinde. Sonra bahar biter… Sonra masal biter ve çocuklar uyur sıcak yataklarında. |
Bu yazı 08.07.2008 tarihinden itibaren
092 kez okunmuştur. |